Ana içeriğe geç
Sözlük

haz ile cümle

haz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Henüz bunu yapmak için hazır olup olmadığımı bilmiyorum.I don't know if I'm ready to do this yet.
Henüz bunu yapmak için hazır olduğumuzu sanmıyorum.I don't think we're ready to do that yet.
Konuyu seninle görüşmek için hazırım.I'm willing to discuss the matter with you.
Hazır olduğumda sana bildiririm.I'll let you know when I'm ready.
Yatmaya hazırlanıyorum.I'm getting ready for bed.
Tamamen toparlandım ve gitmeye hazırım.I'm all packed and ready to go.
Bunu yapmak için hazır olduğumdan emin değilim.I'm not sure I'm ready to do this.
Henüz tamamen hazır değilim.I'm not quite finished yet.
O, hâlâ hazır değil.It's still not ready.
Neredeyse hazır mıyız?Are we almost finished?
Partiye hazır mısın?Are you ready to party?
Partiye hazır mısınız?Are you ready to party?
Tom, devreye girmeye hazırlanıyor.Tom is getting prepared to join the loop.
Haziran ayı sonuna kadar tarafların ilke anlaşmasına varmaları gereklidir.The two sides must reach an agreement in principle by the end of June.
O, bu yıl Olimpiyat oyunları için hazırlanıyor.She is preparing for the Olympic Games this year.
İşe başlamaya hazır mısınız?Are you ready to start working?
Çalışmaya başlamak için hazır mısınız?Are you ready to start working?
Hazırlamak için biraz daha zamana ihtiyacımız var.We need a bit more time to prepare.
Git Tom'u uyandır ve ona kahvaltının hazır olduğunu söyle.Go wake Tom up and tell him breakfast is ready.
Sana kahvaltı hazırladım.I made you breakfast.
Bir arkadaşa yardım etmeye hazır ol.Be ready to help a friend.
Ne kadar hoşgörüsüzlüğe katlanmaya hazırız?How much intolerance are we prepared to tolerate?
Tam olarak istediğiniz gibi yapmaya hazırız.We're ready to do exactly as you've asked.
Ben o fedakarlığı yapmaya hazırım.I'm willing to make that sacrifice.
Ben bedelini ödemeye hazır olduğundan emin olmak istiyorum.I'd want to be sure that I was ready to pay the price.
Tom neredeyse patlamaya hazır görünüyor.Tom looks about ready to explode.
Bir değişiklik için hazır olabilirim.I might be ready for a change.
Bu almaya hazır olduğumuz bir risk.It's a risk we're prepared to take.
Bu hepimizin almaya hazır olduğu bir risk.It's a risk we're all prepared to take.
Bu almaya hazır olduğum bir risk.It's a risk I'm prepared to take.
Anlaşma hazır.The deal is done.
Tom kendini hazırladı.Tom braced himself.
Tom kendini hazırlamaya başladı.Tom tried to prepare himself.
Sana iyi bir yemek hazırlamak için geldim.I came to fix you a decent meal.
Biz yuvarlanmaya hazırız.We're ready to roll.
Hazır ve istekliyim, Tom.I'm ready and willing, Tom.
Hazır ol, Tom.Stay on your toes, Tom.
Tom'la konuşmaya hazır değildim.I wasn't finished talking to Tom.
Tom'a yardım etmek için elimizden geleni yapmaya hazırız.We're ready to do our best in order to help Tom.
Ben onların yapmamı istediği her şeyi yapmaya hazırdım.I was prepared to do anything they asked me to do.
Tom bir gezi için hazırlıklar yapıyor.Tom is making preparations for a trip.
Masanız hazır, efendim.Your table is ready, sir.
Ben buna tamamen hazırlıklı değilim.I'm not completely prepared for this.
Bunun için tam olarak hazır değilim.I'm not completely prepared for this.
Darılmak yok, Tom ama sen bunun için hazır değilsin.No offense, Tom, but you're not ready for this.
Şartlarınızı tartışmak için toplanmaya hazırız.We're prepared to meet to discuss your terms.
Biz daha iyi hazırlık yapmak istiyoruz.We'd better make preparations.
Talimatlar için hazır bekleyin.Stand by for instructions.
Talimatlar için hazır olun.Stand by for instructions.
Çantalarımızı henüz hazırlamayalım.Let's not pack our bags just yet.
Onun için henüz hazır hissetmiyorum.I don't feel ready for that just yet.
Ben bu gece için hazırım.I'm done for tonight.
Bunun için çok hazırdın.You were so ready for it.
Tom seni öldürmek için hazırlanıyor.Tom is prepared to kill you.
Senin için hazırlanmış bir yemeği yedim.I had a meal prepared for you.
Biz şimdi çocuk yapmak için hazır değiliz.We're not ready to have a kid now.
Şu anda bu konuda konuşmak için hazır olup olmadığımdan emin değilim.I'm not sure if I'm ready to talk about this right now.
Tom'a bilmek istediği her şeyi anlatmaya hazırdım.I was ready to tell Tom anything he wanted to know.
Sen hazır olana kadar bir şey olması gerekmiyor.Nothing has to happen until you're ready.
Yakında hazır olmalı.It should be ready shortly.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
haz ile cümle - Sayfa 26 - haz kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App