hatırlamaya ile cümle

hatırlamaya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Olay hatırlamaya değer.The event is worthy of remembrance.
Bu atasözü hatırlamaya değer.This proverb is worth remembering.
Hatırlamaya başlıyorum.I am beginning to remember it.
Sözlükteki tüm kelimeleri hatırlamaya çalışmak yararsızdır.It is useless to try to remember all the words in the dictionary.
Sen hatırlamayabilirsin fakat ben asla onu unutmayacağım.You may well not remember, but I'll never forget it.
Ne kadar hatırlamaya çalışsam da adresi aklıma gelmiyor.I can't remember her address no matter how much I try.
O beni hatırlamayabilir ama ben onu hatırlarım.She may not remember me, but I do remember her.
Metindeki bütün cümleleri hatırlamaya çalışma, bu neredeyse imkansız.Don't try to remember every sentence of the text, it's almost impossible.
Tom sanat müzesini en son ne zaman ziyaret ettiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had visited an art museum.
Tom en son ne zaman Mary ile birlikte şarap içtiğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the last time he had drunk wine with Mary.
Hiç kimse sizin kendi anılarınızı hatırlamayacak.No one will remember your own memories.
Tom bir şey hatırlamayacak.Tom won't remember a thing.
Tom'un bir şey hatırlamayacağından emin misin?Are you sure Tom won't remember anything?
Bir şey hatırlamayacaksın.You won't remember a thing.
Anahtarlarımı nereye koyduğumu hatırlamaya çalışıyorum.I've been trying to remember where I put my keys.
Onun adının ne olduğunu hatırlamaya çalışıyorum.I've been trying to remember what his name is.
Hatırlamaya çalış.Try to remember.
Ne olduğunu hatırlamaya çalış.Try to recall what happened.
Sen hatırlamayacaksın. Ben asla unutmayacağım.You will not remember. I will never forget.
Bunların herhangi birini birkaç yıl içinde hatırlamayacaksın.You won't remember any of this in a couple of years.
Beni hatırlamayacağından korktum.I was afraid you wouldn't remember me.
Ben sadece hatırlamaya çalışıyordum.I was just trying to remember.
Onu hatırlamaya çalışacağım.I'll try to remember that.
Tom doktorun adını hatırlamaya çalıştı ama hatırlayamadı.Tom tried to remember the doctor's name, but he couldn't.
Ne olduğunu hatırlamaya çalışıyorum.I've been trying to remember what happened.
Tom Boston'da tanıştığı kızın adını hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember the name of the girl he'd met in Boston.
Beni hatırlamayabilirsin ama biz geçen yaz tanıştık.You may not remember me, but we met last summer.
Sen beni hatırlamayabilirsin, ama ben seni hatırlıyorum.You may not remember me, but I remember you.
Tom bizi hatırlamayabilir.Tom may not remember us.
Seninle ilk tanıştığım zamanı hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember the first time I met you.
Bunun nasıl çalıştığını hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember how this works.
Tom Mary'nin ona ne söylediğini hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember what Mary had told him.
Tom pasaportunu nereye koyduğunu hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember where he had put his passport.
Tom Mary'nin işten eve gelirken ekmek almayı hatırlayıp hatırlamayacağını merak ediyordu.Tom wondered if Mary would remember to buy bread on the way home from work.
Bunların hepsini asla hatırlamayacağımdan eminim.I'm sure I'll never remember all of this.
Bu hatırlamaya değer.That's worth remembering.
Tom'u hatırlayıp hatırlamayacağını bilmiyorum.I don't know whether you'd remember Tom or not.
Tom'un Mary'i hatırlamayacağından eminim.I'm sure Tom won't remember Mary.
Kitabın ismini hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember the name of the book.
Makalenin adını hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember the name of the article.
Filmin adını hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember the name of the movie.
Kitabın adını hatırlamaya çalışıyordum.I was trying to remember the name of the book.
İnsanlar onu hatırlamayabilir.People may not remember that.
Tom beni hatırlamayabilir, ama ben onu hatırlıyorum.Tom may not remember me, but I remember him.
Sami beni hatırlamayabilir ama ben onu hatırlıyorum.Sami may not remember me, but I remember him.
Tom ne olduğunu hatırlamaya çalıştı.Tom tried to remember what had happened.
Bir ya da iki ay sonra artık böylesine küçük detayları hatırlamayacaksınız.You'll no longer remember such minor details after a month or two.
Bir veya iki ay sonra, bu tür küçük ayrıntıları hatırlamayacaksınız.After a month or two, you won't remember such minor details.
Gözlerini kapat ve hatırlamaya çalış.Close your eyes and try to remember.
Yarın size hatırlatmayı hatırlamaya çalışacağım.I'll try to remember to remind you tomorrow.
Tom'un beni hatırlayıp hatırlamayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom will remember me.
Sami hatırlamaya çalışıyordu.Sami was trying to remember.
Anahtarlarını nereye koyduğunu hatırlamaya çalış.Try to remember where you put your keys.
Simon, gölge dünyası anılarını ve Isabelle'den ile olan ilişkisini biraz hatırlamaya başlar.Simon has remembered bits of the Shadow World as well as his relationship with Isabelle.
Sahilde pikniğe giderler, Libby onu öper ve Hurley hatırlamaya başlar.They share a picnic, and when Libby kisses him, Hurley begins to remember.
Doktorlar 6 ay ile 2 yıl arasında hastanın tekrar hatırlamaya başlayacağını söylediler" dedi.The specialist said, in three-months time we'll talk again.”
Herşey yoluda Eun Joo. nuna yolu hatırlamaya çalışacak.It's alright Eun Jo. Noona will try to figure out our path.
On Emiri hatırlamaya çalışmayı düşündükleri anda, insanlar hile yapmayı bıraktı.The moment people thought about trying to recall The Ten Commandments, they stopped cheating.
Bazıları der ki; ben sadece geçmişi hatırlamaya, asla şimdiyi değil, geleceği hayal etmeye inandım.Some people say, I only believed in remembering the past, imagining the future, never the present.
ikinci dereceden denklemlerin formülünü hatırlamayanlar için yazacağım.I'll write the quadratic formula for those of you who can't remember it

İlgili Sayfalar