hayranı ile cümle
hayranı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Birçok Death hayranına göre en iyi albümdür.Řada fanoušků dokonce album považují za její vůbec nejlepší.
Birçok Savatage hayranı bu albümde hayal kırıklığına uğradı.Na tomto album se vytrácí melodičnost.
Eric Cartman Kanadalıları sevmese de sıkı bir Terrance ve Phillip hayranıdır.Butters má rád fekální humor a kanadské duo Terrance a Phillip.
Ben bir hayranım, her zaman da Janet'ın hayranlarından biriyim.Byl také milenec a celoživotní přítel anarchistky Emmy Goldman.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini era un prieten și admirator al lui Galileo, și se opusese condamnării lui Galileo în 1616.
26 Kasım 1995'te, Elton John 40,000 hayranı karşısında konser etkinliği gerçekleştirmiştir.Pe 26 noiembrie 1995, Elton John a evoluat în fața a 40.000 de fani.
Ben bir hayranım, her zaman da Janet'ın hayranlarından biriydim.Eu nu am fost niciodata extrem de sportiv ... eram un mare fan al lui Elvis.
Gençliğinde klasik müzik hayranıydı, Beethoven, Mozart ve Wagner'i dinlerdi, piyano çalardı.El a fost un mare admirator de muzică, în special Beethoven și Wagner, și a cântat la pian.
Bu aynı zamanda hayranı olduğu aktris Michèle Morgan'ın da adıydı.Atunci și-a schimbat numele în Michèle, fiind o admiratoare a actriței Michèle Morgan.
Bu dizideki performansıyla birçok kadın hayranın ilgisini kazandı.Datorită acestui rol a câștigat admirația telespectatoarelor.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.James a fost, de asemenea, un fan de wrestling de cand era mică.
Ben'in büyük bir hayranıdır.Julie mai are un admirator pe Billy.
Onların her ikisine de hayranım.Îi admir pe amândoi.
AC/DC grubunun da hayranıdır.Imádja az AC/DC-t.
İleri derecede bir Beatles hayranıydı.A Beatles rajongója volt.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.Az eseményt gördeszkások milliói ünnepelték világszerte.
Lama hayranıdır.Örök imádás.
Birçok Death hayranına göre en iyi albümdür.Sokan ma is úgy vélik, hogy ez a Testament legjobb albuma.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Tán csodállak, ámde nem szeretlek, S képzetem hegyvölgyedet nem járja.
Tam bir Black Sabbath hayranıdır.Így Black Sabbath Vol.
Patti, büyük bir Cobain hayranıydı.Pécsnek nagy szeretője volt.
Cathy'nin keklerinin büyük bir hayranıdır.Clarin nagy rajongója volt az állatoknak.
Barberini Galileo'nun arkadaşı ve hayranı idi ve 1616'da mahkumiyetine karşı çıkmıştı.Barberini oli Galilein ystävä ja ihailija, ja hän oli myös vastustanut Galilein vuoden 1616 tuomiota.
Spor izlemeyi sever, Mets ve Jets hayranıdır, Zindan ve Ejderha oynamayı sever ama spor yapmayı sevmez.Hän nauttii urheilun katsomisesta ja on NY Metsin ja NY Jetsin fani, mutta inhoaa harrastaa urheilua.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.Hänellä oli kuitenkin paljon ystäviä ja ihailijoita, joiden luona hän saattoi piileskellä.
Ben'in büyük bir hayranıdır.Beth saa nuoren ihailijan.
Tam bir Black Sabbath hayranıdır.Tämä on Black Sabbathin diskografia.
Adolf Hitler hayranıydım.Adolf Hitlerin Taisteluni.
Filmde Jared Leto, John Lennon'ı vuran hayranı Mark David Chapman'ı canlandırıyordu.Kun he palasivat kotiinsa, häiriintynyt ihailija Mark David Chapman murhasi Lennonin.
Toplam 69 konserden oluşan dünya turunu 3.900.000 King of Pop hayranı izlemiştir.Kiertue käsitti 69 konserttia ja sen näki 3,9 miljoonaa maksanutta katsojaa.
Duşevina tam bir Rus sinemasıleri hayranıdır.Venäjällä hänet tunnetaan elokuvista Kuhnja.
