hastalıkta ile cümle

hastalıkta kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Cuando yo era un estudiante, la tasa de mortalidad era más o menos del 95%.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Diákkoromban ennek a halálozási aránya 95 százalék körül volt.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Když jsem byl student, úmrtnost činila zhruba 95 procent.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Keď som bol študent, úmrtnosť bola približne 95 %.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Ketika saya masih di sekolah medis, angka kematiannya sekitar 95 persen.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Khi tôi còn là một sinh viên, tỉ lệ tử vong luôn ở vào mức 95%.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Kiedy byłem studentem, umieralność wynosiła ok. 95%.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.När jag var student, så var dödligheten ungefär 95 procent.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Quand j'étais étudiant, le taux de mortalité était à 95% environ.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Quando ero uno studente, il tasso di mortalità si aggirava attorno al 95 percento.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Quando eu era estudante, a taxa de mortalidade era de cerca de 95%.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Toen ik nog studeerde, was het sterftecijfer ongeveer 95 procent.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Όταν ήμουν φοιτητής το ποσοστό θνησιμότητας ήταν περίπου 95%.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Когда я был студентом, уровень смертности был примерно 95 процентов.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.Коли я був студентом, показник смертності сягав близько 95 відсотків.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.כשהייתי סטודנט, אחוז התמותה היה 95 אחוזים.
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.عندما كنتُ طالباً، كان معدل الوفيات حوالي 95%
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.當我仲係學生嘅時候 死亡率係大概 95%
Ben öğrenciyken bu hastalıktan ölüm oranı yaklaşık yüzde 95'ti.私が学生の頃の死亡率は 約95%でした 25年 30年が経った今日
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaEu, Oh Ha Ni, impreuna cu mirele Baek Seung Jo, il voi iubi si respecta, orice ar fi.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaIk, Oh Ha Ni, zal bruidegom Baek Seung Jo, voor altijd liefhebben en respecteren tot de dood ons scheidt.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaIo, Oh Ha Ni, con lo sposo Baek Seung Jo, lo amerò e rispetterò per sempre, qualsiasi cosa accada.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaJAg, Oh Ha Ni, med brudgummen Baek Seung Jo, kommer å älska och respektera för alltid
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaJa, Oh Ha Ni... z moim mężem Baek seung Jo... będziemy się kochać i szanować aż do śmierci
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaJaz, Oh Ha Ni, bom ženina Baek Seung Joja, vedno ljubila in spoštovala ne glede na vse.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaMoi, Oh Ha Ni, j'aimerai et respecterai le marié Baek Seung Jo, pour toujours quoi qu'il arrive.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaΕγώ, η Ο Χα Νι, τον σύζυγο μου Μπεκ Σουνγκ Τζο, θα τον αγαπάω και θα τον σέβομαι, ό,τι κι αν γίνει.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaЯ, О Ха Ни, жениха Бэк Сын Чжо, буду любить и уважать вечно, сколько бы ни потребовалось.
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağıma,אני, או הא ני ,ביחד עם החתן בק סונג ג'ו ,אוהב ואכבד, בכל מה שדרוש
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağımaأنا اه ها إن بأن العريس بيك سيونغ جو سأحبه و أحترمه للأبد مهما كلف الأمر
Ben, Oh Ha Ni damadım Baek Seung Jo'yu hastalıkta sağlıkta sevip saygı duyacağıma私の新郎ペク・スンジョに誓います 富める時も 病める時も 彼を愛し 尊敬する事を誓います また年長者を尊重する事と 献身的な妻である事を誓います
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.이제 우리에게 30개의 신종 유행병과는 또 다른 새로운 질병이 나타났어요.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.A mohli jsme pozorovat novou nemoc, mimo okruh těch 30 nových infekčních nemocí.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Et nous avons découvert une nouvelle maladie, différente des 30 nouvelles maladies transmissibles émergentes.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Şi am văzut o nouă boală, nu ca cele 30 de boli transmisibile nou apărute.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Und wir haben noch eine neue Kranheit erlebt, anders als die 30 neuen übertragbaren Krankheiten.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.We hebben een nieuwe ziekte zien opkomen, die niet lijkt op die 30 nieuwe besmettelijke ziekten.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Y hemos visto una nueva enfermedad, diferente de las 30 nuevas enfermedades contagiosas emergentes.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.И видяхме една нова болест, различна от 30-те нововъзникващи заразни болести.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.Но мы узнали и о новой болезни, не сравнимой с теми 30 новыми инфекционными заболеваниями.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.וראינו מחלה חדשה, לא כמו 30 המחלות המדבקות החדשות.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.ولقد شهدنا مرض جديد، ليس مثل رواية 30 الأمراض المعدية الناشئة.
Bir hastalık daha ortaya çıktı, üstelik bu yeni ortaya çıkan 30 bulaşıcı hastalıktan farklı.その病気は「突然金持ち病」です (笑)
Bu hastalığın adını daha önce duymadınız. Ama bu hastalıktan etkilenenler Ebola'dan çok daha fazla.Ni har aldrig hört talas om sjukdomen, men det är många fler som drabbats av denna sjukdomen än av ebola.
Bu hastalığın adını daha önce duymadınız. Ama bu hastalıktan etkilenenler Ebola'dan çok daha fazla.Nikdy jste o této nemoci neslyšeli a přitom je jí nakaženo daleko více lidí než ebolou.
Bu hastalığın adını daha önce duymadınız. Ama bu hastalıktan etkilenenler Ebola'dan çok daha fazla.Nunca han oído sobre la enfermedad, pero hay muchos más afectados por esta enfermedad que por el ébola.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Értelmetlen halálok százezrei, egy olyan országban, amit minden másiknál jobban súlytott ez a betegség.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Honderdduizenden nodeloze doden in een land dat al meer dan elders geplaagd is door deze ziekte.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.그 어느 나라보다 이 질병에 가장 심각하게 피해를 본 곳에서 수백 수천의 불필요한 죽음이 초래되었습니다.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Stovky tisícov zbytočných úmrtí v krajine, ktorá bola touto chorobou zamorená horšie ako ktorákoľvek iná.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Stovky tisíc zbytečných obětí v zemi, která trpěla touto nemocí více než kterákoliv jiná.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Sute de mii de decese absolut gratuite într-o ţară devastată mai mult decât oricare alta de această boală.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Сотни тысяч напрасных смертей в стране, которая пострадала от этой чумы больше, чем любая другая.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.Стотици хиляди ненужни смърти в страна, която е била поразена повече от всяка друга от тази болест.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.מאות אלפי מקרי מוות מיותרים במדינה שמגפת האיידס בה חמורה יותר מאשר בכל מדינה אחרת.
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.مئات من الآلاف من الوفيات التي لا ضرورة لها في دولة عانت كثيراَ أكثر من أي دولة من هذا المرض .
Bu hastalıktan en çok etkilenen bir ülkede yüzbinlerce anlamsız ölüm meydana geldi.何十万人もの国民に 不必要な死をもたらしたのです それとこれとは関係ないなどと
Bu hastalıktan ölen ama hamile olmayan bayan görmedim.1967年にWHOは病気の根絶を目指して
Bu hastalıktan ölen ama hamile olmayan bayan görmedim.Ich habe ausschliesslich schwangere Frauen daran sterben sehen.
Bu hastalıktan ölen ama hamile olmayan bayan görmedim.Ik heb nog nooit iemand eraan zien doodgaan, die geen zwangere vrouw was.

İlgili Sayfalar