hazırlıyor ile cümle
hazırlıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Toto sme my so ženou v kuchyni pri príprave raňajok.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Voici ma femme et moi préparant le petit déjeuner dans la cuisine.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Εγώ και η γυναίκα μου ετοιμάζουμε πρωϊνό στην κουζίνα.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Това сме аз и съпругата ми приготвяйки закуска в кухнята.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Тут я з жінкою готуємо сніданок на кухні.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.Это мы с женой на кухне готовим завтрак.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.כאן אישתי ואני מכינים ארוחת-בוקר במטבח.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.هذه أنا و زوجتي نعد الافطار في المطبخ.
Bu eşim ve mutfakta kahvaltı hazırlıyor.空間的・時間的に眺めると
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Dette er det første skelet fra et sydligt kontinent, og gæt engang? Man begynder at forberede det.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Dies ist das erste Skelett von einem südlichen Kontinent. Dann bearbeiten man es.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Dit is het eerste skelet van een zuidelijk continent - en wat denk je? Je begint hem te prepareren.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Ecco uno dei primi scheletri proveniente da un continente meridionale, e indovinate? Iniziate a prepararvi.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Este es el primer esqueleto de un continente del Sur, y ¿adivina qué? Comienza a prepararte.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.이것은 남쪽 대륙에서 발견된 첫번째 해골입니다. 어떤 녀석의 것일까요? 관찰을 시작하세요.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Ma duże pazury na tylnych stopach. Zupełnie nie jak Welociraptor.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Tämä on ensimmäinen luuranko eteläiseltä mantereelta, ja arvatkaa mitä? Aloitat sen valmistelun.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Voici le premier squelette d'un continent du sud, et devinez quoi? Vous commencez à vous y attendre.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Това е първият скелет от южен континент, и познайте какво? Започваш да го подготвяш.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.Это первый скелет с южного континента, и угадайте что? Вы начинаете подготавливать его.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.זהו השלד הראשון מיבשת דרומית, ונחשו מה? אתם מתחילים להכין אותו.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.هذا أول هيكل عظمي من قارة جنوبية. وخمنوا ماذا يحصل؟ تبدأون بتحضيره.
Bu, güney kıtalarından ilk iskelet, şu işe bak - siz oturup hazırlıyorsunuz.そして大事なことがあります いいですか 後ろ足にはかぎ爪がなく ヴェロキラプトルとは違うのです
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.A nők a hírek 37 százalékát tudósítják a nyomtatott, TV és rádió közegben.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Elas fizeram apenas 37% das reportagens na imprensa escrita, televisão e rádio.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Elles ne couvrent que 37% des sujets dans la presse, à la télévision, et à la radio.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Frauen berichten nur 37 % der Nachrichten in den Printmedien, im TV und im Radio.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.He raportoivat vain 37 prosenttia jutuista lehdissä, TV:ssä ja radiossa.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Họ chỉ đưa 37% số bài viết trên báo in, TV và radio.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Informaron solo el 37% de historias impresas, en TV y radio.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Len 37 percent ich správ dostalo priestor v tlači, televízii a rozhlase.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Relacjonują one tylko 37% wydarzeń w prasie, telewizji i radiu.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Solo il 37 per cento delle notizie sulla stampa, in TV o in radio sono riportate da donne.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.여성이 작성하는 기사는 인쇄 매체와 TV, 라디오를 통틀어 단지 37% 뿐입니다.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Ze hebben maar 37 van de verslagen gemaakt in druk, op tv en op de radio.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Μετέδωσαν μόλις το 37% των ρεπορτάζ στον έντυπο Τύπο, στην τηλεόραση και στο ραδιόφωνο.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Вони розповідають лише 37 відсотків історій у пресі, на телебаченні та радіо.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.Женщины являются авторами лишь 37% историй, выходящих в печать, на телевидение и в радиоэфир.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.הן מביאות רק 37% מהכתבות בדפוס, בטלוויזיה וברדיו.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.أنهن يمثلن فقط 37 % من الأخبار المطبوعة منها أو ما يبث عبر التلفزيون والراديو.
Bunlar da yazılı basın, TV ve radyodaki haberlerin yalnızca yüzde 37'sini hazırlıyor.紙面、TV、ラジオ全てを含めてです 性暴力に関するニュースでさえ-
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Con đã chuẩn bị để mang cho Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Ich hab es vorbereitet, um es Ha Ni zu geben.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Ik was het aan het klaarmaken om het aan Ha Ni te geven.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Il pregateam ca sa i-l dau lui Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Jag förbredde det för att ge till Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Je l'ai préparé pour le donner à Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Kosilo sem pripravil zato, da bi ga lahko dal Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Lo stavo preparando, per poi darlo ad Oh Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Przygotowuje to dla Oh Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Saya mempersiapkannya untuk Ha Ni.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Το έφτιαξα για να το δώσω στην Χα Νι.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.Я приготовил это для Ха Ни.
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum..הכנתי את זה כדי לתת להא ני
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.كنت اجهزه لأعطيه لـ هاني
Bunu Ha Ni'ye vermek için hazırlıyorum.ハニ
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum.Am facut acest site pentru adolescente.
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum.Así que edito esta página para chicas adolescentes.
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum. Bir feministim.저는 이 사이트를 10대 여자아이들을 위해 만들었습니다. 저는 페미니스트고
Bu siteyi genç kızlar için yayına hazırlıyorum. Bir feministim.אני עורכת אתר לבנות עשרה. אני פמיניסטית.