Ben onunla bir yerde tanıştığıma eminim, ama onun kim olduğunu hatırlamıyorum.I am sure I met him somewhere, but I do not remember who he is.
Belki benim doğum günümü hatırlamıyor.Perhaps she doesn't remember my birthday.
Onu kabul ettiğimi hatırlamıyorum.I don't remember agreeing to that.
Romanı okumuş olabilirim ama hatırlamıyorum.I may have read the novel, but I don't remember it.
Ben mektubu gördüğümü hatırlamıyorum ama belki onu okudum.I do not remember seeing the letter, but perhaps I read it.
İş için ödeme yapıldığını hatırlamıyorum.I don't remember getting paid for the work.
Sizinle ne zaman ve nerede karşılaştığımı hatırlamıyorum.I don't remember when and where I met you.
Sen hatırlamıyorsun. Ben asla unutmam.You don't remember, I'll never forget.
Dün sözlükte baktığım kelimenin anlamını hatırlamıyorum.I can't remember the meaning of the word that I looked up yesterday.
Ben hatırlamıyorum.I don't recall.
İki yıl önce seni gördüğümü hatırlamıyorum.I don't remember seeing you two years ago.
O şarkının melodisini hatırlamıyorum.I can't remember the tune of that song.
Anahtarımı nereye koyduğumu hatırlamıyorum.I don't remember where I put my key.
Adamı gördüğümü hatırlamıyorum.I have no recollection of seeing the man.
Ben büyük annemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember my grandmother's face accurately.
Onun ismini hatırlamıyorum.I don't remember his name.
Onu adının nasıl hecelendiğini hatırlamıyorum.I can't remember how to spell her name.
Gerçeği söylemek gerekirse, dün söylediğim hiçbir şeyi hatırlamıyorum.To tell the truth, I don't remember anything I said yesterday.
Ne olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember what happened.
Onunla ilk tanışmamı hatırlamıyorum.I don't remember when I first met him.
Ben senin adını hatırlamıyorum.I don't remember your name.
Adınızı hatırlamıyorum.I don't remember your name.
Onunla ilk kez ne zaman karşılaştığımı hatırlamıyorum.I don't remember the first time I met him.
Onunla ilk olarak ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum.I don't remember when the first time I met him was.
Artık ne olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember what happened anymore.
Son kez bir ağaca ne zaman tırmandığımı hatırlamıyorum.I don't remember the last time I climbed a tree.
Ne aradığımı hatırlamıyorum.I don't remember what I was looking for.
Mektubu postaladığımı hatırlamıyorum.I don't remember mailing the letter.
Senin ne kadar uzun boylu olduğunu hatırlamıyorum.I don't remember how tall you are.
O, seni benimle tanıştırmıştı, hatırlamıyor musun?He introduced you to me, don't you remember?
Ne yaparsam yapayım onun telefon numarasını hatırlamıyorum.I can't remember her phone number no matter how much I try.
Tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember exactly.
Senin yüzünü hatırlıyorum ama senin adını hatırlamıyorum.I remember your face, but I don't remember your name.
Onun yüzünü hatırlıyorum ama onun adını hatırlamıyorum.I remember her face, but I don't remember her name.
Sonunda nasıl Boston'da olduğumuzu hatırlamıyorum.I don't remember how we ended up in Boston.
Tom anahtarını nereye koyduğunu hatırlamıyor.Tom doesn't remember where he put his key.
Tom ne olduğunu hatırlamıyor.Tom doesn't remember what happened.
Tom ışığı kapattığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember turning off the light.
Tom adımı hatırlamıyor.Tom doesn't remember my name.
Tom kapıyı kilitleyip kilitlemediğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember if he locked the door.
Tom onu söylediğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember having said that.
Tom, tam olarak ne olduğunu hatırlamıyor.Tom doesn't remember exactly what happened.
Tom Boston'a ne zaman taşındığını hatırlamıyor.Tom can't remember when he moved to Boston.
Mademki sen ondan bahsediyorsun, Tom'u bugün sınıfta gördüğümü hatırlamıyorum.Now that you mention it, I don't remember seeing Tom in class today.
Tom'un kırmızı bir çanta taşıdığını hiç hatırlamıyorum.I don't remember ever seeing Tom carrying a red bag.
Tom Mary ile ilk kez ne zaman tanıştığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember the first time he met Mary.
Mary'ye yardım etmeyi kabul ettiğini hatırlamıyor.Tom doesn't remember agreeing to help Mary.
Tom o gün ne olduğu hakkında çok şey hatırlamıyor.Tom doesn't remember too much about what happened that day.
Tom Mary'yi son kez ne zaman gördüğünü hatırlamıyor.Tom doesn't remember the last time he saw Mary.
Tom şifresini hatırlamıyor.Tom doesn't remember his password.
Tom herkesin onun yaptığını söylediğini yaptığını hatırlamıyor.Tom doesn't remember doing what everybody says he did.
Tom cüzdanını nereye koyduğunu hatırlamıyor.Tom can't remember where he put his wallet.
Bira cevaptır ama sorunun ne olduğunu hatırlamıyorum!Beer is the answer, but I don't remember the question!
Ben artık hatırlamıyorum.I don't remember anymore.
Onun bahsini işittiğimi hatırlamıyorum.I don't remember having heard of her.
Babaannemin yüzünü tam olarak hatırlamıyorum.I don't remember my grandmother's face exactly.
Onun Boston'a ne zaman taşındığını hatırlamıyorum.I can't recall when he moved to Boston.
Şimdi başka bir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything else right now.
Şu anda başka bir şey hatırlamıyorum.I don't remember anything else at this time.
Arabamı nereye bıraktığımı hatırlamıyorum.I don't remember where I left my car.