Hayati öneme sahip."This stuff is really vital."
Hayati öneme sahip bu bölgenin güvenliğini sağlamak için, elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekir.Мы должны призвать всё лучшее, что есть в нас, чтобы сохранить безопасность этого важного региона.
Hayati öneme sahip bu bölgenin güvenliğini sağlamak için, elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekir.يجب أن نعمل بأقصى جهدنا ونظهر أفضل ماعندنا للحفاظ على أمن هذه المنطقة غاية الأهمية.
Hayati öneme sahip bu bölgenin güvenliğini sağlamak için, elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekir.Ми повинні закликати все найкраще, що є в нас, щоб зберегти безпеку цього важливого регіону.
Hayati öneme sahip bu bölgenin güvenliğini sağlamak için, elimizden gelenin en iyisini yapmamız gerekir.我們必須任用我們之中最優秀的人來保障這個關鍵區域的安全。
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.Het Aziatische Steden Klimaatsverandering Veerkracht Netwerk herstelt vitale ecosystemen als mangrovebossen.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.아시아 기후 변화 복구망은 망그로브 숲과 같은 중요한 생태계를 복원하고 있어요.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.Organizacja The Asian Cities Climate Change Resilience Network odbudowuje ważne ekosystemy, jak lasy mangrowe.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.רשת חוסן נפשי אקלים ערי אסיה [שינוי] משחזרת מערכות אקולוגיות חיוניות כמו מנגרובי היער.
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.وفي اسيا تسعى شبكة التأقلم المناخي في المدن الاسيوية الى ترميم انظمة ايكولوجية مهمة كغابات "المنغروف".
Asya Şehirleri İklim (Değişikliği) Ağı Mangrov Ormanı gibi hayati öneme sahip ekosistemleri yeniliyor.マングローブ等の重要な 生態系の保全に努めています マングローブの生態系 そのものが重要なばかりではなく
Bu gerçekten de çok önemli. Hayati öneme sahip."이건 정말 중요하고 이건 정말 긴급한것입니다"
Bu gerçekten de çok önemli. Hayati öneme sahip."To jest naprawdę ważne.
Bu gerçekten de çok önemli. Hayati öneme sahip."זה ממש חשוב. זה ממש חיוני."
Bu gerçekten de çok önemli. Hayati öneme sahip."هذه الاشياء مهمَّة حقاً. هذه الأشياء أساسية للغاية ".
Bu gerçekten de çok önemli. Hayati öneme sahip."これは人びとが自分の経験を デザインしているということです
Hayati öneme sahip."C'est vraiment vital".
Hayati öneme sahip."Deze dingen zijn vitaal."
Hayati öneme sahip."E cu adevărat vital."
Hayati öneme sahip."Es ist wesentlich."
Hayati öneme sahip."Esto es lo realmente vital."
Hayati öneme sahip."Ez a dolog létfontosságú."
Hayati öneme sahip.""São importantes.
Hayati öneme sahip."Sono cose vitali."
Hayati öneme sahip."Thứ này là vấn đề sống còn."
Hayati öneme sahip."Tohle je zásadní"
Hayati öneme sahip."Είναι πραγματικά ουσιώδες υλικό".
Hayati öneme sahip."Това наистина е жизненоважно."
Hayati öneme sahip."Это очень существенный результат".
Tüketim, parasal sistem için hayati öneme sahiptir. Çünkü tüketiciler olmasa, satıcılar da olmazdı.Konsum ist im Geldsystem von entscheidender Bedeutung, denn ohne Konsumenten, gibt es auch keine Verkäufer.
Tüketim, parasal sistem için hayati öneme sahiptir. Çünkü tüketiciler olmasa, satıcılar da olmazdı.Konsumsi adalah sangat penting bagi sistem moneter karena jika konsumen tidak ada, tidak akan ada penjual.
Tüketim, parasal sistem için hayati öneme sahiptir. Çünkü tüketiciler olmasa, satıcılar da olmazdı.Kulutus on elintärkeää rahajärjestelmälle koska jos kuluttajia ei olisi olemassa, ei olisi mitään myyjiä.
Tüketim, parasal sistem için hayati öneme sahiptir.O consumo é vital para o sistema monetário, porque se os consumidores não existissem não haveria vendedores.
Tüketim, parasal sistem için hayati öneme sahiptir.消費者が存在しない限り 売り手は存在しないからである