1928 - Suni solunum cihazı ilk kez Boston'daki bir çocuk hastanesinde kullanıldı.1928 – Először használnak vastüdőt egy bostoni gyermekkórházban.
Henri Rousseau, 2 Eylül 1910 günü Paris'te Necker Hastanesi'nde ölmüştür.Üszkösödésben halt meg 1910. szeptember 2-án a párizsi Necker kórházban.
Walt babaannesiyle beraber Hurley'i akıl hastanesinde ziyarete gider.Hurleyt az elmegyógyintézetben meglátogatja Walt.
Buffy yine kendini akıl hastanesinde görür.Sawyer újra a ketrecben találja magát.
Aynı yıl Devlet Hastanesi karşısında, Sağlık Eczanesi'ni açtı.Ugyanezen évben gyógyszertár is nyílt benne.
Tümen Hayvan Hastanesi'ne atandı.A helyszínről azonnal egy állatkórházba szállították.
Cepheye gidip yaralanan öğrenciler; okulun hastanesinde tedavi edilmekteydi.A sebesülteket ellátták az iskolában felállított kórházban.
Earlswood Hastanesi'nde doktor olarak çalışmış ve 1859'da Londra Hastanesine atanmıştır.Patikusinasként dolgozott Edmondsban, majd 1815-től felcser volt Londonban.
Mesleğinin büyük bir bölümünü Houston'da Methodist Hastanesi'nde geçirdi.Orvosi gyakorlatának egy részét egy indiai missziós kórházban töltötte.
1909'da tıp okulundan mezun olmuş Heidelberg'deki bir psikiyatri hastanesinde çalışmaya başlamıştır.Az orvosi tanulmányait 1909-ben fejezte be, majd ezt követően a heidelbergi pszichiátriai intézet orvosa lett.
Uçak kazasında yaralanan Mark Sloan, Seattle Grace Mercy West hastanesinde hayatını kaybeder.Dr. Meredith Grey-t alakítja, aki egy sebészeti rezidens a seattle-i Seattle Grace Mercy West Kórházban.
Moda Hastanesi’nde 2,5 ay yattı.Később két és fél hónapot egy magánszanatóriumban töltött.
Orada bir akıl hastanesine yerleştirildi.Egy elmegyógyintézet területén található.
Devamında Berlin'deki Charite Hastanesi'nde çalışmalarını sürdürdü.Rövidebb ideig a berlini Charité Klinikán is dolgozott.
Ran tutuklanarak akıl hastanesine yatırılır.Gyilkosság vádjával letartóztatták, és pszichiátriai klinikán kezelték.
Bu esnada aklını kaybetti ve birkaç ay bir akıl hastanesinde tedavi gördü.Idegileg azonban összeomlott, és emiatt utolsó éveit elmegyógyintézetben töltötte.
Brian, Stewie'ye bir akıl hastanesinde ziyarete gider.Elisabeth meglátogat egy elmegyógyintézetet.
Mihalkov, bir Moskova hastanesinde 96 yaşındayken uykusunda öldü.Mikhalkov kuoli nukkuessaan 96-vuotiaana Moskovan sairaalassa.
Ardından, Bellevue Hastanesi'ne kaldırıldı.Hänet vietiin Bellevue Hospitaliin.
Kendisi de bir dönem Hurley'in tedavi gördüğü Santa Rosa akıl hastanesinde tedavi almıştır.Hän oleskeli myös Santa Rosan mielisairaalassa, jossa myös Hurley oli hoidossa.
1928 - Suni solunum cihazı ilk kez Boston'daki bir çocuk hastanesinde kullanıldı.1928 – Rautakeuhkoa (hengityslaite) käytettiin ensimmäistä kertaa lastensairaalassa Bostonissa.
Blida-Joinville Psikiyatrik Hastanesi’nde psikiyatristlik işi buldu.Hän sai nimityksen psykiatrin virkaan Blida-Joinvillen psykiatrisessa sairaalassa.
1901 yılında, Frankfurt Akıl Hastanesi'nde yatan Auguste Deter adındaki bir hastayı gözlemlemeye başladı.Vuonna 1901 Alzheimer tarkkaili naispotilasta Auguste Deteriä Frankfurtin mielisairaalassa.
Köyde devlet hastanesi bulunmaktadır.Kaupungissa on valtionsairaala.
1909'da tıp okulundan mezun olmuş Heidelberg'deki bir psikiyatri hastanesinde çalışmaya başlamıştır.Jaspers valmistui vuonna 1909 ja alkoi työskennellä psykiatrisessa sairaalassa Heidelbergissä.
Grace kardeşler, şimdi bir psikiyatri hastanesinde olan büyük teyzeleri Lucinda'yı ziyaret ederler.Lapset päättävät vierailla psykiatrisessa sairaalassa olevan isotätinsä Lucindan luona kysymässä neuvoja.
Christian Shephard, oğlu Jack Shephard'ın da çalıştığı St. Sebastian Hastanesinde cerrahtır.Christian Shephard on St. Sebastian -sairaalan leikkauspäällikkö, joka on toipumassa alkoholismista.
Orada bir akıl hastanesine yerleştirildi.Hän olikin joutunut psykiatriseen sairaalaan.
St Mungo Sihirsel Hastalıklar ve Sakatlıklar Hastanesi'ne kaldırılmıştır.St Mungo's Hospital for Magical Maladies and Injuries) on sairaala, jossa hoidetaan taikatauteja ja -vammoja.
New York'taki Mount Sinai Hastanesi'nde tedavi edildi.Hänet vietiin Mount Sinai Medical Centeriin hoidettavaksi.
