hatamız ile cümle

hatamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Hepsi bizim hatamız.This is all our fault.
O bizim hatamız.It's our fault.
Bu bizim hatamız, değil mi?This is our fault, isn't it?
Bu bizim hatamız değildi.That wasn't our fault.
Bizim hatamız değildi.It wasn't our fault.
Bu bizim hatamızdı.This was our fault.
Bu bizim hatamız değil.It's not our fault.
Bu bizim hatamız.This is our fault.
Bu bizim hatamız değil idi.This was not our fault.
Hatamız için içtenlikle özür dileriz.We sincerely apologize for our error.
O bizim hatamız değil.That's not our fault.
Hatamızı çok geç fark ettik.We realized our mistake too late.
Bu bizim kendi hatamız.It's our own fault.
O bizim hatamızdı.That was our mistake.
Bunun bizim hatamız olduğunu düşünüyorum.I think it's our mistake.
Bu bizim kendi hatamızdı.It was our own fault.
Bizim hatamız bunlara zamanında dayak atmamak olmuş.” ifadelerini kullandı.Our mistake was to not beat them up at the right time."
Şimdi hatamızı telafi ediyoruz, hem onlar da bunları aşıp geleceğe odaklanıyorlar.We're undoing that now, and they are so over it and so into their future.
Hayır, bizim hatamızdı.No, it's our fault.
Kabul bizim hatamızdı !It's our fault.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.But it also was, in my opinion, containing our most important mistake.
Tamamıyla bizim hatamız.It's all our fault.
Bu bizim hatamız değildi... Bunu hepimiz yapmalıydık.Ce n'était pas de notre faute... Nous avons tous dû le faire.
O bizim hatamız.Es culpa nuestra.
Bu bizim hatamız değil idi.No fue culpa nuestra.
Bu bizim hatamız değildi.Esto no fue nuestra culpa.
Bu bizim hatamız.Αυτό είναι λάθος μας.
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.É impossível usarmos-te quando foi por culpa nossa que perdemos os nossos corpos!
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.Emme käytä sinua. Ruumiidemme menettäminen oli oma syymme.
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.-när det är vårt eget fel att vi blev av med våra kroppar.
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.- når det er vores egen skyld, at vi mistede vores kroppe.
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.Nie możemy posłużyć się tobą, kiedy straciliśmy ciała z własnej winy.
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.Non potrei mai usarti, dato che è tutta colpa nostra se abbiamo perso i nostri corpi!
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.¡Perder nuestros cuerpos fue culpa nuestra! ¡No sería justo usarte!
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.Δεν θα σε χρησιμοποιήσουμε, εφόσον φταις εσύ που χάσαμε τα σώματά μας!
Bedenlerimizi kaybetmek kendi hatamızken seni kullanamayız.Мы не можем воспользоваться тобой, ведь мы по своей вине лишились своих тел!
Hatamızı anlamamız saglandı.Ci hanno fatto comprendere il nostro errore.
Hatamızı anlamamız saglandı.Dano nam zrozumieć nasz błąd.
Hatamızı anlamamız saglandı.Fizeram-nos perceber o nosso erro.
Hatamızı anlamamız saglandı.Me tajusimme virheemme.
Hatamızı anlamamız saglandı.Nos dimos cuenta de nuestro error.
Hatamızı anlamamız saglandı.Vi var nødt til at indse fejltagelsen.
Hatamızı anlamamız saglandı.Vi var tvungna att inse misstaget.
Hatamızı anlamamız saglandı.Καταλάβαμε το λάθος μας.
Hatamızı anlamamız saglandı.Мы поняли свою ошибку.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Dalam pengajaran agama, di sini kita sering melakukan kesalahan, kita berkonsentrasi hanya pada doktrin.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Învățăturile religioase, aici am greșit, concentrându-ne numai pe credința în doctrine absconse.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.종교적인 가르침, 이것이 우리가 잘못되게 된 곳입니다. 편협된 교리들을 믿는 것에만 순전히 집중하는 것이요.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Las enseñanzas religiosas, y aquí es lo que hemos hecho mal, se concentraban en creer doctrinas complicadas.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Nauczanie religijne poszło w złym kierunku, koncentrując się na niezrozumiałej doktrynie.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Обучение религии - вот где развитие пошло не в ту сторону, замкнувшись на утончённом доктринёрстве.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.Релігійне вчення. Ось де ми схибили, зосередившись виключно на вірі в малозрозумілі доктрини.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.הוראה דתית, זהו המקום בו פנינו לדרך שגויה, מתרכזים רק באמונה בדוקטרינות סתומות.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.التعليم الديني، ها هنا حيث مضينا بطريقة خاطئة، مركزين فقط على صعوبة مذهب الإعتقاد الديني.
Dini eğitim, işte bu noktada hatamızda çok ileri gittik. sadece anlaşılması zor doktrinlere odaklandık.難解な教えを信じることばかりやってきたのです 宗教についての教育は 常に行動に結びつかなければなりません
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Ale moim zdaniem popełniliśmy w niej jeden bardzo poważny błąd.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Ale odrážela se v ní, dle mého názoru, také jedna z našich největších chyb.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Es beinhaltete, meiner Meinung nach, jedoch auch unseren größten Fehler.
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.하지만 제 생각엔, 저희가 가장 중대한 실수를 한 것 같았습니다
Fakat aynı zamanda, bence, en önemli hatamızı da içeriyordu.Mais d'après moi, il comprend également notre plus grosse erreur.
İlgili Sayfalar