Hava değişimine ihtiyacın var sadece.You just need a change of scenery.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.His doctor advises to cancel his trip.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.The change in the weather seemed to have done him good.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Sein Arzt empfiehlt ihm Ausfahrten an der frischen Luft.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Les médecins lui prescrivent un changement d'air.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.وسينصحك الطبيب بالاسترخاء لبقية اليوم.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.De dokter raadde haar aan om tijd door te brengen in de open lucht.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Лікарі порадили йому змінити клімат.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Kate kiviszi őt egy kicsit a friss levegőre.
Doktor ona hava değişimine çıkmasını önerir.Liječnik mu je preporučio da se više kreće.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Ændringen i vejret syntes at have gjort ham godt.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.A mudança no tempo parecia ter feito bem a ele.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Az időjárás változás, úgy tűnt volna neki jó.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.De verandering in het weer leek te hebben gedaan hem goed.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Die Veränderung des Wetters schien ihm gut getan haben.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.El cambio en el clima parecía haber hecho lo bueno.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Förändringen i vädret verkade ha gjort honom gott.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Il cambiamento del tempo sembrava aver fatto bene.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.날씨의 변화는 그에게 좋은 일을 할 것 같았다.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Le changement dans le temps semblait avoir fait le bon.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Muutos sää näytti tehneen hänelle hyvää.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Perubahan cuaca tampaknya telah melakukan dia baik.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Schimbare în vreme părea să fi făcut el bun.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Sprememba vremena je zdelo, da so mu storili dobro.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Sự thay đổi trong thời tiết dường như đã làm anh ta tốt.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Zmena počasia sa zdalo, že robiť ho dobre.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Změna počasí se zdálo, že dělat ho dobře.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Zmiana pogody wydawał się zrobić mu dobrze.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Η αλλαγή του καιρού φαίνεται να έχουν κάνει τον καλό.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Зміна погоди, здавалося, зробили його добре.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Изменение погоды, казалось, сделали его хорошо.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.Промяна във времето като че ли са направили му донася добро.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.השינוי במזג האוויר נראה עשו לו טוב.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.ويبدو التغير في الطقس أن يكون له فعل جيدة.
Hava değişimi ona iyi yapmış görünüyordu.彼は自発的に彼女に話を聞いた。 "春のカミンは、"彼は言った。
yetersiz soğuma ve zayıf hava değişimi nedeniyle daha da kötüleşebilir (62 riscurile chimice au reprezentat 26%, aproape 2000 de notificări în 2009 (
yetersiz soğuma ve zayıf hava değişimi nedeniyle daha da kötüleşebilir (ochladenia a zlej výmeny vzduchu (
yetersiz soğuma ve zayıf hava değişimi nedeniyle daha da kötüleşebilir (paljon peitettyä maaperää ja lämpöä imeviä pintoja (