Filmin Jet Li hayranı olan senaristleri ise Lee Anthony Smith ve Gregory J. Bradley.Elokuvan on ohjannut Philip Atwell ja käsikirjoittaneet Lee Anthony Smith ja Gregory J. Bradley.
Oda, meksika yemeklerinin hayranıdır.Kaupungin ravintolat ovat kuuluja muun muassa meksikolaisesta ruoastaan.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.Είχε πολλούς φίλους και οπαδούς σε όλη την Ευρώπη.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Περίπου 3.000 fans επιλέχτηκαν να παραβρεθούν από τους 8.000 αιτούντες.
Hadrianus bir Hümanist ve tüm zevklerinde bir Hellen hayranıydı.Ο Αδριανός ήταν ουμανιστής και βαθύτατα φιλέλληνας σε όλα του τα γούστα.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.Σε νεαρή ηλικία έγινε επαγγελματίας παλαιστής.
Burton, bir çizgi roman hayranı olan Sam Hamm'e senaryoyu yazmasını teklif etti.Ο Μπάρτον προσέγγισε τον Σαμ Χαμ, θαυμαστής των κόμικ, να γράψει το σενάριο.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.To Pro Wrestling έχει εκατομμύρια θαυμαστές σε όλο τον κόσμο.
Geri kalan yaşamını, zengin bir hayranının yaptırdığı söylenen Kartarpur köyünde geçirdi.Γεννήθηκε στην Νεμνίτσα της επαρχίας Καρύταινας της οποίας είχε χρηματίσει προεπαναστατικά προεστός.
Parker hevesli bir hip-hop müzik ve rap hayranıdır.Parker er en ivrig fan af hip-hop musik og rap.
Büyük bir hayranıyım.En stor elsker.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.I, Robot er en filosofisk anlagt film med Will Smith i hovedrollen.
O, İngiliz futbol kulübü Arsenal hayranıdır.Han er fan af fodboldklubben Arsenal F.C..
Bu ortaklık olmadı fakat Stromae bu Amerikan tarzı grubun büyük bir hayranı olarak kalmıştır.Det endte med, at samarbejdet ikke blev en realitet, men Stromae er en stor fan af gruppen.
Mike, Jay-Z ile çalışmaktan büyük bir onur duydu, onun işinin büyük bir hayranıydı.Han havde en længere kamp mod sin rival Jay-Z, der fik stor opmærksomhed i medierne.
Özellikle Superman hayranıdır.Især surrealisterne forgudede ham.
Adolf Hitler hayranıydım.Ikke engang Adolf Hitler hader jeg.
Aynı zamanda bir Rock Müzik hayranı.Han er desuden aktiv som jazzmusiker.
"Only for the Weak" şarkısı pek çok hayranı tarafından grubun en iyi şarkısı olarak kabul edilmektedir.Sangen «Only for the Weak» blir av mange sett på som bandets mest populære og beste låt.
Cena, Japon anime hayranıdır ve favori anime filmi; Fist of the North Star'dır.Han er en fan av japansk anime og har nevnt at hans favoritt anime-film er Fist of the North Star.
Gruba onun yerine giren genç gitarist John Frusciante Slovak'ın hayranıydı.Slovak ble erstattet av den dyktige gitaristen John Frusciante.
Adolf Hitler hayranıydım.Han ble en livslang beundrer av Adolf Hitler.
General Hezler'in hayranı idi.Hva gjør general Holtse?
Oldukça fazla hayranı vardı ve Fransız sanatının 19. yüzyıldaki temsilcisi olmuştu.Han var en av de mer betydningsfulle representanter for fransk offisiell kunst på 1800-tallet.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.Last hadde mange fans i Europa og verden forøvrig.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.Serien bidro i betydelig grad til å gjøre Will Smith populær i USA.
Hello Kitty hayranıdır.Contohnya adalah Hello Kitty.
8000 kişilik başvuru içinden 3000 hayranın gösteriye katılımına izin verildi.Sekitar 3000 penggemar dari 8000 pelamar dipilih untuk menghadiri penampilan mereka.
Aynı zamanda Foster The People, Coldplay ve Kings Of Leon hayranı olduğunu söylüyor.Harry juga mengagumi musisi-musisi seperti Foster the People, Coldplay dan Kings of Leon.
İlgili Sayfalar