hayranı ile cümle
hayranı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Moje bejby je fanouškem hrnčíře, So YiJung.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Moje dziewczyna jest fanką tego garncarza, So Yi Jung'a.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.My baby en est fan.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.'My baby' je tvoja oboževalka, So YiJung
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Pacarku itu penggemarmu.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Prietena mea este un fan So Yi Jung.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Typyni on So YiJungin, keraamikon fani.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Το μωρό μου είναι θαυμάστρια του αγγειοπλάστη, Σο Γι Τζουνγκ.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.Моя крошка - поклонница Су И Чжона.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.חברה שלי מעריצה שלך סו אי גונג.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.صديقتي معجبه باعمال الخزاف، سوو يي جونغ.
Bebeğim çömlekçi So YiJung'un hayranı.オーケイ 俺が勝ったら スーパー・ガールの電話番号な
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.저는 아니고요, 한 영화배우입니다 그리고 그녀는 950만명이 넘는 팔로워, 또는 팬을 보유하고 있습니다
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.זאת לא אני - היא כוכבת קולנוע. ויש לה יותר מ 9.5 מיליון עוקבים או מעריצים.
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.انها ليست لي -- انها نجمة سينمائية، ولديها اكثر من 9.5 مليون من الأتباع، أو المعجبين.
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.唔系我-- 系一位電影女演員, 距有超過九百五十萬粉絲。
- ben değilim - bir film yıldızı ve 9.5 milyondan fazla takipçisi ve hayranı var.映画スターです 950万人がフォローしています マイクロブロガーの約80%は若者で
Ben de onun hayranıyım.Ah! Aku adalah seorang pengemarnya
Ben de onun hayranıyım.Ah! Ich bin ein kompletter Fan.
Ben de onun hayranıyım.Ah! Jestem jej fanem.
Ben de onun hayranıyım.Ah, je suis un énorme fan d'elle.
Ben de onun hayranıyım.Ah! Sono un suo grande fan
Ben de onun hayranıyım.Ah! Sunt un adevarat fan al ei.
Ben de onun hayranıyım.Α! Είμαι πραγματικός οπαδός.
Ben de onun hayranıyım.А! Я ее фанат.
Ben de uyanık oldukları her saniyeyi Wood'u izleyerek geçiren 4000 tane sadık hayranından sadece biriyim.Sono 1 dei 4,000 devoti seguaci.
Ben de uyanık oldukları her saniyeyi Wood'u izleyerek geçiren 4000 tane sadık hayranından sadece biriyim.Я один из 4-х тысяч самых верных поклонников.
Ben de uyanık oldukları her saniyeyi Wood'u izleyerek geçiren 4000 tane sadık hayranından sadece biriyim.ウッドが起きて、歯を磨いて、 背中を剃って
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Anh ta chụp ảnh tôi và bức tranh tôi nghĩ, "Thật tuyệt, một fan người Việt Nam"
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Dia membawa foto saya dan sketsa-sketsa saya, dan saya berpikir, "Ini bagus, penggemar Vietnam."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Er machte Bilder von mir und meinen Karikaturen, und ich dachte: "Das ist großartig, ein vietnamesischer Fan."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Fotil mě a moje kresby a já si myslel: "Super, vietnamský fanoušek."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Fotografoval mňa a moje kresby, a pomyslel som si: 'Super, vietnamský fanúšik.'
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Hij nam foto's van mij en mijn schetsen, en ik dacht: "Dit is geweldig, een Vietnamese fan."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Il prenais des photos de moi et de mes croquis, et j'ai pensé, " C'est super, un fan vietnamien."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Îmi făcea poze, mie şi caricaturilor mele, şi m-am gândit, "Asta e grozav, un admirator vietnamez."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Képeket csinált rólam és a vázlataimról is, mire én: "Nagyszerű, van egy vietnámi rajongóm."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.그는 나와 내가 스케치한 것들을 찍어 갔습니다. "대단한 걸, 베트남의 팬이군."이라고 생각했습니다.
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Me estaba tomando fotos a mí y a mis bocetos. y pensé, "Esto es genial, un aficionado vietnamita."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Pôs-se a tirar-me fotografias, a mim e aos meus desenhos, e eu pensei: "Isto é bom, um fã vietnamita."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Robił zdjęcia mi i moim szkicom, i pomyślałem, " To jest wspaniałe, wietnamski fan."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Stava scattando delle foto di me e dei miei schizzi, e pensavo: "Fantastico, un fan Vietnamita."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Φωτογράφιζε τις εικόνες και τα σκίτσα μου, και σκεφτόμουν, 'Ωραία, ένας βιετναμέζος θαυμαστής'
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Він фотографував мене та мої екскізи, і я подумав, "Класно, в'єтнамський фанат."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Он делал фотографии со мной и моими эскизами, и я подумал: "Это круто, вьетнамский фанат".
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.Той правеше снимки на мен и на моите скици, и аз си помислих, "Това е страхотно, виетнамски фен."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.הוא צילם תמונות שלי ושל השרטוטים שלי, ואני חשבתי, "זה מצויין, מעריץ וייטנאמי."
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.و أخذ يلتقط الصور لي و لرسوماتي، و فكرت،"هذا رائع، معجب فيتنامي!"
Benim ve çizimlerimim fotoğraflarını çekiyordu ve ben de "Harika, Vietnamlı bir hayranım var." dedim.「これはすごい ベトナム人ファンだ」と思ったんだ そして2日目にも来たから
Ben şehirlerin hayranıyım.Ik ben een grote fan van steden.
Ben şehirlerin hayranıyım.J'adore les villes.
Ben şehirlerin hayranıyım.Jestem wielkim fanem miast.
Ben şehirlerin hayranıyım.저는 대도시를 좋아합니다.
Ben şehirlerin hayranıyım.Rajongok a nagyvárosokért.
Ben şehirlerin hayranıyım.Saya adalah penggemar berat perkotaan.
Ben şehirlerin hayranıyım.Soy un gran fan de las ciudades.
Ben şehirlerin hayranıyım.Sunt un mare fan al orașelor.
Ben şehirlerin hayranıyım.Tôi là một người hâm mộ lớn của thành phố.
Ben şehirlerin hayranıyım.Сериозен почитател съм на големите градове.
Ben şehirlerin hayranıyım.Я - великий прихильник міст.
İlgili Sayfalar