Ana içeriğe geç
Sözlük

hatta ile cümle

hatta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fakat, sonradan ona büyük hayranlık duymaya başlar, hatta aşık olur.Хотя позже начинает заботится о ней и даже влюбляется.
Hatta Kastamonu'dan geçmekte olan Faruk Nafiz'in ilgisini çekmeyi başardı.Ему даже удалось привлечь к себе внимание поэта Фарука Нафиза, который проезжал через Кастамону.
İnsanlara zarar vermez, hatta yardımcı olur.Но это не помогает, а даже вредит.
Hatta 9 istasyon bulunmaktadır.На сегодняшний день насчитывает 9 станций.
50 istasyonu bulunan metro hattı, üç hattan oluşmaktadır.Новая линия метро будет состоять из 35 станций.
Bunun yerine hayat, hata hatta komedi dolu.В ней сочетаются насилие, романтика и даже комедия.
Malatesta'ya göre sendikalar reformistti ve hatta bazen muhafazakar olabiliyorlardı.Профсоюзы могут играть реформистскую роль, а иногда даже консервативную.
Hatta bunlardan biri rōjū bile oldu.Одной из них стал Измаил.
Hatta arada sırada insanların hayatlarını kurtarmaya başlamıştır.Но иногда могут и спасти жизнь.
Hatta 18 Eylül 1648 günü kralla yapılacak olan Newport görüşmelerine temsilci olarak dahil edilir.Он стал одним из уполномоченных направленных в Ньюпорт для переговоров с королём 18 сентября 1648 года.
Hatta etrafında bir öğrenci grubu da topladı.Около него собрался и круг учеников.
Bir köle malvarlığına ve hatta kendisine ait kölelere sahip olabilir.У раба могла быть личная собственность и даже собственные рабы.
İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkındırlar." denmektedir.В этом они подобны живым существам.
Hatta ölüme giderken "Rabbim şu kuyu mezarım olsun," diye dua etmiştir.Али сказал: «Душу за душу, если умру, то убейте, а если останусь, то сам разберусь с ним».
Hattâ bazı anketlerde "tüm zamanların en kötü 50 filmi" listesinde bile gösterilmişti.Это один из фильмов, вошедших в список «Пятидесяти худших фильмов всех времён».
Hatta kendisine para ve mülk teklif edildi.Ему был предоставлен штат и денежные средства.
Hatta o kadar ki seriyi üç kitaptan dört kitaba çıkarmak zorunda kaldım.Из них я и сделал выборки, разделив их на шесть книг.
Hatta 20 istasyon bulunmaktadır.Включает в себя 20 станций.
Hatta onun için hayatını birçok kez tehlikeye atmıştır.Именно из-за неё он неоднократно рискует жизнью.
Hatta Avengers'ı toplayan örgüttür.Сюжетная линия, которая проходила через Avengers vol.
Hatta tetiklerin profesyonel olmayan kişiler tarafından kullanılması genellikle tavsiye edilmez.Чаще всего он работает с непрофессиональными исполнителями.
Hatta bir sonraki yıl dersin yarısını değil tümünü üstlenmesi istenmişti.Тем не менее, было решено не переносить экспедицию на следующий год, а провести её во что бы то ни стало.
Hatta Kanada'ya bile gitmeyi düşündü.В таком случае она должна была бы уйти от Canada.
Asrın başlarında Gökdere dağlarında yaban keçilerinin, geyiklerin yaşadığı hatta avlandığı bir vakıadır.Он жил на склоне высокой и голой горы, питаясь дикими растениями.
Hatta çoğu zaman bu ikilinin şiirleri karıştırılır.Эти два стихотворения часто путают.
Pixies hatta Black Sabbath'tan "war pigs"i dinlediğinizde hemen o güçlü dinamik yapıyı hissedersiniz.Или даже „War Pigs“ Black Sabbath — там тоже это есть: сила динамики.
Emirler yayınlamış ve hatta Aleksios'un emirlerini kendisine uygun hale getirip değiştirmiştir.София исполнительно и точно выполняет приказы Алекса.
Hatta bir bölümde hiçbir şey yapmama ödülü kazanmıştır.Одержать победу не удалось ни в одной категории.
Hatta bu amaçla küçük bir ordu oluştururlar.Также у него имеется небольшая армия.
Hatta iyi oynayabilirse para bile kazanabileceğini söyler.Более того, сыграв на понижение, можно хорошо заработать.
Kendi sarayını burada tuttu, kendi ismi ile buyruklar yayınladı ve hatta parayı bile kontrol etmiştir.Там она организовала двор, издавала указы от своего имени и даже чеканила монеты со своим изображением.
