hayvan ile cümle
hayvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çocukların hepsi hayvanların resimlerini çiziyorlardı.The children were all drawing pictures of animals.
Hiç evcil hayvanın oldu mu?Have you ever had a pet?
Tom bir hayvan bakıcısıdır.Tom is a zookeeper.
Tom bir hayvanat bahçesi görevlisidir.Tom is a zookeeper.
Söylendiğine göre Japonya'da evcil hayvan olarak bir penguen besleyen insanlar var.Supposedly there are people in Japan who keep a penguin as a pet.
Ben evcil hayvanlara düşkün değilim.I am not fond of pets.
Sen evcil hayvanlara düşkün değilsin, değil mi?You are not fond of pets, are you?
O, evcil hayvanlara düşkün değil.He is not fond of pets.
O, ev hayvanlarına düşkün değil.She is not fond of pets.
Mary evcil hayvanlara düşkün değildir.Mary is not fond of pets.
Biz evcil hayvanlara düşkün değiliz.We are not fond of pets.
Onlar evcil hayvanlara düşkün değil.They are not fond of pets.
Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.It seems that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Neden evet, Sayın Fluff bir hizmet hayvanıdır.Why yes, Mr. Fluff is a service animal.
Bilim garip hayvanı tanımlamak için çalışıyor.Science is trying to identify the strange animal.
Hayvanlar bizim arkadaşlarımızdır.Animals are our friends.
Hayvanat bahçesine gitmek istiyor musun?Do you want to go to the zoo?
Benimle hayvanat bahçesine gitmek ister misin?Would you like to go to the zoo with me?
Tom hayvanların resimlerine bakmaktan hoşlanır.Tom likes to look at pictures of animals.
Hayvan hücresi, bitki hücresinden daha büyük bir protein oranına sahiptir.The animal cell has a greater percentage of proteins than the plant cell.
Orman, bitkilerin ve hayvanların birçok farklı türleri için yuvadır.The forest is home to many different kinds of plants and animals.
Bütün hayvanlar eşittir.All animals are equal.
Fil en güçlü hayvandır.The elephant is the strongest animal.
Gergedanlar büyük hayvanlardır.Rhinoceroses are large animals.
Hiçbir hayvan bu cümlenin yapımı sırasında zarar görmemiştir.No animals were harmed during the making of this sentence.
Mary'nin kirpilerin üstündeki kitabı onun bu hayvanlara sevgisini göstermektedir.Mary's book on hedgehogs demonstrates her love for these animals.
Japonya'da penguenleri evcil hayvanlar olarak tutan insanlar olduğunu duyuyorum.I hear that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Bu, hayvanlar üzerine bir kitap.It's a book on animals.
Hayvanların çoğunun kafatası vardır.The majority of animals have skulls.
O, hayvanlardan hoşlanır.She likes animals.
O, hayvanları sever.He likes animals.
Evcil hayvanın var mı?Do you own a pet?
Turistler hayvanları korkuturlar ve onların doğal aktivite yapılarını bozarlar.The tourists scare away the animals and disrupt their natural activity patterns.
Dünya evcil hayvan çiftliği değil.The world is not a petting zoo.
Sadece hayvanlar kürk giymeli.Only animals should wear fur.
Mary hayvanları sevdiği için veteriner olmak istiyor.Mary wants to become a vet because she loves animals.
Barbarlar kızgın vahşi bir hayvanın görünüşünden korkuyorlar.Savages fear the appearance of a fierce wild beast.
Önümüzdeki pazar günü bir hayvanat bahçesine gideceğim.Next Sunday I'll go to a zoo.
Ne güzel bir hayvan!What a nice animal!
Çocukken birlikte hayvanat bahçesine gittiğimiz zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the time we went to the zoo together when we were kids?
Hayvanlara kafesten özgürlük.Free the animals from the cage.
Ben bir hayvan olsaydım, yunus olurdum.If I were an animal, I'd be a dolphin.
Onun bir evcil hayvanı var mı?Does she have a pet?
Büyük mavi balina şimdiye kadar var olan en büyük hayvandır.The great blue whale is the largest animal to have ever existed.
Hayvanat bahçesi Noel günü kapalıydı.The zoo was closed on Christmas day.
Tom hayvanat bahçesine seninle gidiyorsa ben de gideceğim.If Tom is going to the zoo with you, I'll go, too.
Hayvanat bahçesinde mükemmel bir zaman geçirdik.We had an awesome time at the zoo.
Tom hayvan davranışları konusunda bir uzmandır.Tom is an expert on animal behavior.
Tom oğlunu evcil hayvan çiftliğine götürdü.Tom took his son to the petting zoo.
Hayvanları severim.I love animals.
Mary favori doldurulmuş hayvanı olmadan uyuyamayacağını söylüyor.Mary says that she can't fall asleep without her favorite stuffed animal.
Bu hayvan tehlikeli.This animal is dangerous.
O bir evcil hayvan olarak bir papağan besler.He keeps a parrot as a pet.
Bütün köpekler hayvandır. Yine de bu bütün hayvanların köpek olduğu anlamına gelmez.All dogs are animals. However, that doesn't mean that all animals are dogs.
Yarın hayvanat bahçesine gitmekle ilgileniyorsan 2.30'da seni alacağım.If you're interested in going to the zoo tomorrow, I'll pick you up at 2:30.
Onların fokları beslemesini izlemek için hayvanat bahçesine gidelim.Let's go to the zoo to watch them feed the seals.
O gerçekten hayvanları sever.She really does like animals.
Tom'un ailesi yıllardır süt hayvancılığı ile uğraşıyor.Tom's family has been involved in dairy farming for years.
Yavru hayvanlar sevimliler.Baby animals are cute.
Bütün bebek hayvanlar şirin değil.Not all baby animals are cute.