hayvan ile cümle

hayvan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, onu hayvanat bahçesine götürmemi önerdi.She suggested that I take him to the zoo.
O onu hayvanat bahçesine götürdü.She took him to the zoo.
O, onunla birlikte hayvanat bahçesine gitti.She went with him to the zoo.
Favori kabuklu deniz hayvanın nedir?What's your favorite kind of shellfish?
Hayvanların içgüdüleri var, bizim vergilerimiz var.Animals have instincts, we have taxes.
Filler, dünyanın en büyük kara hayvanlarıdır.Elephants are the world's largest land animals.
At, aslan, köpek, keçi: bunlar hayvandır.Horse, lion, dog, goat: these are animals.
Bir evcil hayvanın var mı?Do you have a pet?
Ben sadece bizzat öldürdüğüm ve parçaladığım hayvanlardan et yerim.I only eat meat from animals that I have personally killed and butchered.
Sadece evde ne tür hayvanlarınızın olduğunu merak ediyordum.I was just wondering what kind of pets you have at home.
Bazı hayvanlar yavrularını yerler.Some animals eat their young.
Hayvanat bahçesinin hemen kuzeyinde bir müze var.There is a museum just north of the zoo.
Buralarda ne tür hayvanlar yaşarlar?What kind of animals live around here?
Nasıl bir insan ev hayvanlarına bu şekilde davranırdı?What kind of person would treat their pet that way?
Hayvanat bahçesine gitmeyi mi yoksa sinemaya gitmeyi mi tercih edersin?Would you prefer to go to the zoo or go to a movie?
O bana "Çocuklar küçük hayvanlar gibidir" dedi.He said to me, "Children are like small animals."
Bu önümüzdeki cumartesi Tom Mary ile hayvanat bahçesine gidebilir.Tom might go to the zoo with Mary this coming Saturday.
Tom Mary'nin kimle hayvanat bahçesine gittiğini bilmiyor.Tom doesn't know who Mary went to the zoo with.
Tom ve Mary okullarını astılar ve hayvanat bahçesine gittiler.Tom and Mary cut classes and went to the zoo.
Kediler arkadaş canlısı hayvanlardır.Cats are social animals.
O, yılanlar gibi, garip hayvanlardan hoşlanıyor.It likes strange animals, like snakes.
O yılanlar gibi garip hayvanları seviyor.He likes strange animals, like snakes.
O, yılanlar gibi, garip hayvanları seviyor.She likes strange animals, like snakes.
Yabanî hayvanlar ormanda yașar.Wild animals live in forests.
İnsan mantıklı bir hayvandır.Man is a rational animal.
Tom ailesini hayvanat bahçesine götürdü.Tom took his family to the zoo.
Tom Mary'ye onu hayvanat bahçesine götürttü.Tom got Mary to take him to the zoo.
Tom başka hiç kimsenin neden hayvanat bahçesine gitmek istemediğini anlayamadı.Tom couldn't understand why no one else wanted to go to the zoo.
Tom ve Mary hayvanat bahçesinde birlikte keyifli bir gün geçirdi.Tom and Mary had an enjoyable day together at the zoo.
İnsan embesil olmaya maruz kalan tek hayvandır.Man is the only animal subject to becoming an imbecile.
Eski Mısır'da kediler kutsal hayvandı.Cats were sacred animals in ancient Egypt.
Bu hayvanlar farklı yönlere gidiyor.These animals are going in different directions.
Yabani hayvanlardan korkarım.I'm scared of wild animals.
Kapıları açık bırakmıyorum çünkü benim semtimde hayvanlar var.I don't leave the doors open, because there are animals in my neighborhood.
Şu hayvanların davranışı saçmadır.Those animals' behavior is absurd.
Oğlum hayvanlarla ilgili kitaplardan hoşlanır.My son likes books about animals.
Jimmy onu hayvanat bahçesi götürmem için bana yalvardı.Jimmy begged me to take him to the zoo.
Çiftlikte hayvanlar vardı.There were animals in the farm.
Onlar hayvanların nefret edemediğini söylüyorlar.They say that animals aren't able to hate.
Hayvanı değiştir!Change the animal!
Kaplanlar hayvanat bahçesinden kaçtı.The tigers escaped from the zoo.
Wombat, Avustralyalı tipik bir hayvandır.Wombat is a typical australian animal.
Atlar hayvandır.Horses are animals.
Atlar cana yakın hayvanlardır.Horses are friendly animals.
Hiç yiyecek olmadığı için bir sürü vahşi hayvan öldü.A lot of wild animals died because there wasn't any food.
Hayvanlar evleri işgal etti.Animals invaded the houses.
Ben evcil hayvan olarak kaplumbağa bakmak istiyorum.I like to keep tortoises as pets.
Vahşi bir hayvan tarafından ısırıldı.She was bitten by a wild animal.
İnsan benmerkezcil bir hayvandır.The human is an egocentric animal.
Biri hayvanları istismar etmemelidir.One must not abuse animals.
Benim hayvanat bahçem güvenlidir.My zoo is safe.
Bu bir uzaylı değil, sadece garip bir hayvan,This is not an alien, it's just a strange animal.
Hayvanların keskin dişleri vardır.Animals have sharp teeth.
Bu alanda birçok yabani hayvanlar var.There are many wild animals in this area.
Buralarda bir sürü vahşi hayvan var.There are many wild animals around here.
Bu öğleden sonra oğlumu hayvanat bahçesine götürüyorum.I'm taking my son to the zoo this afternoon.
O, hayvanın derisini yüzmeye başladı.He began skinning the animal.
Saksağanlar çok zeki hayvanlardır.Magpies are very intelligent animals.
Bir tavşana evcil hayvan olarak bakıyorum.I keep a rabbit as a pet.
Hayvan klonlandı.The animal was cloned.

İlgili Sayfalar