Ana içeriğe geç
Sözlük

hazırlanıyorlar ile cümle

hazırlanıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
15
HARF
6
HECE
7
ORT. KELİME
Sınava hazırlanıyorlar.They are studying for the test.
Magdalena ve Lech, Lehçe sınavlarına hazırlanıyorlar.Magdalena and Lech are preparing for their Polish exams.
Tom ve Mary balaylarına gitmek için hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go on their honeymoon.
Tom ve Mary dışarı çıkmaya hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go out.
Akşam 11'de kapı zillerini çaldığında onlar yatmaya hazırlanıyorlardı.They were getting ready to go to bed when I rang their doorbell at 11pm.
Onlar başka bir saldırı için hazırlanıyorlar.They're preparing for another attack.
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.The Australians were already preparing to produce radar sets locally.
O sırada ise Terry ve arkadaşları maça hazırlanıyorlardı.After that, Luke and his friends are playing cards.
O bölgede kamp kuruyor ve hazırlanıyorlardı.This is the place where they camped and fought.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.And they're being made in the most wonderful ways.
Suç işlemediğim halde, Koşuşup hazırlanıyorlar. Kalk bana yardım etmek için, halime bak!I have done no wrong, yet they are ready to attack me. Rise up, behold, and help me!
Bu arada, Porto Rikalılar başlarına gelebilecek her şey için hazırlanıyorlar.Meanwhile, Puerto Ricans try to prepare for what comes ahead.
Kosova ve komşuları küresel mali krizin etkilerine hazırlanıyorlar; agresif bir strateji öneriliyorKosovo and neighbours brace for impact of global financial crisis; aggressive strategy suggested
Bu arada tüketiciler de olası fiyat zamlarının etkilerine karşı hazırlanıyorlar.Consumers, meanwhile, are bracing for the impact of likely price hikes.
Yarışmacılar 18 Mayıs'ta yapılacak yarı final ve 20 Mayıs'taki büyük finale hazırlanıyorlar.The contestants are now gearing up for the semifinal on 18 May and the grand finale on 20 May.
Kosova makamları ülkedeki ilk yerel seçimlere hazırlanıyorlarKosovo authorities prepare for the first local elections in the country.
Makedonya ve Yunanistan isim anlaşmazlığı önerisine yanıt vermeye hazırlanıyorlarMacedonia, Greece prepare to respond to name dispute proposal
Bu hafta ayrıca: Hırvatistan Açık'ı İspanyol Carlos Moya kazandı ve Sırplar Guca'ya hazırlanıyorlar.Also in news this week: Spain's Carlos Moya wins Croatia's Open and Serbs get ready for Guca.
Bosna-Hersekli askerler Irak'a gitmek üzere uçuşlarına hazırlanıyorlar. [Getty Images]Iraq-bound soldiers in Bosnia and Herzegovina prepare for their flight. [Getty Images]
EULEX polis memurları göreve hazırlanıyorlar. [Getty Images]EULEX police officers prepare for an assignment. [Getty Images]
Makedon askerleri AB'nin Althea misyonuna katılmaya hazırlanıyorlarMacedonian soldiers prepare to take part in EU's Althea mission
BH'li firmalar AB üye ülkelerine balık ihracatına hazırlanıyorlarBiH firms prepare to export fish to EU member states
Bu noktada Gürcü birlikleri geri çekilmişti ve başka bir saldırı için hazırlanıyorlardı.[1]At that point the Georgian troops had already withdrawn and were preparing for another assault.[81]
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.Par la suite, les Australiens mettent en place un radar pour prévenir ces attaques.
3 Nisan 1882’de kahvaltıdan sonra Ford kardeşler ve Jesse bir soygun için yola çıkmaya hazırlanıyorlardı.En la mañana del 3 de abril de 1882, Jesse y los hermanos Ford se preparan para partir para el robo.
Stüdyoda televizyon programı için çekime hazırlanıyorlar.В студии идёт подготовка к передаче.
1958 için yörüngedeki bir uçuşa hazırlanıyorlardı.1958 Покорённый корабль.
Kitabın özeti olarak sınıf, okulun erzağını çaldığını fark ettikleri müdüre suçüstü yapmaya hazırlanıyorlar.يشعران بالخزي جراء ما فعلوا عندما تستدعيهم مديرة المدرسة لمكتبها.
Onlar başka bir saldırı için hazırlanıyorlar.Estão se preparando para um novo ataque.
3 Nisan 1882’de kahvaltıdan sonra Ford kardeşler ve Jesse bir soygun için yola çıkmaya hazırlanıyorlardı.3 kwietnia 1882 roku, tuż po śniadaniu, James i bracia Ford rozpoczęli przygotowania do kolejnego napadu.
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.A japánok megengedték a raboknak, hogy derítőket és öntözőcsatornákat építsenek.
Orman dışındaki arazileri parayı verene satmaya hazırlanıyorlar.Tulot rakentamiseen saatiin metsän myynnistä.
Avustralyalılar yerel radar setlerini kurmaya hazırlanıyorlardı.Οι Αυστριακοί είχαν αναπτύξει υποδομές ώστε να εκμεταλεύονται τους φυσικούς πόρους.
3 Nisan 1882’de kahvaltıdan sonra Ford kardeşler ve Jesse bir soygun için yola çıkmaya hazırlanıyorlardı.1882年4月3日,杰西准备进行另一场抢劫。
Bu arada, Porto Rikalılar başlarına gelebilecek her şey için hazırlanıyorlar.Por su parte, los puertorriqueños tratan de prepararse para lo que viene.
Bu arada, Porto Rikalılar başlarına gelebilecek her şey için hazırlanıyorlar.Между тем, жители Пуэрто-Рико пытаются подготовиться к тому, что их ждет.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.A budou zpracovávány úžasným způsobem.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar. Alman bir çikolata üreticisi.Et on les prépare de merveilleuses façons. un chocolatier néerlandais.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.A są one przygotowywane na prawdziwie wspaniałe sposoby.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.E estão a ser confeccionados das formas mais deliciosas.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.És a legfantasztikusabb módokon készítik el őket.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.그리고 그것들은 가장 훌륭한 방법으로 만들어지고 있습니다.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Mereka diolah dengan sangat cantik.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Niitä valmistetaan mitä ihanimmin tavoin.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Och de görs på fantastiska sätt.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Şi sunt pregătite în cele mai grozave moduri.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Sú pripravované tými najúžasnejšími spôsobmi.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Und sie werden auf wunderbarste Weise zubereitet.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Và chúng sẽ được làm theo những cách tuyệt vời nhất.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Y se los prepara de las formas más maravillosas.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Ze worden op de meest fantastische wijzen geproduceerd.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.Και μαγειρεύονται με τους πιο θαυμάσιους τρόπους.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.И их готовят великолепными способами.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.И те се произвеждат по най-невероятни начини.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.І їх прекрасно готують.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.ועושים אותם בכל מיני צורות נפלאות.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.وهم مصنعون بأروع الطرق.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.オランダのチョコレート屋さんです
Gördüğünüz gibi, bu arkadaşlar yanına gidip önünde saygıyla eğilmeye hazırlanıyorlar.보시는대로 생물체들이 다가옵니다. 절을 하다가, 시간이 흐르면 만져서 지능을 얻게 됩니다.
Gördüğünüz gibi, bu arkadaşlar yanına gidip önünde saygıyla eğilmeye hazırlanıyorlar.Wie man sieht, gehen die Jungs hier hin und verbeugen sich davor.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod