Taipei, kuzey Tayvan'da Taipei Havzası'nda yer almaktadır.Taipé localiza-se na Bacia Taipé, ao norte de Taiwan.
Bölgesel tehditler arasında su havzalarının kuruması ve Güney Afrika'da giderek artan karışıklık sayılabilir.Ameaças regionais incluem a drenagem de zonas úmidas e o aumento da perturbação no sul da África.
Yaklaşık 70 alt tür ise Afrika'nın diğer bölgelerinde, Akdeniz havzasında ve Avrupa'da yetişmektedir.As restantes cerca de 70 espécies são naturais de outras partes de África, da área mediterrânica e da Europa.
Havzanın en büyük sorunu su kirliliğidir.Um dos pontos fracos do setor, é o desperdício de água.
Havza içinde kanal sıklığı ise 1203 adettir.O hinário SUD atualmente tem até a numeração 204.
Doğu Akdeniz Havzası, Batı Akdeniz Havzası'ndan daha derindir.O Gorila do Ocidente é mais delgado do que o do leste.
Bu yeni bölgelerin sınırları havzalarla belirlendi.As fronteiras destas novas regiões são definidas por bacias hidrográficas.
Türkiye'nin 26 havzasından biridir.É um dos 26 Mártires do Japão.
Böylece kapma yapan akarsu havzasını büyütür, kendisi güçlenir.Como um espírito do mal, ela se torna ainda mais poderoso.
Su havzası oldukça küçüktür ve sadece küçük çaplı akarsularla beslenir.A sua bacia hidrográfica é relativamente pequena, e tem apenas pequenos rios afluentes.
Bu tür darbe eriyiklerine örnekler, Mare Orientale darbe havzasının kuzeydoğu kesiminde görülebilir.O efeito mais dramático deste tipo de limite pode ser visto na margem norte da placa Indiana.
Bu bölge, dünyadaki en büyük tatlı su havzasıdır.Esta espécie é um dos maiores peixes de água doce do mundo.
Yağışın yetersiz olduğu havzasında tarım açısından önemlidir.Devido à falta de chuva, a agricultura é de subsistência.
Azas havzası ayrı bir güzelliğe sahiptir.A paisagem é de uma beleza singular.
Derenin havzası oldukça geniştir.A toca do coelho é muito mais profunda!
Uvs Nuur Havzası, 2003 yılında UNESCO tarafından Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.A Bacia do Uvs Nuur foi declarada Património Mundial da UNESCO em 2003.
Cungarya Havzası'nın ortasındadır.Aparentemente vive dentro do moinho.
Görünüşe göre Volga havzası kültürlerinden gelir.Desta forma, a Tradição Vieira parece ser o resultado desse intercâmbio cultural.
Havzanın 1700–1800 m rakımına kadar olan vadi yamaçları geniş ve iğne yapraklı ormanlarla kaplıdır.As encostas da montanha, até uma altura de 1700-1800 metros, estão cobertas por abetos e florestas de faias.
Azerbaycan hidrografisi temel olarak Hazar Denizi havzasına aittir.De hydrografie van Azerbeidzjan behoort in principe tot de Kaspische Zee.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Het stroomgebied is ook belangrijk in geologisch en archeologisch opzicht.
Turfan Havzasında tarımcılık özellikle meyve ürünleri ile ünlüdür.De landbouw in de Turpanlaagte is vooral beroemd om zijn fruit.
Kurak ve sıcak iklim koşullarından dolayı, havzada yetişen meyvelerin şeker oranı çok yüksektir.Door de droge en warme omstandigheden bevatten de vruchten zeer hoge concentraties suiker.
Ogooué havzası 223.856 km² olup Gabon alanının kısmı 173.000 km² (%73) dür.Het Ogooué-bekken omvat 223.856 km², waarvan ongeveer 173.000 (73%) onderdeel vormt van Gabon.
Havzasında bulunan en yüksek nokta 4049 m irtifada olan Piz Bernina zirvesidir.Het hoogste punt in Graubünden is de 4049 m hoge Piz Bernina.
Çıldır gölü, yakın bir zamana kadar zaman zaman kapalı bir havza halinde kalmıştır.Mijn toegewijde hart zal een veilige haven zijn in het laatste moment.
İkinci Somme Muharebesi 1918 yazının sonunda Batı Cephesi'nde, Somme Nehri havzasında gerçekleşen muharebedir.De Tweede Slag aan de Somme werd eind de zomer van 1918 aan het Westfront uitgevochten bij de rivier de Somme.
"Kahta Çayı Aşağı Havzası'nın (Adıyaman) jeomorfolojik özellikleri".De onderste twee kafjes van de aar zijn onvruchtbaar.
Havza'nın o gün için 50 kadar mahallesi vardır.Covee telde op dat moment een 50-tal vestigingen.
Göl Amazon havzası içindedir.De Amazone stroomt door het Amazoneregenwoud.
Üstelik havza ağzının kenarlarında volkanik delikler olduğunu belirledi.Volgens Wang waren de haren ook op de vlieghuid aanwezig.
Genel olarak, havzanın güneydoğusunu oluştururlar.Hierdoor werd het zuidelijke bekken gevormd.
Azerbaycan hidrografisi temel olarak Hazar Denizi havzasına aittir.Hydrografia Azerbejdżanu zasadniczo należy do basenu Morza Kaspijskiego.
Birincisinden (Yalakdere Havzası) Karamürsel-İznik, ikincisinden de Yalova-Orhangazi yolları geçer.(Who's There?), Podróż do wnętrza komety (Into the Comet) oraz U progu raju (Before Eden).
Bu havza, bioçeşitlilik açısından dünyanın en zengin bölgelerinden biridir.Jest to jeden z najbogatszych obszarów na świecie pod względem bioróżnorodności.
Omo Nehir havzası jeolojik ve arkeolojik açıdan da önemlidir.Basen rzeki Omo jest niezwykle ważny ze względów antropologiczno-archeologicznych, jak i geologicznych.
Tobol havzasında toplam alanı 9 bin km² ile 20 bin göl bulunmaktadır.W dorzeczu Tobołu leży około 20 tys. jezior o łącznej powierzchni 9 tys. km².
Toplam su havzası 413,000 km²dir.Zlewnia jeziora stanowi 413 000 km².
Göl Amazon havzası içindedir.Tapajós wpływa do Amazonki.
Bu veriler ayrıca havza çökme oranları modellemek için kullanılır.Podobno były to również inspiracje dla stylu poruszania się Mercury’ego.
Bundan dolayıdır ki Havza ve Havzalılara çok borçluyum.Z kolei zagłębienia bagienne zajmują olsy i jedliny.
Tatlı su havzalarına girmezler.Wchodzi do wód słodkich.
Su bölümü çizgisi, iki akarsu havzasını birbirinden ayıran doğal sınırdır.Stanowi naturalny fragment granicy między tymi dwiema jednostkami podziału administracyjnego.
Ayrıca Göynük havzasından kömür madeni çıkarılmaktadır.W tym regionie wycina się też las w celu wydobycia węgla drzewnego.
Ngami Gölü, Botsvana'da Kalahari Çölü'nün kuzeyinde bir kapalı havza gölüdür.Ngami är en fiskrik träsksjö i Botswana, i den norra delen av Kalahariöknen.
Göl, Vıg Nehri havzasının bir parçasıdır ve 500'den fazla adaya sahiptir.Sjön karaktäriseras av förgreningar och många öar, strandlinjen är över 500 km.
Su havzası oldukça küçüktür ve sadece küçük çaplı akarsularla beslenir.Ost är ganska dum och lever i en egen liten värld.
Havzasının en yüksek noktası 3630 metre yükseklikteki Dammastock dağıdır.Högsta toppen i bergmassivet är Dammastock (3 630 m).
Bunlardan en önemlisi hiç kuşku yok ki Havza heyetidir.För andra betydelser, se Nabaa es Sâqié.
Üst havzası Almanya'daki kaynağından, Slovakya'dan Bratislava'ya kadar uzanır.Därifrån fortsätter banan till den slovakiska huvudstaden Bratislava.
Uzun yıllar Bizanslılar Kızılırmak havzasında sınırlarını korumuştur.Folkdanser har dansats länge innan politiska gränser har dragits.
Havzanın en büyük sorunu su kirliliğidir.De största mänskliga problemen är hungersnöd och förorenat vatten.
Kotlovina'nın temel alanı çok büyük bir havzada bulunur.Bakaxelns konstruktion spelar stor roll.
Kapalı bir havzada bulunduğundan dışarıya akıntısı yoktur.Om den är noll finns inga energikällor.
İşim nehri havzasında 1 milyona yakın insan yaşamaktadır.На берегах річки проживає близько одного мільйона чоловік .
Havzanın ana akarsuyu Sakarya Nehri'dir.Илләт) — річка, ліва притока Волги.
Kıtasal çatlaklar (rift) yeni okyanus havzası oluşturur.В океанічних рифтах в результаті спредінгу формується нова океанічна кора.
Puna de Atacama havzasının batısı, Andean volkanik kuşağının merkezi volkanlarının arasında yer alır.Західна сторона Пуна-де-Атакама вкрита вулканами Центральної вулканічної зони Андійського вулканічного поясу.
Konya kapalı havzasında bulunur, kapalı havzalı bir akarsudur.Графиня в спокійній позі з пустим, але вишуканим жестом.
Kelkit havzasının en eski yerleşim yeridir.Це найстаріша ділянка його поверхні.