Rhoads, 6 Aralık 1956'da Kaliforniya'nın Santa Monica kentindeki, St. John's Hastanesinde doğdu.Randy syntyi 6. joulukuuta 1956 St. Johnin sairaalassa, Santa Monicassa, kolmilapsiseen perheeseen.
2012 yılından itibaren Dünya Göz Hastanesi’nde operatör doktor olarak çalışmaya başladı.Vuodesta 2012 lähtien Puolamäki on toiminut Työterveyslaitoksen tutkijana.
Tümen Hayvan Hastanesi'ne atandı.Koe toistettiin Eläintarhan kentällä.
Ayrıca Medical Center Hastanesinde mezun bir hemşire olarak çalışmaya başladı.Samaan aikaan hän toimi myös yliopiston sairaalan apulaislääkärinä.
Lennon, Roosevelt hastanesine götürülürken öldü.Hän kuoli verenhukkaan Rooseveltin sairaalassa.
James kendisini yıllar öncesinde, bir akıl hastanesinde bulur.Billy-setä on joutunut vuosia sitten mielisairaalaan.
Eşini akıl hastanesinden kurtardı ama ölümün eşiğinden döndü.Hän joutui mielisairaalaan, pakeni sieltä ja surmasi vaimonsa.
Tıbbiyeden mezun olduktan sonra, bir sene Manastır Askeri Hastanesi'nde görev yaptı.Ennen päätöstä Eerolainen oli viettänyt kuukauden sotilassairaalassa.
Zaman zaman ensestin failleri psikiyatrik tedavi almak üzere psikiyatri hastanesine sevk edilebilir.Vankeus voidaan myös korvata pakkohoidolla psykiatrisessa hoitolassa.
Bunu kaldıramaz ve akıl hastanesine kaldırılır.Tyttö sekoaa ja joutuu mielisairaalaan.
Mihalkov, bir Moskova hastanesinde 96 yaşındayken uykusunda öldü.Ο Μιχαλκόφ πέθανε στον ύπνο του 96 ετών σε νοσοκομείο της Μόσχας.
Başarısız olan bu girişimden sonra bir akıl hastanesine yatırıldı ve 29 Temmuz 1856’da orada öldü.Από τότε νοσηλευόταν σε νευρολογική κλινική και τελικά πέθανε στις 29 Ιουλίου 1856.
Prenses Beatrice 8 Ağustos 1988 yılında Londra'da bulunan Portland Hastanesi'nde dünyaya geldi.Η Βεατρίκη γεννήθηκε στις 8 Αυγούστου 1988 στο Νοσοκομείο Πόρτλαντ του Λονδίνου.
Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde Radyoloji ve Radyoterapi İhtisası yapmıştır.Στην Άγκυρα αναφέρθηκαν έκρηξη και πυροβολισμοί στο κτήριο του κρατικού ραδιοσταθμού.
İstanbulda Sankt-George Hastanesinde çalıştı.Εργάστηκε αρχικά στο νοσοκομείο St.
Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi'nde kalbinden ameliyat oldu.Σε νοσοκομείο της πόλης του Σαντιάγο του έκαναν εγχείριση καρδιάς.
Fürth'de bir Amerikan askeri hastanesinde öldü.Γεννήθηκε σε ένα Αμερικανικό στρατιωτικό νοσοκομείο στον Παναμά.
1885'te Toppan Cambridge Hastanesi'nde hemşirelik eğitimi görmeye başladı.I 1885 begyndte Toppan sygeplejerskeuddannelsen på Cambridge Hospital.
Film Los Angeles Orthopedi Hastanesi'ne fon sağlamak için kullanılmıştır. ...Filmen blev brugt som en fundraiser for Los Angeles Orthopedic Hospital...
Bunu kaldıramaz ve akıl hastanesine kaldırılır.De vil ikke lytte til hende og fjerner hende ved at sende hende på en sindssygeanstalt.
76 yaşında, Princeton Hastanesi’nde gece saat 01.55'te yaşamını yitirdi.Prins Christian blev født på Rigshospitalet klokken 01.57.
Özel Okmeydanı Hastanesi Özel Hastahaneleridir.Sygehuset i Sønderborg skal være specialsygehus.
Ailesi, onu Kowloon St.Teresa Hastanesi'ne götürdü.Politiet førte Mijailović til Sankt Görans sjukhus.
Çok sayıda özel ve devlet hastanesi barındırır.Der er et par offentlige og private klinikker.
Bir polis memurunu öldürmekten suçlanır ve 1992 senesinde bir akıl hastanesine kapatılır.Han blir anklaget for å ha drept en politibetjent og blir tvangsinnlagt på et mentalsjukehus i 1992.
1752 - Amerika Birleşik Devletleri'nin ilk hastanesi, Pensilvanya'da açıldı.1752 – Det første sykehuset i USA blir åpnet i Pennsylvania.
İki gün sonra Paris yakınlarındaki Charenton akıl hastanesine gönderildi.To dager senere ble han overført til sinnssykehuset ved Charenton i nærheten av Paris.
Kraliçe Mary hastanesine gitti.Marianne på sykehus.
Onun delirdiğine kanaat getiren vicdansız kocası onu bir akıl hastanesine kapattırır.Den følelseskalde ektemannen missliker hennes valg og får henne sperret inne på sinnssykehus.
St Thomas Hastanesi Merkezi, Londra'da bulunan büyük NHS eğitim ve araştırma hastanesidir.St. Thomas' Hospital er et stort NHS-sykehus i Lambeth i London.