hazırlan ile cümle
hazırlan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Tom zamanında hazırlanamayabilir.I can't get ready in time.
Ben zamanında hazırlanamayacağım.I won't be able to get ready in time.
Hazırlanmak zorundayım.I've got to get ready.
Hazırlanmayı bitirmenizi bekliyoruz.We're waiting for you to finish getting ready.
Gitmeye hazırlanıyor musun?Are you getting ready to leave?
Gelecek hafta hazırlanmak için önemli bir toplantımız var.We have an important meeting next week to prepare for.
Yatmaya hazırlanma zamanı.It's time to get ready for bed.
Binlerce genç asker savaşa hazırlanıyor.Thousands of young soldiers are preparing for battle.
Onlara hazırlanmalarını söylemeye git.Go tell them to get ready.
Ona hazırlanmasını söylemeye git.Go tell him to get ready.
O terk etmeye hazırlanıyordu.He was preparing to leave.
Okul için hazırlanmak ne kadar zamanını alır.How long does it take you to get ready for school?
Ayrılmak için hazırlanmıyorsun, değil mi?You're not preparing to leave, are you?
O hep hazırlanıyor.He is always preparing.
Okul için hazırlanmaya git.Go get ready for school.
Tom, en az bir saat önce hazırlanmış olmalıydı.Tom should have been ready at least an hour ago.
Tom bir kase çabuk hazırlanan erişte yedi.Tom ate a bowl of instant noodles.
Sanırım hazırlanmak için başlama zamanı.I think it's time to start getting ready.
Tom çocukları kaldırdı ve onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke the children up and told them to get ready for school.
Tom çocukları kaldırıp onlara okul için hazırlanmalarını söyledi.Tom woke up the children and told them to get ready for school.
Ne düşünüyorsun, Tom ne kadar süredir sınav için hazırlanıyor?What do you think, how long has Tom been preparing for the exam?
O, yolculuk için hazırlanıyor.He's preparing for the journey.
Bugünkü sınav için iyi hazırlandın mı?Are you well prepared for today's exam?
Parti için hazırlan.Get ready to party.
Toplantıya hazırlanmak için üç saatimiz var.We have three hours to prepare for the meeting.
Hazırlanmış olsan iyi olur.You'd better be prepared.
En kötüsü için hazırlanın.Prepare for the worst.
O düğüne hazırlanırken çok fazla zaman ve enerji harcadı.She spent so much time and energy preparing that wedding.
Tom mahkemeye gitmeye hazırlanıyordu.Tom was prepared to go to trial.
Inday tarafından hazırlanmış öğle yemeği beni çok doyurdu.The lunch prepared by Inday filled me very much.
Nanay tarafından hazırlanan viand lezzetlidir.The viand prepared by Nanay is delicious.
Tom'un gelecek sefer daha iyi hazırlanmış olması gerekiyor.Tom needs to be better prepared next time.
Uçuş görevlileri, iniş için hazırlanın.Flight attendants, prepare for landing.
Tom'un hazırlanması gerek.Tom needs to get ready.
İtalya'ya seyahatim için hazırlanıyorum.I'm getting ready for my trip to Italy.
O ölümü için hazırlandı.He prepared for his death.
Biz hazırlanmak zorundayız.We have to get ready.
Hazırlanmakta olan bir hareket var ve hiç kimse bunu fark etmiyor.There is a movement afoot and nobody is noticing it.
Hazırlanmış olmak zorunda olacağım.We'll have to be prepared.
Keşke hazırlanmak için daha fazla zamanım olsa.I wish I'd had more time to prepare.
Tom hazırlanmış geldi.Tom came prepared.
Hazırlan ve gidelim!Get ready and let’s go!
Tom gitmek için hazırlanıyor gibi görünüyor.It looks like Tom is getting ready to leave.
Sen hazırlanıyorsun.You're getting ready.
Onu yapmak için hazırlanmaya başlamak istiyorum.I want to start getting ready to do that.
Sabahleyin hazırlanmak Mary'nin birkaç saatini alıyor.It takes Mary several hours to get ready in the morning.
Tom hazırlanacak.Tom is going to be prepared.
Evde hazırlanmış bir öğle yemeği getir.Bring a bag lunch.
Mary konservatuvarda ses sınavı için hazırlanıyor.Mary is preparing for her audition at the conservatory.
Biz Tom'un ziyareti için hazırlanıyoruz.We're getting ready for Tom's visit.
Tom bunun için hazırlanacak.Tom will be prepared for it.
Biz çok iyi hazırlanmışız.We're very well prepared.
Biz hazırlanmış olacağız.We'll be prepared.
Öğrenciler test için hazırlanmakla meşguller.The students are busy preparing for the test.
Tom'un okul için hazırlanması gerekiyor.Tom needs to get ready for school.
Biz onun için hazırlanıyoruz.We're getting ready for that.
Biz sadece onu yapmak için hazırlanıyoruz.We're preparing to do just that.
Biz hareket etmek için hazırlanmak zorundayız.We've got to be prepared to act.
Biz gelecek hafta için hazırlanmak zorundayız.We have to get ready for next week.
Ben gitmek için hazırlanıyorum.I'm getting ready to leave.