hatırlamıyor ile cümle
hatırlamıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
Ben hatırlamıyorum. "Jag kan inte minnas. "
Ben hatırlamıyorum. "Jeg kan ikke huske. "
Ben hatırlamıyorum. "Je ne me souviens. "
Ben hatırlamıyorum. "Nem emlékszem. "
Ben hatırlamıyorum. "Nemôžem si spomenúť. "
Ben hatırlamıyorum. "Nemůžu si vzpomenout. "
Ben hatırlamıyorum. "Ne spomnim se. "
Ben hatırlamıyorum. "Nie pamiętam. "
Ben hatırlamıyorum. "Non riesco a ricordare. "
Ben hatırlamıyorum. "Nu-mi amintesc. "
Ben hatırlamıyorum. "Saya tidak ingat. "
Ben hatırlamıyorum. "Tôi không thể nhớ. "
Ben hatırlamıyorum. "Δεν μπορώ να θυμηθώ. "
Ben hatırlamıyorum. "Аз не мога да си спомня. "
Ben hatırlamıyorum. "Я не пам'ятаю ".
Ben hatırlamıyorum. "Я не помню ".
Beni hatırladığınıza göre, muhtemelen biliyorsunuzdur... ...buraya gelmeden önceki olayları hatırlamıyorum.Αν με θυμάστε, θα ξέρετε ότι δεν έχω καθόλου αναμνήσεις πριν έρθω εδώ.
Beni hatırladığınıza göre, muhtemelen biliyorsunuzdur... ...buraya gelmeden önceki olayları hatırlamıyorum.اذا تذكرتني فانت تعلميني انني لا اتذكر الفترة التي قضيتها هنا
Beni hatırlamıyor.Cô ấy không nhớ ra tôi.
Beni hatırlamıyor.Ela não se lembra de mim.
Beni hatırlamıyor.Ona si mě nepamatuje.
Beni hatırlamıyor.Ze herinnert me niet meer.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Anh là một người vô cùng quan trọng trong cuộc sống của em," lại là một giây phút mà tôi còn không nhớ gì cả.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Bol si veľmi dôležitou osobou v mojom živote," bol moment, ktorý si ani nepamätám.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Du bist für mich eine unglaublich wichtige Person", ein Moment war, an den ich mich nicht mehr erinnerte.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Du har varit en viktig person i mitt liv" var ett tillfälle som jag inte ens kom ihåg.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Elképesztően fontos ember vagy az életemben.", az egy olyan pillanat, amire egyáltalán nem emlékszem.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Has sido una persona muy importante en mi vida", era un momento que yo ni siquiera recordaba.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Je bent een ongelooflijk belangrijke persoon in mijn leven," een moment was dat ik me zelfs niet herinnerde.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."jesteś dla mnie ważną osobą", a jest to coś, czego nie pamiętam.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Jsi nesmírně důležitý člověk v mém životě," byla chvíle, kterou si vůbec nepamatuji.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile.굉장히 중요한 사람이었어요"라고 했는데 정작 저는 그때가 생각이 안 나더라고요.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Sei stato una persona incredibilmente importante, nella mia vita." fosse un momento che nemmeno ricordavo.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Υπήρξες ένας σημαδιακός άνθρωπος στην ζωή μου" ήταν μια στιγμή που ούτε καν θυμόμουν.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Ти зіграв неймовірно важливу роль в моєму житті" - це той вчинок, якого я навіть не пам'ятаю.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile.'Ти си невероятно важен човек в живота ми,' това беше момент, който аз даже не помня.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."Ты сыграл невероятно важную роль в моей жизни", — это был момент, который я совершенно не помню.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."אתה אדם נורא חשוב בחיי", הוא רגע שאפילו לא זכרתי.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile."لقد كنت شخصية غاية الأهمية في حياتي، " وهذه اللحظة التي لا أتذكرها على الأطلاق.
"Benim için olağanüstü önemli bir insansın," ve ben bu anı hatırlamıyorum bile.人生に多大な影響を与えた瞬間を 私は覚えてさえもいないのです そういった瞬間を経験した方はいますか?
Ben mi?! Ben hatırlamıyorum bile.強すぎないかしら?
Ben mola verdiğimizi hatırlamıyorum.Je n'ai pas dit qu'il était temps de faire une pause.
Ben mola verdiğimizi hatırlamıyorum.Non ho detto di prendervi una pausa.
Ben mola verdiğimizi hatırlamıyorum.Δεν είπα ότι έχουμε διάλειμμα.
Ben mola verdiğimizi hatırlamıyorum.Я не давал приказ на отдых. Нужно пробежать ещё 3 мили...
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorumClaro que estamos falando do Vietnã do Norte.
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorumHet gaat natuurlijk om Noord-Vietname.
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorum아까 내 뇌가 뭐라고 했는지는 모른다 (장난).
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorumNemapatuju si, co říkal můj mozek.
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorum Tabi ki Kuzey Vietnam.Не пам'ятаю, що мій мозок сказав, але ми, звичайно, говоримо про Пн.В'єтнам.
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorumTôi không nhớ não tôi thực sự nói gì.
Beynimin tam olarak ne dediğini hatırlamıyorumコースの北ベトナム。
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Así que un día yo estaba en frente de su casa haciendo algo jugando, haciendo algo, no sé qué.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Deci într-o zi, sunt în faţa casei făcând ceva -- mă jucam, făceam ceva -- nu mai ştiu ce.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Egy nap a ház előtt csináltam valamit - csak játszottam valamit - már nem tudom, mit.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.어느 날, 저는 집 앞에서 뭔가를 하고 있었습니다. 그냥 뭔가를 하며 노는 것 있잖아요. 뭐였는지는 모르겠네요.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Op een dag was ik voor het huis iets aan het doen, beetje spelen, iets doen -- ik weet niet wat.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Poi un giorno, sono davanti casa a fare qualcosa -- giocherellando, facendo qualcosa -- non so cosa.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Tak jednoho dne, byl jsem před domem a něco jsem dělal - jen jsem si tak hrál a něco dělal - nevím co.
Bir gün evin önünde bir şey yapıyordum, etrafta geziniyor, bir şeyler yapıyordum, tam olarak hatırlamıyorum.Takže jedného dňa, som pred domom, robím niečo -- len sa hrám, niečo robím -- neviem čo.