hastalığı ile cümle

hastalığı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O, kızın hastalığından bahsetti.He talked about her illness.
Benim kötü bir kalbim var. Koroner arter hastalığı.I've got a bad heart: coronary artery disease.
Mononükleoz da öpüşme hastalığı olarak bilinir.Mononucleosis is also known as the kissing disease.
Onlar teyzelerinin hastalığından üzüntü duyuyorlardı.They were grieved by the illness of their aunt.
O, Alzheimer hastalığı hakkında bir konuşma yaptı.He gave a speech about Alzheimer's disease.
Bu bir kafa derisi hastalığı.It's a scalp disease.
Hastalığım bulaşıcı.I'm contagious.
Dün hastalığından dolayı işe gelmediğini duydum.I heard that you were out sick yesterday.
Hastalığın daha da kötüleşirse, bir uzman doktoru ara.If your illness becomes worse, call in a specialist.
Hastalığım yüzünden bugün ziyaret edemedim.I could not visit today because of my illness.
Tom'un bulaşıcı bir hastalığı var.Tom has a contagious disease.
Tom'un nadir görülen bir hastalığı var.Tom has a rare disease.
Tom'un ender bir hastalığı var.Tom has a rare disease.
Tom öğretmenine gelmeme nedeninin hastalığı olduğunu söyledi.Tom told his teacher that the reason he had been absent was that he had been sick.
Doktor Tom'un hastalığının bulaşıcı olmadığını söyledi.The doctor told us that what Tom has isn't contagious.
Tom'un tedavi edilemez bir hastalığı var.Tom has an incurable disease.
Tom'un hastalığı çok fazla yemek yemekten ileri geldi.Tom's illness resulted from eating too much.
Tom'un hastalığının nedeni aşırı yemekti.The cause of Tom's illness was overeating.
Tom'un hastalığı çok fazla yemekten sonuçlandı.The reason Tom got sick was because he overate.
Tom'un hastalığının nedeni fazla yemekti.The reason Tom got sick was because he overate.
Kocam, hastalığıyla uzunca bir süre savaştıktan sonra vefat etti.My husband passed away after having fought against his illness for a long time.
Tom hastalığından sonra okyanusun yanında iyileşti.Tom convalesced near the ocean after his illness.
Daha önce bu hastalığı geçirdim.I had this illness before.
Tom hastalığı hakkında konuşmak istemedi.Tom didn't want to talk about his illness.
Henüz bu hastalığı atlatmadım.I have not yet recovered from this disease.
Onun hastalığının bir çaresi yoktur.His illness is without a cure.
Tom'un bulaşıcı bir hastalığı olduğunu bilmiyordum.I didn't know Tom had a contagious disease.
Gözyaşı Otu çok sayıda hastalığı tedavi edebilir.Job's tears can cure a large number of diseases.
Tom hastalığını bir sır olarak tutuyor.Tom kept his illness a secret.
Onun Parkinson hastalığı vardı.He had Parkinson's disease.
Parkinson hastalığı mı vardı?Did he have Parkinson's disease?
Onda Parkinson hastalığı mı vardı?Did she have Parkinson's disease?
"Tom'un hastalığı ne kadar ciddi?" "En kötü ihtimalmiş gibi endişelenmeliyiz.""How serious is Tom's sickness?" - "We should fear the worst."
Bu hastalığın görüldüğü kişiler genelde paranoyaktır.People with this disease are usually paranoid.
Şeker hastalığınız var mı?Do you have diabetes?
Tom, koyununun şap hastalığına yakalandığını düşündü.Tom thought his sheep were infected with foot-and-mouth disease.
Dr. Sagan miyelodisplazi adlı ender bir kemik iliği hastalığından muzdaripti.Dr. Sagan suffered from a rare bone marrow disease called myelodysplasia.
Senin bir bulaşıcı hastalığın var.You have an infectious disease.
Onların bulaşıcı bir hastalığı var.They have an infectious disease.
Koyun damla hastalığından ölüyor.The sheep is dying of gid.
Senin hiç ciddi bir hastalığın olmadı değil mi?You've never had a serious illness?
Mary hastalığı olmasına rağmen çalışmaya devam etti.Mary kept working despite her illness.
Akıl hastalığı herkesi etkileyebilir.Mental illness can affect anyone.
Tom'un hastalığı onun uykusunu etkiliyor.Tom's disease affects his sleep.
Glutensiz diyet, çölyak hastalığı için en etkili tedavi yöntemidir.A gluten-free diet is the most effective treatment for coeliac disease.
Hastalığım nedeniyle, seni ziyaret edemedim.Due to my illness, I couldn't visit you.
Bu hastalığın tedavisini keşfettiler.They developed a treatment for this disease.
O hastalığı nedeniyle yok.He's absent due to his sickness.
Alzheimer hastalığı tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir.Alzheimer's disease affects nearly 50 million people around the world.
Yaklaşık 29 milyon Amerikalı'ya şeker hastalığı teşhisi kondu.About 29 million Americans have been diagnosed with diabetes.
Deneyimsiz dağcılar sıklıkla irtifa hastalığına yakalanırlar.Inexperienced climbers often suffer with altitude sickness.
Akıl hastalığı bir hastalıktır.Mental illness is a disease.
Tom'un ender bir cilt hastalığı var.Tom has a rare skin disease.
Hastalığın seyri endişe veriyor.The prognosis is alarming.
Sonuçta, bu şeker hastalığı diyarı.After all, this is the land of diabetes.
Onun şeker hastalığı var ve bu yüzden onlar onun ayaklarımı kestiler.She has diabetes and so they chopped off her feet.
Uykusuzluk hastalığım var.I have insomnia.
Obezite, diyabet ve kalp hastalığı riskini arttırır.Obesity increases risks of diabetes and heart disease.
Nadir bir hastalığım var.I have a rare disease.
Hastalığım beni öldürecek.My disease will kill me.

İlgili Sayfalar