Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.Unelmani ovat itsetietosia ja anteeksipyyteleviä.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.Visele mele sunt sfioase și excesiv apologetice.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.Τα όνειρά μου είναι ευσυνείδητα και υπερβολικά απολογητικά.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.Мечтите ми са за мен и са извинителни.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.Мои мечты стыдливы и полны чувства вины.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.חלומותי מודעים לעצמם ויותר מדי מצטדקים.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.أحلامي لديها مراقبة ذاتية وهي مبالغة في الأسف.
Hayallerim kendine güvensiz ve çokça af diler durumda.高校のダンスパーティーでも 一人ぼっちで
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.제 꿈은 제가 13세이하 관람 불가 영화를 못 볼 그런 어린 나이때부터 뿌리를 내렸어요.
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.Nem tinha idade para ir sozinho a um filme para maiores de 13 anos quando começou o meu sonho.
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.No era aún mayor para ver una película para mayores de 13 años, cuando mi sueño se arraigó.
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.Меня даже не пускали на фильмы ужасов без родителей, когда я загорелся мечтой.
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.ירידה אחת נוספת, סיכוי אחרון להגשים חלום חיים.
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.لم أكن يكن عمري يسمح لي بحضور فيلم للبالغين وحدي عند بداية ترسخ حلمي
Hayallerim kök saldığında 13A bir filme tek başıma gidecek kadar bile büyük değildim.でも今ここに 3人の チームメイトと共に立ち-
Hayallerim yıkılmıştı "aman tanrım, şimdi ne yapacağım?" diye düşünüyordum.Şi am fost foarte dezamăgită, gândind, acum ce voi face?
Hayallerim yıkılmıştı "aman tanrım, şimdi ne yapacağım?" diye düşünüyordum.Y estaba decepcionada, y yo estaba, oh por dios, saben, ¿qué voy a hacer?
Hayallerim yıkılmıştı "aman tanrım, şimdi ne yapacağım?" diye düşünüyordum.И я была так расстроена, и я думала, о Боже мой, что же я буду делать?
Hayallerim yıkılmıştıEt j'étais tellement désemparée, je me disais
Hayallerim yıkılmıştıIch war sehr enttäuscht und habe mich gefragt:
Hayallerim yıkılmıştıIk zakte vanwege één punt. Ik was zo teleurgesteld en dacht:
Hayallerim yıkılmıştı너무 실망해서, 이런 심정이었어요.
Hayallerim yıkılmıştıNe fui così delusa, e mi dissi,
Hayallerim yıkılmıştıTôi thấy vô cùng thất vọng và nghĩ
Hayallerim yıkılmıştıБях толкова разочарована и си казах,
Hayallerim yıkılmıştıוהייתי כל כך מאוכזבת,
Hayallerim yıkılmıştıوشعرت بخيبة شديدة ، و جعلت أفكر ،
Hayallerim yıkılmıştıどうしようかと思っていると
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Anda pergi ke tempat-tempat yang Anda pernah impikan.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Bạn đến những nơi bạn mơ ước.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Dostanete se na místa, o kterých jste snili.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Du åker till platser du har drömt om.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Du reist an Orte, von denen du geträumt hast.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Jedzie się w miejsca, o których się marzyło.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Je gaat naar plaatsen waar je van gedroomd hebt
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.여러분이 꿈꿔왔던 곳으로 갑니다.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Mergi în locuri la care ai visat.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Olyan helyekre kerülünk, melyekről mindig is álmodtunk.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Pôjdete na miesta, o ktorých snívate.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Uno va a lugares con los que soñó.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Vai nei posti dei tuoi sogni.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Vamos a locais com que sonhámos.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Vous allez dans des endroits dont vous avez rêvé.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Πηγαίνεις σε μέρη που έχεις ονειρευτεί.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Отиваме на места, за които сме мечтали.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.Ты бываешь в местах, о которых мечтал.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.אתה הולך למקומות שחלמת עליהם.
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.وسوف تذهب الى الاماكن التي لطالما حلمت ان تذهب اليها ..
Hayallerini kurduğunuz yerlere gidersiniz.そして自分の気持ちに従うことで
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.De hade inte kunnat leva på något annat sätt än att följa sina drömmar.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Elas não conheciam outro modo de viver sem ser seguir os seus sonhos.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Ellas no conocieron otra manera de vivir más que seguir sus sueños.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Elles ne savaient pas vivre autrement qu'en suivant leurs rêves.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Ezek a nők nem tudtak más életformát elképzelni, minthogy az álmaikat kövessék.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Heille ainoa tapa elää oli seurata unelmiaan.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Họ không biết đến cách nào khác để sống ngoại trừ việc theo đuổi ước mơ của mình.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.자신의 이상을 추구하며 사는 것이 그들이 아는 유일한 삶의 방식이었습니다.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Mereka tahu tidak ada cara lain untuk hidup selain untuk mengikuti mimpi anda.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Nepoznali iný spôsob života, len ten, nasledovať svoje sny.
Hayallerini takip etmekten başka bir yaşam biçimi olmadığını biliyorlardı.Nevěděly, jak žít jinak, než následovat své sny.