Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.A mulher do outro lado da linha, vamos chamá-la de Carol, estava em pânico.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.De vrouw aan de andere kant van de lijn, laten we haar Carol noemen, was in paniek.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Dzwoniąca kobieta, nazwijmy ją Carol, wpadła w panikę.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Egy nő -- nevezzük Carolnak -- volt a vonal végén, teljes pánikban.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Eine panische Frau war am anderen Ende der Leitung, nennen wir sie Carol.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Femeia de la telefon, să o numim Carol, era panicată.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.캐롤이라는 여자가 전화를 걸었는데 꽤나 당황해하고 있었죠.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Kvinden i den anden ende af linjen, vi kalder hende Carol, var panisk.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.La donna dall'altro lato, chiamiamola Carol, era nel panico.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.La femme à l'autre bout de la ligne, nous l'appelerons Carole, paniquait.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.La mujer del otro lado de la línea, llamémosla Carol, estaba aterrorizada.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Người phụ nữ ở đâu dây bên kia, chúng ta gọi cô ấy là Carol, đang hết sức hoảng loạn.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Η γυναίκα που με είχε πάρει, ας την πούμε Κάρολ, είχε πανικοβληθεί.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Жената, в другия край на линията, наричаме я Керол, се паникьоса.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.Звонившая женщина, назовём её Кэрол, была в панике.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.האישה בצד השני של הקו - נכנה אותה קרול - היתה מבוהלת.
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.المرأة على الطرف الآخر من الخط ، سوف نسميها ، كارول ، كانت مرتعبة
Hattın diğer ucundaki kadı, ona Carol diyelim, telaşlıydı.うろたえていました どうやら カリフォルニアにいるはずの元彼が
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Det var inte som ett telefonsystem där du hade kontrollen över en linje -- du var tvungen att dela paket.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Eltérően egy telefonvonaltól, ahol a kapcsolatot mi felügyeljük: a csomagokat meg kellett osztanunk másokkal.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Es war nicht wie in einem Telefonsystem, in dem man Kontrolle hatte man musste Packete teilen
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Het was niet zoals bij een telefoonsysteem waar je de controle had over een lijn - je moest pakketten delen.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.회선 자체를 제어할 수 있었던 전화시스템과는 달랐습니다. 패킷을 공유해야 했죠.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Nie było tak, jak w systemie telefonii, gdzie ma się kontrolę nad linią trzeba było współdzielić pakiety.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.No era como un sistema telefónico donde se tenía control de la linea -- debían compartir paquetes.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Non era come un sistema telefonico dove hai il controllo della linea - dovevi condividere pacchetti.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Nu era ca și un sistem telefonic în care controlai linia - erai obligat să împarți informația cu alții.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Se ei ollut kuin puhelinjärjestelmä, jossa hallitaan linjaa -- piti jakaa paketteja.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Δεν ήταν όπως ένα τηλεφωνικό σύστημα όπου είχατε τον ελέγχο μιας γραμμής: έπρεπε να μοιραστείτε πακέτα.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Не беше като телефонна система, където човек контролира линията -- тук трябваше да споделяте пакети.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.Не как в телефонной системе, где можно контролировать линию — вы должны были просто пересылать пакеты.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.זה לא היה כמו במערכת טלפונית שהיתה לך שליטה על קו היה עליך לחלוק מנות
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.لم تكن مثل نظام الهاتف حيث لديك تحكم في الخط-- يتوجب عليك تقاسم الحزم.
Hattını kontrol edebileceğiniz bir telefon sistemi gibi değildi: paketleri paylaşmanız gerekiyordu.パケットを共有しなければならなかったのです 今、第2段階では、ページをリンクする考えに立っています
Hattını kuruyoruz ve bununla da para kazanıyoruz.11歳のときにカブスカウトで 母の日に贈るための
Hattını kuruyoruz ve bununla da para kazanıyoruz.(1-800-Tiene-basura?) y haciendo dinero con eso también.
Hattını kuruyoruz ve bununla da para kazanıyoruz.그리고 그 사업으로도 돈을 벌고 있지요.
Hattını kuruyoruz ve bununla da para kazanıyoruz.ועושים כסף מזה
Hattını kuruyoruz ve bununla da para kazanıyoruz.وهي التي تدر علي المال اليوم ايضا
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Anh ấy đến mỗi ngày, vượt qua chiến tuyến.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Arrivava tutti i giorni, attraversando la linea del fronte.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Chodil každý deň, prekračujúc frontovú líniu.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Ele vinha todos os dias, atravessando a linha da frente.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Eljött minden nap, át a frontvonalon.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Er kam jeden Tag, überquerte die Front.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Hij kwam elke dag, dwars door de frontlinie.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Il venait tous les jours, il traversait la ligne de front.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.그는 매일 전투가 가장 치열한 지역을 가로질러 찾아왔습니다.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Přicházel každý den, pokaždé překračující frontovou linii.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Przychodził każdego dnia przechodząc przez linię frontu.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Venea în fiecare zi, trecând linia frontului.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Venía todos los días, cruzando el frente de batalla.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Ερχόταν καθημερινά, περνώντας τη γραμμή του πυρός.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Идваше всеки ден, като пресичаше фронтовата линия.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.Он не пропускал ни дня, переходил линию фронта, рискуя жизнью.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.הוא הגיע כל יום, חוצה את קו החזית.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.كان يأتي كل يوم يقطع الخط الأمامي.
Hergün geliyordu, cephe hattını geçerek.前線をくぐって 私もマフムードと彼の息子が通る
Hukuksal danışmanlık hattı 0800 161 177Aide juridique téléphonique 0800 161 177
Hukuksal danışmanlık hattı 0800 161 177Teléfono de asesoramiento jurídico: 0800 161 177