Herkesle, hatta kedilerle bile anlaşır.Враждуют со всеми и с каждым.
Hatta Takım Kapanma Noktasına Geldi Ancak Kapanmadı.Выход закрыт, но не снесен.
Hatta ekonomik kazançları sadece borçlarını ödemektedir.В этом случае погашение долгов побеждает само себя.
Hatta ABD'de yaşayan Meluncanlar da toplantıda yer almaktadırlar.Концерт посетили и казахстанцы, проживающие в США.
İlk etapta hattan yıllık 1 milyon yolcu ve 6.5 milyon ton yük taşınması hedeflenmektedir.Предполагаемая пропускная способность - 1 миллион пассажиров и 6,5 миллиона тонн грузов.
Hatta bu geziler sırasında felç olmuştur.Во время похода был занят Або.
İbnülemin Mahmut Kemal İnal'in "Son Hattatlar" s.По мотивам рассказа О. Генри «Последний лист».
Mandalar insanlara karşı sakindir ve hatta çocuklar bile onları rahatlıkla yönlendirebilirler.Молодые тапиры хорошо привыкают к человеку, легко приручаются и могут даже возить детей.
Bu hatta hizmet veren en büyük gemi idi.Это был единственный брод, который реально было оборонять.
Yazarı, kendisini ve hatta zayıflığını kınar.Мастера мультипликации о себе и своём искусстве / сост.
Hatta bunun dışında gerçek olma olasılığı daha az olan bazı iddiaları da vardır.Там по определению должно было быть мало правды.
Hatta bu bölgeler için çok güzel türküler ve besteler dahi yapılmıştır.Также для этой местности обычны наледи и наледные поляны.
Bazen gümüş yerine alüminyum, altın, hatta platin dahi kullanılır.Иногда к меди и золоту добавляли также олово, серебро и свинец.
Hatta gizli bir yeraltı tüneli bile vardır.Были секретные подземные туннели.
İmparator, askerlere uygulanan veraset vergi muafiyetini kaldırdı, hatta bazen onları parasız bıraktı.В то же время император урезал выплаты денег войскам, если вообще не приостановил их.
Vücudunu kendisi yapmıştır hatta 100'e yakın vücudu vardır.У него мозг в 100 раз меньше тела.
Bu noktadan itibaren tüm çalışmalarında, hatta uğraşılarında buna odaklandı."Эта работа плоха со всех точек зрения, включая его собственную».
Hatta bir gün bu hayalim gerçekleşirse emekli olma zamanım gelmiştir diye yazmıştım.Может быть, когда-нибудь на старости лет я и напишу, если доживу.
Hatta çatışmalar kentin kanalizasyon şebekesine de indi.Люди конгрессмена также сбегают через канализационный люк.
Hatta en ideal yönetici tipi, paranoyaklaştıkça ortaya çıkar .Идеальный телохранитель — чувствует опасность.
"Hattat Etem Çalışkan ile sohbet".«Беседа жаворонка с зябликом».
Hatta beslenmeye de ihtiyaç duymaz.Да и так тоже не прочь поесть.
Bazı kaynaklara göre hatta birkaç yıl boyunca bir Part kralı tarafından tutsak edildi.По некоторым источникам он даже провёл несколько лет в заключении у парфянского царя.
Taşkent metrosu üç hattan oluşmakta olup, 36.2 kilometre uzunluktadır ve 29 istasyon bulunmaktadır.Минское метро представляет собой две линии общей протяжённостью 37,3 км и состоит из 29 станций.
Ama oğlu yoktu; (hatta) bir hamile eş var mı diye aradım, ama hamile eş (bile) yoktu.И шахиншах повелел запереть своих сыновей и не давать им возможности сношаться с женщинами.
Hatta bazen bütün gününü tesislerde geçirirdi.”Мы тоже бьём баклуши целыми днями».
Hatta bu sayede 12 Koloninin bilgisayar sistemlerinde arka kapı oluşturulmasını sağlamışlardı.Параллельно с компьютерами третьего поколения продолжали выпускаться компьютеры второго поколения.
Hatta bu arkadaşlık sığınma evinden çıkarak birlikte ev tutmaya kadar ilerler.Влюблённым ничего не остаётся, кроме как сбежать из дома.
Top vidalar çok düşük durgun yük kapasitesine sahiptir, hatta o kadar düşüktür ki nerdeyse serbest yüzebilir.Даже маленький листик оказывается настолько тяжелым, что его едва можно поднять.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod