Bir tamam brezilya da amazon havzasıAdán después de Excel está comiendo bien un bien
Bir tamam brezilya da amazon havzası괜찮아요 브라질의 아마존 유역
Bir tamam brezilya da amazon havzasıla végétation sur la terre et nous avons été les abattre
Bir tamam brezilya da amazon havzasıאדם אחרי Excel אוכלים נכון בסדר
Bir tamam brezilya da amazon havzasıブラジルのアマゾン川流域 残りの最大である 地球上の熱帯雨林
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.Hoje temos ferramentas e tecnologias que nos permitem adotar uma iniciativa mais vasta, à escala do oceano.
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.우리는 경계를 확장하는 해양 유역 계획이 가능하도록 하는 도구와 기술들을 보유하고 있습니다.
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.Wir haben die Werkzeuge und die Technologie für eine weiter angelegte, ganze Seebecken umfassende Initiative.
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.Мы теперь оснащены так, что инициативы по защите этих бассейнов целиком нам под силу.
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.אבל אנחנו צריכים לעבוד גם ברמת אגן אוקייני. יש לנו כעת הכלים והטכנולוגיה שמאפשרים לנו לקחת יוזמה רחבה
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.لدينا الأدوات والتقنيات الآن لتساعدنا بشكل أوسع على تغطية مبادرة في حوض المحيط
Bizi okyanus havzası genişliğinde yasa teklifinde bulunmaya olanak veren araçlara ve teknolojiye sahibiz.活動範囲を広げた 海盆規模でのイニシアティブも可能です 「太平洋における捕食者のタギング」プロジェクトは
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.A növekedéstől a szén-dioxid szint lényegesen süllyedni fog.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Bản thân sự lớn mạnh đó là một cái bình chứa CO2
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Come un enorme lavello di biossido di carbonio.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Denne tilblivelse binder i sig selv enorme mængder kuldioxid.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Eine Anlagerung an sich ist ein riesiges Spülbecken für Kohlenstoffdioxyd.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Hromadění samotné ve velkém pohlcuje oxid uhličitý.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.산호초의 증식은 이산화탄소의 감소를 의미합니다.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.O sedimentare reprezintă o mare de dioxid de carbon.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Pertumbuhan itu sendiri adalah tempat pembuangan karbondioksida.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Ten wapień to wielki magazyn dwutlenku węgla.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Una acumulación de por sí es un enorme vertedero de dióxido de carbono.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Une accrétion en elle-même est un énorme puits à CO2.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Zo'n aanwas is zelf een enorme verzamelbak van koolstofdioxide.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Η ίδια η προσαύξηση αποτελεί μια τεράστια δεξαμενή διοξειδίου του άνθρακα.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Едно натрупване само по себе си е огромна яма за въглероден двуокис.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Сам по себе этот нарост - колоссальное хранилище углекислого газа.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.Це нарощення саме по собі є величезним скупченням вуглекислого газу.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.הצמיחה עצמה היא ירידה עצומה בפחמן הדו חמצני.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.والتراكم بنفسه هو بالوعة ضخمة من ثاني أكسيد الكربون.
Bu birikimin kendisi devasa büyüklükte bir karbondioksit havzasıdır.それはまた、周辺の海洋性生態系を引き寄せ
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Aici e Hellas Basin, un loc foarte diferit geologic.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Đây là khu vực Hellas, một nơi rất khác biệt, về mặt địa chất.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Ecco qui il bacino Hellas, un luogo molto molto insolito, geologicamente.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Esta es la Cuenca Hellas, geológicamente, un lugar muy, muy diferente.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Hier is het Hellas Bassin, een geologisch heel erg verschillende plek.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Hier ist das Hellas-Becken, geologisch ein ganz, ganz anderer Ort.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Inilah Cekungan Hellas, tempat yang sangat berbeda secara geologis.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Itt a Hellas medence, geológiai szempontból nagyon különböző hely.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.여기 헬라스 분지는 지질학적으로도 매우 다른 곳입니다.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.To basen Hellas, niezwykły pod względem geologicznym.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Voici le bassin d'Hellas, un endroit géologiquement très très diffèrent.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Εδώ είναι η λεκάνη Ελλάς, ένα πάρα πολύ διαφορετικό μέρος, γεωλογικά.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Ето го Хелас Бейсин, много, много различно място, от геологична точка.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.Это Эллада, кардинально отличающаяся по геологическому строению.
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.הנה אגן האלס, מקום ממש שונה גיאולוגית
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.وهنا نرى " هيلاس باسين " وهو مكانٌ مختلفٌ تماما جيولوجيا ..
Bu Hellas Havzası, jeolojik olarak çok, çok farklı bir yer.地質学的に非常に異なる場所です メタンがあるのは
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Asta pentru că emisfera nordică e regiunea străvechiului bazin oceanic.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.C'est parce que l'hémisphère nord est la région où se trouve l'ancien bassin océanique.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Dat komt omdat het noordelijk halfrond het gebied is van het oude oceaanbekken.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Đó là bởi vì Bắc bán cầu là khu vực của lưu vực đại dương cổ.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Eso se debe a que el hemisferio norte es la región de la antigua cuenca oceánica.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Itu karena belahan utara adalah daerah dari cekungan laut purba.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.그것은 북반구 지역이 고대 해저 분지가 있었던 곳이기 때문이죠.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Mégpedig azért, mert az északi félteke az a terület, ahol az ősi óceánok medencéje található.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Questo perché l'emisfero nord è la regione dell'antico bacino oceanico.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Und zwar, weil die Nordhalbkugel das Gebiet des alten Ozeanbeckens ist.
Bunun sebebi ise eski okyanus havzasının kuzey yarımkürede olması.Αυτό συμβαίνει επειδή το βόρειο ημισφαίριο είναι η περιοχή της αρχαίας ωκεάνιας λεκάνης.