haza ile cümle
haza kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.57
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Moskova+00 - Hazar DeniziMoscow+00 - Kaspische Zee
Moskova+00 - Hazar DeniziMoscú+00 - Mar Caspio
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskau+00 - Kaspisches Meer
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskva+00 - Det Kaspiske Hav
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskva+00 - Kapické Moře
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskva+00 - Kaspické more
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskva+00 - Kaspijsko morje
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskva+00 - Kaspiska havet
Moskova+00 - Hazar DeniziMoskwa+00 - Morze Kaspijskie
Moskova+00 - Hazar DeniziMoszkva+00 - Kaszpi- tenger
Moskova+00 - Hazar DeniziΜόσχα+00 - Κασπία θάλασσα
Moskova+00 - Hazar DeniziМосква+00 - Каспийско море
Moskova+00 - Hazar DeniziМосква +00 — Каспійське море
Moskova+00 - Hazar DeniziМосковское время+00 — Каспийское море
Moskova+00 - Hazar Deniziמוסקבה+ 00 - הים הכספי
Moskova+00 - Hazar Deniziموسكو +00 - بحر قزوين
Moskova+00 - Hazar Deniziモスクワ+00 - カスピ海
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.때에 아람 왕 하사엘이 올라와서 가드를 쳐서 취하고 예루살렘을 향하여 올라오고자 한고로
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.Pada masa itu Hazael raja Siria menyerang dan menduduki kota Gat. Lalu ia berniat menyerang Yerusalem juga
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.På den Tid drog Kong Hazael af Aram op og belejrede og indtog Gat. Da han truede med at drage mod Jerusalem,
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.Trong lúc đó, Ha-xa-ên, vua Sy-ri, đến xâm phạm đất Gát, và choán lấy. Người cũng tính xâm phạm Giê-ru-sa-lem.
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.אז יעלה חזאל מלך ארם וילחם על גת וילכדה וישם חזאל פניו לעלות על ירושלם׃
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.حينئذ صعد حزائيل ملك ارام وحارب جتّ واخذها. ثم حول حزائيل وجهه ليصعد الى اورشليم.
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.那 時 、 亞 蘭 王 哈 薛 上 來 、 攻 打 迦 特 、 攻 取 了 . 就 定 意 上 來 攻 打 耶 路 撒 冷
O sırada Aram Kralı Hazael, Gat Kentine saldırıp kenti ele geçirdi. Sonra Yeruşalime saldırmaya karar verdi.那時 、 亞蘭 王哈薛 上來 、 攻打 迦特 、 攻取 了 . 就 定 意上 來 攻打 耶路撒冷
Protesto twitter'da Suudi Bakan'ın soyadı olan #haza3 hastag'i ile halen sürmekte.En Twitter, la protesta se hizo con el hashtag #haza3 - que hace referencia al apellido del Ministro.
Protesto twitter'da Suudi Bakan'ın soyadı olan #haza3 hastag'i ile halen sürmekte.Na Twitterze protesty przebiegały pod hashtagiem #haza3, odnoszącym się do nazwiska rzecznika ministerstwa.
Protesto twitter'da Suudi Bakan'ın soyadı olan #haza3 hastag'i ile halen sürmekte.Sur Twitter, la protestation avait pour hashtag #haza3, une allusion au nom de famille du haut fonctionnaire.
Şela soyundan Zekeriya oğlu Yoyariv oğlu Adaya oğlu Hazaya oğlu Kol-Hoze oğlu Baruk oğlu Maaseya.in Maaseja, sin Baruka, sinu Kolhozeja, sinu Hasaja, sinu Adaja, sinu Jojariba, sinu Zeharija, sinu Silonita.
