Sakın hata yapmaktan korkma.אל תפחד להיכשל.
Sakın hata yapmaktan korkma.لا تخاف من ان تفشل.
Sakın hata yapmaktan korkma.不要害怕失敗。你不可能總是成功,但是不要害怕下決定。你必須相信某些不一樣的事情會發生。那些說他一定能做到的,跟那些說他一定做不到的人們,這兩者通常都是對的。
Selam. Şu anda konuşamıyorum. Cristina'yı büyük bir hata yapmaktan kurtarmaya çalışıyorum.Hola, no puedo hablar ahora... ...intento salvar a Cristina de un error potencialmente fatal.
Selam. Şu anda konuşamıyorum. Cristina'yı büyük bir hata yapmaktan kurtarmaya çalışıyorum.مرحباً، لا أستطيع أن أتكلم الآن أنا أحاول أن أنقذ كريستينا من خطأ مصيري
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Beh, sia io che voi sappiamo che quando vietiamo la possibilità di fallire, uccidiamo l'innovazione.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Când interzici eşecul, omori şi inovaţia.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.우리 모두 실패를 두려워하면, 혁신도 일어나지 않는다는 것을 잘 압니다.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Nuže, já i vy ale dobře víme, že když zakážete neúspěch, tak zabijete inovaci.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Sabemos que, quando proibimos o insucesso, matamos a inovação.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Vâng, bạn và tôi đều biết khi bạn cản trở sự thất bại, bạn sẽ giết chết sự đổi mới.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Wenn Fehler verboten sind, stirbt die Innovation.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Wiemy, że zakaz porażki zabija innowację.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Εσείς κι εγώ ξέρουμε όμως πως όταν απαγορεύεις την αποτυχία, σκοτώνεις την καινοτομία.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.Мы с вами знаем, что препятствование неудачам убивает инновации.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.ואתם ואני יודעים שכאשר אסור להיכשל, החדשנות מתה.
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.حسناً. انا و انت نعلم حين تحظر الفشل تقتل الابتكار
Siz de ben de biliyoruz ki hata yapmaktan men edildiğinizde yenilikçiliği, mücitliği öldürürsünüz.失敗を禁じては革新は起こせません 資金集めの革新を止めてしまうと 収益金は増やせません
Şu anda konuşamıyorum. Cristina'yı büyük bir hata yapmaktan kurtarmaya çalışıyorum. Efendim?Ik kan nu even niet praten, ik probeer Cristina te redden van een mogelijk fatale fout.
Şu anda konuşamıyorum. Cristina'yı büyük bir hata yapmaktan kurtarmaya çalışıyorum. Efendim?Não posso falar agora, estou a tentar salvar a Cristina de cometer... ...um erro fatal.
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Élni, hibázni, elbukni, győzni, és életet teremteni életből."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak." Jaymes Joyce'tan."Vivere, errare, cadere, trionfare e ricreare la vita dalla vita." è una frase di James Joyce
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""살지어다. 과오를 범할지어다. 타락할지어다. 승리할지어다. 그리고 삶속에서 삶을 재창조할지어다."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Să trăieşti, să greşeşti, să cazi, să fii victorios, şi să re-creezi viaţă din viaţă"
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak."'Te leven, fouten te maken, te vallen, te triomferen, en leven te creëren uit leven.'
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak."to fall, to triumph, and to recreate life out of life. " ジェームス=ジョイスの言葉です
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Viver, errar, cair, triunfar, "e recriar vida a partir da vida."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Vivir, errar, caer, triunfar, y recrear vida de la vida".
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Vivre, se tromper, tomber, triompher, et recréer la vie à partir de la vie."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Zu leben, sich zu irren, hinzufallen, zu triumphieren, und Leben aus Leben wiederzuerschaffen."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Żyć, błądzić, upadać, triumfować i odtwarzać życie z życia". i odtwarzać życie z życia".
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Να ζεις, να σφάλλεις, να πέφτεις, να θριαμβεύεις, και να ξαναδημιουργείς ζωή από τη ζωή."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""Да живеем, да грешим, да не сполучваме, да триумфираме и да пресъздадем живот от живота."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""לחיות, לטעות, ליפול, לנצח, וליצור מחדש חיים מתוך חיים."
"Yaşamak, hata yapmak, düşmek, zafer kazanmak ve yaşamdan yaşam yaratmak.""لتعيش، لتخطأ، لتسقط، لتنتصر، ولتصنع حياة من حياة."