Banyonuz hazır.Your bath is ready.
Öğle yemeği hazır.Lunch is on.
Politika, belki de hiçbir hazırlığın gerekli görülmediği tek meslektir.Politics is perhaps the only profession for which no preparation is thought necessary.
Bayan West kahvaltı hazırlamakla meşgul.Mrs. West is busy getting breakfast ready.
Garson önümde bir bardak meyve suyu hazırladı.The waitress set a glass of juice in front of me.
Ne zaman gitmek için hazır olacaksın?When will you get ready to leave?
Gitmeye hazırız.We're ready to leave.
Ben her zaman sana yardım etmeye hazırım.I am always ready to help you.
İşleri önceden hazırlayalım.Let's get things ready beforehand.
O restoran her gün iki bin yemek hazırlar.That restaurant prepares two thousand meals every day.
Akşam yemeği hazırlamak zorunda mısın?Do you have to make dinner?
Gelecek için hazırlansan iyi olur.You had better prepare for the future.
Çabucak hazırlanmalısın.You must get ready quickly.
Bunu yapar yapmaz akşam yemeği hazırlığına başlamanı istiyorum.As soon as you have done that, I would like you to start preparing supper.
Ben teklifini kabul etmeye hazırım.I'm willing to accept your offer.
Hazır olduğunda gidelim.Let's leave when you are ready.
Senin için ne olsa yapmaya hazırım.I am quite willing to do anything for you.
Siparişiniz hazır.Your order is ready.
Akşam yemeği işini bitirmeden önce hazır olacak.Dinner will be ready by the time you have finished your work.
6:30 a kadar akşam yemeği hazır olacak.Dinner will be ready by six-thirty.
Haziranda çok sayıda yağmurlu günlerimiz var.We have many rainy days in June.
Haziranda yağmurlu günümüz çok olur.We have many rainy days in June.
Haziranda çok yağmur yağar.It rains a lot in June.
Haziran için soğuk bir sabah.It is a cold morning for June.
Yedi haziranda sizin için hangi saat uygun?What time is convenient for you on June seventh?
Bir haziran için randevumu iptal etmek istiyorum.I'd like to cancel my appointment for June first.
Siz ikiniz gitmeye hazır mısınız?Are both of you ready to go?
Akşam yemeğinin saat ona kadar hazır olduğunu gör.See that dinner is ready by ten.
"Makale hazır mı?" "Hayır, üzgünüm, henüz yazmayı bitirmedim.""Is the essay ready?" "No, I'm sorry. I haven't finished writing it yet."
Senin, derslerine hazırlaman gerekir.You should prepare your lessons.
Size yardım etmek için herhangi bir şey yapmaya hazırım.I am ready to do anything to help you.
Odanın ortasındaki dansçı başlamak için hazır.The dancer in the middle of the room is ready to begin.
Planlar hazırlandı.The plans have been drawn up.
Şiddetli fırtınalarla baş etmeye hazır olmalıyız.We have to be prepared to cope with violent storms.
Pazartesiye kadar her şeyin hazır olması önemli.It is important for everything to be ready by Monday.
Onlar bir ay daha hazır olmazlar.They won't be ready for another month.
Gitmeye hazır mısınız?Are you ready to go?
Şimdilik ona katlanmaya hazırım.I am prepared to put up with it for the time being.
Mary finallerine hazırlanmak için bu hafta geç saatlere kadar oturuyor.Mary is sitting up late this week to prepare for her finals.
Bu sabah altıya kadar hazır olacak.It will be ready by six this evening.
Bu yıl haziran ayında çok yağmurlu günler yoktu.There were not many rainy days in June this year.
En kötüsü için hazırlanmak gerekir.It is necessary to prepare for the worst.
En kötüsü için hazır mısın?Are you prepared for the worst?
Bugün erkenden hazır olmak için dün eşyalarını topladı.She packed yesterday, so as to be ready early today.
Kiraz ağaçları çiçek açmaya hazırlanıyor.The cherry trees are getting ready to bloom.
Kız kardeşim bazen akşam yemeğimizi hazırlar.My sister sometimes makes our dinner.
Kız kardeşimin haziran ayında bir bebeği olacak.My sister is having a baby in June.
Bir çocuktan daha değerli hazine yoktur.There is no treasure more precious than a child.
Çocuklar derslerine hazırlanmakla meşguldü.The children were busy preparing their lessons.
Ben ölmeye hazırım.I am ready for death.
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.It will take me no less than 10 hours to prepare for the exam.
Vardığımızda büyük bir yemeği bizim için hazır bulduk.We arrived to find a huge meal ready for us.
Haziranda çok yağmur alırız.We have a lot of rain in June.
Mayıs ayında evlenecektik ancak evliliği Haziran ayına kadar ertelemek zorunda kaldık.We were to be married in May but had to postpone the marriage until June.
Biz haziran ayında evleneceğiz.We are to get married in June.
Biz haziranda evleneceğiz.We will get married in June.
Biz önceden aperatifleri hazırladık.We prepared snacks beforehand.
Düşük maliyetle broşür hazırladık.We made brochures at small cost.
Hepimiz toplantı için hazırlandık.We all made preparation for the meeting.
Düğünümüz ve balayımız için hazırlanmakla meşgulüz.We are busy preparing for our wedding and honeymoon.