Ben hâlâ hazır değilim.I'm still not finished.
Test için hazırım.I'm ready for the test.
Konuşmaya hazır değildim.I wasn't ready to talk.
Bunu yapmak için hazırdım.I was ready to do that.
Tom, Mary'nin bunu yapmaya hazır olduğunu söyledi.Tom said Mary is ready to do that.
Bir alışveriş listesi hazırladım.I made a shopping list.
Tom ve ben neredeyse hazırız.Tom and I are almost done.
Tom çok hazır değildi.Tom wasn't very prepared.
Tom onu yapmaya hazırdı.Tom was ready to do that.
Tom hazırlanmak istiyor.Tom wants to be prepared.
Ne Tom ne de Mary henüz hazır değil.Neither Tom nor Mary is ready yet.
Tom hazır olmalıydı.Tom should've been ready.
Tom'un hazır olması gerekiyor.Tom needs to be prepared.
Bırakmaya hazır değilim.I'm not ready to quit.
Tom Mary'nin hazır olacağını düşündü.Tom thought Mary would be ready.
Tom da hazır değildi.Tom wasn't ready either.
Ben hazır olmak istiyorum.I want to be prepared.
Hazır olduğumu biliyorum.I know that I'm ready.
Tom Mary'nin hazır olduğunu düşünmüyor.Tom doesn't think Mary is ready.
Tom Mary'nin hazır olduğunu düşünmüyordu.Tom didn't think Mary was ready.
Tom, Mary'nin hazır olmayacağını düşünüyor.Tom thinks Mary won't be ready.
Ben de hazır değilim.I'm not ready either.
Tom Mary'nin hazır olacağını düşünüyor.Tom thinks Mary will be ready.
Tom da hazır değil.Tom isn't ready either.
Tom Mary'nin hazır olmadığını söyledi.Tom said Mary wasn't prepared.
Tom ve Mary henüz hazır değiller.Tom and Mary aren't ready yet.
Konuşmaya hazırım.I'm willing to talk.
Hazırlanmam lazım.I need to get ready.
Tom Mary'nin hazır olduğunu düşündü.Tom thought Mary was ready.
Tom Mary'nin hazır olduğunu söyledi.Tom said Mary was prepared.
Tom ve Mary hazır değil.Tom said Mary isn't ready.
Tom Mary'nin hazır olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary is ready.
Tom ve ben hazırız.Tom and I are ready.
En iyisini umut ediyorum, en kötüsüne hazırım.Hope for the best, prepare for the worst.
En iyisini umut ediyorum ve en kötüsüne hazırım.Hope for the best and prepare for the worst.
En iyisini umut ediyorum ama en kötüsüne hazırım.Hope for the best, but prepare for the worst.
En kötüsüne hazırım, ama en iyisini umuyorum.I am prepared for the worst, but hope for the best.
Seni bekliyorum. Ne zaman hazırsın?I'm waiting for you. When are you ready?
Bunu yapmaya hazır olup olmadığımı merak ediyorum.I wonder if I'm ready to do that.
Tom'un henüz bunu yapmaya hazır olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom is ready to do that yet.
Gerçekten Tom'un hazır olduğunu düşünüyor musun?Do you really think Tom is prepared?
Tom'un gitmeye hazır olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't ready to leave.
Tom'un hazır olacağını bilmiyordum.I didn't know Tom would be ready.
Tom eve gitmeye hazır olmadığını söyledi.Tom said he wasn't ready to go home.
Tom'un bırakmak için hazır olmadığını biliyordum.I knew Tom wasn't ready to quit.
Tom bunu denemeye hazır değil.Tom isn't willing to give it a try.
Tom birkaç şarkı söylemeye hazır.Tom is willing to sing a few songs.
Hâlâ bunu riske atmaya hazır mısın?Are you still willing to risk that?
Hazır gibi görünüyordun.You looked like you were prepared.
Tom'a yemek hazırlayacağıma söz vermiştim.I promised Tom I'd cook dinner.
Görünüşe göre Tom hazırlıklı.It looks like Tom is prepared.
Tom hazır gibi görünüyor.It looks like Tom is ready.
Tom bana hazırlandığını söyledi.Tom told me he was prepared.
Tom hazır görünmüyordu.Tom didn't seem to be ready.
Tom henüz gitmeye hazır değildi.Tom wasn't ready to go yet.
Tom henüz oldukça hazır değildi.Tom wasn't quite ready yet.
Hazır gibi görünüyorsun.You look like you're ready.
Hazır görünüyorsun.It looks like you're ready.
Saat 2.30'a kadar hazır olmak istiyorum.I want to be ready by 2:30.
Hazır olduğunuzu sanmam.I don't think you're ready.