Şela soyundan Zekeriya oğlu Yoyariv oğlu Adaya oğlu Hazaya oğlu Kol-Hoze oğlu Baruk oğlu Maaseya.또 마아세야니 저는 바룩의 아들이요 골호세의 손자요 하사야의 증손이요 아다야의 현손이요 요야립의 오대손이요 스가랴의 육대손이요 실로 사람의 칠대손이라
Şela soyundan Zekeriya oğlu Yoyariv oğlu Adaya oğlu Hazaya oğlu Kol-Hoze oğlu Baruk oğlu Maaseya.и Маасея, сын Варуха, сын Колхозея, сын Хазаии, сын Адаии, сын Иоиарива, сын Захарии, сын Шилония.
Şela soyundan Zekeriya oğlu Yoyariv oğlu Adaya oğlu Hazaya oğlu Kol-Hoze oğlu Baruk oğlu Maaseya.ומעשיה בן ברוך בן כל חזה בן חזיה בן עדיה בן יויריב בן זכריה בן השלני׃
Şela soyundan Zekeriya oğlu Yoyariv oğlu Adaya oğlu Hazaya oğlu Kol-Hoze oğlu Baruk oğlu Maaseya.ومعسيا ابن باروخ بن كلحوزة بن حزايا بن عدايا بن يوياريب بن زكريا بن الشيلوني.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.A muž Boží postavil meravo svoju tvár a hľadel dlho uprene na neho a plakal.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Elisa staarde Hazaël net zolang aan tot hij verlegen werd en barstte toen in tranen uit.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.E olhou para Hazael, fitando nele os olhos até que este ficou confundido; e o homem de Deus chorou.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.És mereven ránézett Hazáelre, mígnem zavarba jött; végre sírni kezdett az Isten embere.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.In prorok vpre oči vanj in ga trdno gleda, da ga je bilo sram; in mož Božji se razjoka.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Ja hän tuijotti eteensä kauan ja liikahtamatta; sitten Jumalan mies alkoi itkeä.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.하나님의 사람이 저가 부끄러워하기까지 쏘아보다가 우니
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.L`homme de Dieu arrêta son regard sur Hazaël, et le fixa longtemps, puis il pleura.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Người của Ðức Chúa Trời ngó chăm Ha-xa-ên lâu đến đỗi người phải hổ thẹn, rồi cất tiếng lên khóc.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Người của Ðức_Chúa_Trời ngó chăm Ha-xa-ên lâu đến đỗi người phải hổ_thẹn , rồi cất_tiếng lên khóc .
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Och gudsmannen stirrade framför sig och betraktade honom länge och väl; därefter begynte han gråta.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Og den Guds mann holdt sine øine festet på ham overmåte lenge og begynte å gråte.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Og han stirrede stift frem for sig og var ude af sig selv af Rædsel. Så brast den Guds Mand i Gråd,
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Omul lui Dumnezeu şi -a pironit privirea asupra lui Hazael, şi s'a uitat ţintă la el multă veme; apoi a plîns.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Poi, con sguardo fisso, si irrigidì a lungo; alla fine l'uomo di Dio si mise a piangere
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Und der Mann Gottes schaute ihn starr und lange an und weinte.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.V tom proměniv muž Boží tvář svou, ukázal se k němu neochotně a plakal.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Wtem pokazał mu, i stawił twarz swoję smutną, i płakał mąż Boży.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.Και εστησε το προσωπον αυτου ακινητον, εωσου ερυθριασε και εκλαυσεν ο ανθρωπος του Θεου.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.И втренчи погледа си в Азаила без да мръдне, догде се засрами той; и Божият човек заплака.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.ויעמד את פניו וישם עד בש ויבך איש האלהים׃
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.فجعل نظره عليه وثبّته حتى خجل. فبكى رجل الله.
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.神 人 定 睛 看 著 哈 薛 、 甚 致 他 慚 愧 . 神 人 就 哭 了
Tanrı adamı, Hazaeli utandırıncaya kadar dik dik yüzüne baktı. Ardından ağlamaya başladı.神人 定睛 看著 哈薛 、 甚 致 他 慚愧 . 神人 就 哭了