hayranı ile cümle

hayranı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
51
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Han har tilbedt dig så længe, Edward.
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Han har vördat dig så länge, Edward.
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Lui ti ammira così tanto, Edward.
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Od tak dawna cię podziwia, Edwardzie.
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Selim on ihaillut sinua pitkään, Edward.
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Σε θαυμάζει τόσο καιρό, Έντουαρντ.
Uzun zamandır senin hayranın, Edward.Он давно тобой восхищается, Эдвард.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Aangezien ze zo een grote fan is, weet ze dat hij eind maart jarig is.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.A kedže je jeho veľkou obdivovateľkou, vie tiež, že narodeniny má na konci marca.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Dan karena dia adalah penggemar beratnya dia tahu bahwa ulang tahunnya jatuh pada akhir Maret.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.E siccome è una sua grande fan, sa che farà gli anni tra poco, alla fine di Marzo.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Et comme elle est une si grande fan, elle sait que son anniversaire arrive fin mars.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Och eftersom hon är ett så stort fan vet hon att hans födelsedag är i slutet av mars.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Ponieważ jest tak wielkim fanem, wie, że obchodzi urodziny w marcu.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Si de vreme ce este un fan atat de infocat, stie ca ziua lui de nastere se apropie, la sfarsitul lui martie.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Und, da sie ein so großer Bewunderer ist, weiß sie, dass sein Geburtstag Ende März naht.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Và bởi vì cô nhóc là một fan hâm mộ cuồng nhiệt, cô biết rằng sinh nhật của ông sắp tới vào cuối tháng 3 này.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Y como es una gran admiradora sabe que su cumpleaños es ya a finales de marzo.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.Και αφού είναι τόσο μεγάλη θαυμάστρια, ξέρει ότι τα γενέθλιά του πλησιάζουν, στα τέλη Μαρτίου.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.И понеже тя е такъв голям почитател, тя знае, че рожденият му ден ще бъде в края на месец март.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.И, так как она такая большая поклонница, она знает, что его день рождения будет уже в конце марта.
Ve çok büyük bir hayranı olduğundan, Mart'ın sonunda doğumgününün yaklaştığını biliyor.І так як вона такий великий фанат, вона знає, що скоро, в кінці березня, його день народження.
Ve tabiki bir kaç hayranına neden burada olduklarını sormadan geçemeyiz.MH: En natuurlijk kunnen we het niet nalaten, om enkele toegewijde fans te vragen waarom ze hier zijn.
Ve tabiki bir kaç hayranına neden burada olduklarını sormadan geçemeyiz.Und wir können natürlich nicht umgehen, ein paar der hingebungsvollen Fans zu fragen, warum sie hier sind.
Ya da teknolojiyi kullanmaya?" Bakın, ben bir teknoloji hayranıyım.Сега, вижте, аз обичам технологията, но трябва да призная, че съм малко остарял.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.1時間後にはファンの家にいます これはロンドンです 皆が各国の手料理を 差し入れしてくれて
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Aveam nevoie de un pian la care să exersez, iar o oră mai târziu eram în casa unui fan.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Avevo bisogno di un piano per esercitarmi, e un'ora dopo ero a casa di un fan.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim. Bu Londra'da.Gdy potrzebny był fortepian do prób, po godzinie byłam już w domu jednego z fanów w Londynie.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim. Bu Londra'da.Hvis jeg manglede et klaver at øve på, kunne jeg en time senere være hjemme hos en fan.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim. Bu Londra'da.Jadi saya perlu sebuah piano untuk berlatih, dan sejam kemudian, saya akan ada di rumah seorang penggemar.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim. Bu Londra'da.Om jag behövde ett piano att öva på, så kunde jag vara hemma hos ett fan en timme senare.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim. Bu Londra'da.Que si necesitaba un piano para practicar, una hora más tarde estaba en casa de un fan; esto fue en Londres.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Ik had bijvoorbeeld een oefenpiano nodig en een uur later was ik bij een fan thuis.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Jos tarvitsin pianoa harjoitteluun, tuntia myöhemmin olin fanin kotona.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.연습할 피아노가 필요하다고 하면 한 시간 후에는 팬의 집에서 연습할 수 있었습니다. 이건 런던인데요.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Se precisava de um piano para ensaiar, uma hora depois estava na casa de um fã.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Si j'avais besoin d'un piano pour m'entrainer, une heure après j'étais chez un fan.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Takže když jsem potřebovala klavír, abych mohla cvičit, za hodinku jsem se ocitla v domě jednoho z fanoušků.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Vì vậy tôi sẽ cần một chiếc đàn để luyện tập, và một giờ sau đó tôi ở nhà của một người hâm mộ.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Wenn ich also ein Klavier zum Üben brauchte, fand ich mich kurz danach im Haus eines Fans wieder.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Θα χρειαζόμουν ένα πιάνο για εξάσκηση, και μία ώρα μετά θα ήμουν στο σπίτι ενός θαυμαστή.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.Примерно ще ми трябва пиано да се упражнявам и един час по-късно ще бъда в къщата на мой почитател.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.למשל, אם הייתי זקוקה לפסנתר כדי להתאמן, תוך שעה יכולתי להגיע לבית של מעריץ. זה בלונדון.
Yani, çalışacak bir piyanoya ihtiyacım olurdu ve bir saat sonra bir hayranımın evindeydim.لذا انا احتاج إلى بيانو لأتدرب عليه، وبعد ساعة من ذلك اكون في بيت معجب. وهذا في لندن.
Yaptığınız işe hayranımAmmiro davvero cio' che fate, se posso dirlo.
Yaptığınız işe hayranımVă admir mult munca, dacă pot spune aşa. - Mulţumesc mult.
Yaptığınız işe hayranımVáľně obdivuji, co děláte, jestli to tak můľu říct.
Yaptığınız işe hayranımΠραγματικά θαυμάζω αυτό που κάνετε, αν μου επιτρέπεται να πω.
Yaptığınız işe hayranımЯ в восторге от того, чем вы занимаетесь. Извините, что говорю так прямо.
Yaptığınız işe hayranım>それはありがとう。 >感謝したいのは私のほうです。
İlgili Sayfalar