hayranı ile cümle
hayranı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Marcus'un büyük bir hayranıdır.Той е голям привърженик на Марк Антоний.
Parker hevesli bir hip-hop müzik ve rap hayranıdır.Паркър е яростен фен на хип-хоп и рап музиката.
Selena pek çok hayranının büyük özverisini yitirmedi.Елинор печели многобройни почитатели.
Akon, küçüklüğünden beri Michael Jackson hayranıdır.Абсолютен фен е на Майкъл Джексън.
Her yıl milyonlarca Elvis hayranı bu binayı ziyaret etmektedir.Всяка година няколко милиона поклонници идват да се молят в манастира.
O yaz sadece Batman'e aitti ve eğer bir çizgi roman hayranıysanız oldukça ateşliydi" dedi.Bilo je to ljeto šišmiša i ako ste bili obožavatelj Batmana bilo je prilično uzbudljivo."
Büyük bir Magritte hayranı olan Paul McCartney, ressamın pek çok resmine sahiptir.Paul McCartney je velik obožavatelj Magrittea te posjeduje mnoge njegove slike.
Büyük bir hayranıyım.Veliki sam njihov obožavatelj.
Dizi çok büyük bir başarı yakalamış ve her kesimden birçok hayranı olmuştur.Na svom putu će susresti razne ljude i učiniti mnogo dobrih djela.
Burton her ne kadar bir çizgi roman hayranı olmasa da, Öldüren Şaka'ya hayran kalmıştı.Iako Burton nikad nije bio ljubitelj stripova, bio je impresioniran s The Killing Joke.
Toplam 69 konserden oluşan dünya turunu 3.900.000 King of Pop hayranı izlemiştir.Turneja uključuje 69 koncerata i posjetu od 3,9 milijuna obožavatelja.
Sıkı bir Uzay Yolu ve Yıldız Savaşları hayranıdır.Ted je veliki obožavatelj Zvjezdanih ratova.
Rock müzik hayranıyımdır.Veliki je fan country glazbe.
Dizide Fatoş moda hayranı biridir.Po struci je modna dizajnerica.
Henri de Toulouse-Lautrec ise onun en büyük hayranıydı.Halász je naveo Henrija de Toulouse-Lautreca kao najvažniji umjetnički utjecaj.
Çocukken bile bir profesyonel güreş hayranıydı.Tijekom djetinjstva bio je strastveni čitatelj.
O, Galli komedyen Tommy Cooper'ın bir hayranıdır.Obožavateljem je engleskog komičara Bennyja Hilla.
Hello Kitty hayranıdır.Vjerni je obožavatelj porta.
Onun Avrupa’da birçok arkadaşı ve hayranı vardı.V Európe mal však mnoho nepriateľov.
Her müziğin hayranı olmak zorunda değilsiniz" diyerek kendi hayranlarından gelen desteği referans gösterdi.Ni vam treba vedno biti oboževalec glasbe vsakogar.« Dejala je tudi, da s strani oboževalcev dobiva podporo.
Büyük bir hayranıyım.Sem njena velika oboževalka.
Bu parçayla tüm dünyada milyonlarca hayranı oluştu.Ima veliko oboževalcev po vsem svetu.
Leary aynı zamanda buz hokeyi hayranıdır.Storey je igral tudi hokej na ledu.
Akon, küçüklüğünden beri Michael Jackson hayranıdır.Michael Jackson je bil Alov velik ljubitelj.
Kaufman, Disney'nin hayranıdır.Dennett je navdušenec jadranja.
Kral Faysal, Amerikalı rock grubu Grateful Dead’ın hayranıydı.Rėmėjais tapo JAV roko grupė „Grateful Dead“.
AC/DC grubunun da hayranıdır.Mėgsta skaitymą, yra grupės AC/DC fanė.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.Filmą režisavo Francis Lawrence, pagrindinį vaidmenį atliko Will Smith.
Apocalyptica hayranıdır.Morkaus palaikų garbinimą.
Becky: Evet ben bir hayranım ama dalga geçmenizden hiç hoşlanmadım.Man būdinga atsargumas, iš esmės nemėgstu rizikos, bet aš niekados nesiskundžiau kombinacijų matymu.
"Barcelona" ise Mercury'nin hayranı olduğu opera sanatçısı Montserrat Caballé ile birlikte kaydedilmiştir.Barcelona yra studijinis Queen vokalisto Freddie Mercury ir operos atlikėjos Montserrat Caballé albumas.
Çok kısa bir sürede 3 Ferrari daha alarak bir Ferrari hayranı oldu.Vėliau, atsiradus didesnei paklausai, Ferrari pagamino dar 50 modelių.
2002 yılında Sandow'un hayranı ve yazar Thomas Manly tarafından bir mezartaşı ve plaka eklenmiştir.Aastal 2002 lisati hauakivi ja mustast marmorist tahvel tema austaja kirjanik Thomas Manley poolt.
Ben Efsaneyim filmini yaptı ve ben büyük bir Will Smith hayranıyım.Parimaks meespeaosatäitjaks valiti Will Smith ja parimaks naispeaosatäitjaks Ellen Page.
Apocalyptica hayranıdır.Apodora on maoperekond.
Oldukça fazla hayranı vardı ve Fransız sanatının 19. yüzyıldaki temsilcisi olmuştu.Tal oli palju õpilasi ja seetõttu võib teda pidada Prantsuse maalikunsti suurimaks mõjutajaks 19. sajandil.
Oda, meksika yemeklerinin hayranıdır.Mehhiko füüsali vili on söödav.
Henri de Toulouse-Lautrec ise onun en büyük hayranıydı.Tema kõige suurem austaja võis olla Henri de Toulouse-Lautrec.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.저는 1993년 이래로 기업과 기업활동의 커다란 팬입니다.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.1993 óta, nagy rajongója vagyok a vállalkozó kedvnek és szellemnek.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.1993年からのことです。 企業と資本主義の活動を
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Am fost un mare fan al afacerilor si al spiritului antreprenorial din 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.He sido gran admirador de las empresas y la iniciativa empresarial desde 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Ik ben al sinds 1993 een grote fan van ondernemingen en ondernemerschap.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.J'ai été un grand fan de l'Entreprise et de l'Entrepreneuriat depuis 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Jestem wielkim fanem przedsiębiorstw i przedsiębiorczości od 1993 roku.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Saya merupakan penggemar berat dari enterprise dan kewirausahaan sejak 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Seit 1993 bin ich ein großer Anhänger von Unternehmen und unternehmerischer Initiative.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Sono stato un grande sostenitore dell'impresa e dell'imprenditoria fin dal 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Tôi là một người hâm mộ cuồng nhiệt sự khởi nghiệp và kinh doanh từ năm 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Λατρεύω τις επιχειρήσεις και την επιχειρηματικότητα από το 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Огромен почитател съм на предприятията и предприемачеството от 1993-а насам.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.Я был очень увлечен предпринимательской деятельностью с 1993 года.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.אני חובב נלהב של מיזמים ויזמות מאז 1993.
1993 yılından beri girişimin ve girişimciliğin büyük bir hayranı oldum.كنت وما زلت شديد الإعجاب بمؤسسات الريادة الإجتماعية ومشاريعها منذ عام 1993
Açıkçası, ben bir okuma hayranıyım.كما يبدو جلياً أنا من الهواة الكبار للقراءة
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Entschuldigung, aber ich bin ein großer Fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Excuse moi, mais je suis un vrai fan !
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Scusa eh, ma io sono un grandissimo fan!
Afedersiniz, sizin büyük bir hayranınızım!Sorry, ik ben een grote fan!
İlgili Sayfalar