hastalarım ile cümle
hastalarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hastalarımın çoğu bana kasaba dışından geliyor.The majority of my patients come to me from out of town.
Bekleyen hastalarım var.I have patients waiting.
Hastalarımdan biri Tom'du.Tom was one of my patients.
Görecek hastalarımız var.We've got patients to see.
Bana ihtiyacı olan hastalarım var.I have patients who need me.
Tom benim hastalarımdan biridir.Tom is one of my patients.
Bu yüzden hastalarımızın çoğu kadın ve çocuklardan oluşuyor ve bizim arka bahçemizdeler.So our patients are women and children. And they are in our backyard.
Bu yola sadık kalmak, hastalarımız ve bilim için daha iyi olacaktır.Staying true to that path will be better for our patients and better for science.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60 percent of our asthma, stroke patients receive incomplete or inappropriate care.
Hastalarım beni doktor diye çağırabilirdi mesela.My patients would call me "doctor."
Yemek yemeyi reddeden hastalarımız var.There are patients who don't eat.
Ve hastalarım da araba değildir; belirtilerini her zaman aynı yoldan aktarmazlar.And my patients aren't cars; they don't tell me their symptoms in the same way each time.
Dedi ki, "Hastalarimla iliskim eskisi gibi degil."Well you know, I don't deal with patients the same way anymore.
Ve şu an için bunu yapmak benim ve hastalarım için fazlasıyla zor.And it's just too hard to use now and for my patients today.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.This was one of our first patients, Chris.
Ve hepsinden önemlisi hastalarımız bundan memnunlar.And the most important thing is our patients have appreciated it.
Bu reboksetin isimli bir ilaç. ben de zaman zaman hastalarıma reçete etmiştim.This is a drug called reboxetine. This is a drug that I myself have prescribed to patients.
Ve aslında bu çok da basittir, hastalarımızı daha iyi yapabilmek.And that is really very simple, to make our patients better.
Durum ne bizler ne de hastalarımız için istikrarlı değil." diye de ekledi.This situation is not stable -- neither for us, nor for our patients," he added.
Yıllar geçtikçe ‘hastalarımın’ beni tanıdığının farkına varıyorum.As the years go by, I realise that my "patients" recognise me.
Hastalarımdan biri Tom'du.Tom era uno de mis pacientes.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60% chorych na astmę i po udarze spotyka to samo.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60% dintre pacienții cu astm, cu atac cerebral primesc îngrijire incompletă sau inadecvată.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60% dos nossos pacientes asmáticos ou vítimas de AVC recebem tratamento incompleto ou inadequado.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.천식과 뇌졸증 환자의 60%가 부적절한 치료를 받고 있습니다.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60 phần trăm bệnh nhân hen suyễn, đột quỵ nhận được sự quan tâm không đầy đủ hoặc không thích đáng
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60 procent van onze astma- en beroertepatiënten krijgen onvolledige of onaangepaste zorg.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60 Prozent unserer Asthma- und Schlaganfall-Patienten erhalten unvollständige oder unangebrachte Behandlung.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60% наших пациентов с астмой и параличом получают недостаточное или неподходящее лечение.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60 процента от пациентите ни с астма или удар получават непълни или недостатъчни грижи.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.60 في المائة لدينا الربو، مرضى السكتة الدماغية تلقي الرعاية غير مكتملة أو غير مناسب.
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.זוכים לטיפול חלקי או לא מתאים. 60 אחוזים מחולי הקצרת והשבץ שלנו
Astım, inme hastalarımızın yüzde 60'ı yetersiz veya uygunsuz bakım görüyor.脳卒中患者の 60% が 不完全あるいは 不適切な治療を受けています 2百万人もの患者が
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Această experienţă m-a învăţat să empatizez mai mult cu pacienţii, în special cu cei cu probleme de retină.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Deze ervaring heeft me geleerd om me meer in te leven in mijn patiënten, en vooral die met retinale ziekten.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Esta experiencia me enseñó a identificarme más con mis pacientes y, en especial, con enfermedades de retina.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.이런 경험은 제 환자들, 특히 망막 질환을 앓고 있는 환자들과 더 공감을 느끼게 되었습니다.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Táto skúsenosť ma naučila viac súcitiť s mojimi pacientami a hlavne s tými s ochoreniami sietnice.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Tato zkušenost mě naučila více soucítit s mými pacienty, obzvlášť s těmi, kteří trpí problémy sítnice.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.To doświadczenie nauczyło mnie rozumieć, co czują moi pacjenci, zwłaszcza ci z chorobami spojówki.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Цей випадок навчив мене більше співпереживати пацієнтам, особливо із захворюваннями сітківки ока.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.Этот случай научил меня больше сопереживать пациентам, особенно с заболеваниями сетчатки глаза.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.החוויה הזו לימדה אותי להזדהות יותר עם המטופלים שלי, ובמיוחד עם אלו עם מחלות רשתית.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.هذه التجربة علمتني كيف أتعاطف أكثر مع مرضاي، و خصوصا هؤلاء المصابين بأمراض الشبكية.
Bu deneyim bana hastalarımla daha çok empati kurmayı öğretti, ve özellikle retinal hastalığı olanlarla.自分の患者 特に網膜の病気を患っている方たちの 大変さがよくわかりました 世界には3700万人も
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Acesta a fost unul dintre primii noştri pacienţi, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.C'était un de nos premiers patients, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Das war einer unserer ersten Patienten, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Đây là một trong những bệnh nhân đầu tiên của chúng tôi, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Dit was één van onze eerste patiënten, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Ecco uno dei nostri primi pazienti, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Hicimos esto en uno de nuestros primeros pacientes; Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.이 분은 우리의 첫 환자들의 하나인 크리스입니다.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.To jeden z pierwszych pacjentów, Chris.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Αυτός ήταν ένας από τους πρώτους μας ασθενείς, ο Κρις.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Това е един от първите ни пациенти, Крис.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.Это один из первых пациентов, Крис.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.זהו כריס, אחד המטופלים הראשונים שלנו.
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.وهذا كان مريضنا الأول ، "كريس".
Bu ilk hastalarımızdan bir tanesi, Chris.左側は8ヶ月使っている