hassas ile cümle

hassas kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.Magnetická rezonancia (MRI) je dokonale citlivá pre odhaľovanie nádorov, ale aj veľmi drahá.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.MRI hoạt động rất nhạy trong việc tìm ra khối u, nhưng giá thành cũng rất cao.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.MRI는 매우 정밀하게 종양를 찾지만, 비용이 매우 많이 듭니다.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.MRI má velkou citlivost na nádory, ale je taky velmi drahé.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.MRI-scans zijn erg goed in het vinden van tumoren maar ook heel erg duur.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.Rezonans magnetyczny doskonale wykrywa nowotwory jest jednak bardzo drogi.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.Şi examenul RMN este extrem de sensibil la depistarea tumorilor, dar este de asemenea foarte scump.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.Und ein MRI ist sehr leistungsfähig, um Tumore zu finden, aber es ist auch sehr teuer.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.А МРТ чутливе виключно до пухлин, і до того ж дуже дороге.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.ומכשיר ה-MRI רגיש ביותר באיתור גידולים, אלא שהוא גם מאוד יקר.
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.والرنين المغناطيسي مبهر في كشف الاورام ولكنه مكلفٌ جداً
MR ise tümör tespitinde hassas olmasına karşın son derece pahalı bir yöntem.非常に高価でもあります 多大な影響を及ぼしたテクノロジーというのは
Mrs. Hall nokta hassas.Bà Hội trường rất nhạy cảm ở điểm.
Mrs. Hall nokta hassas.Doamna Hall a fost pe punctul de sensibil.
Mrs. Hall nokta hassas.Gospa Hall se je občutljiv na točko.
Mrs. Hall nokta hassas.부인 홀 지점에 민감한했다.
Mrs. Hall nokta hassas.La señora Hall fue sensible en el punto.
Mrs. Hall nokta hassas.Mevrouw Hall was gevoelig op het punt.
Mrs. Hall nokta hassas.Mme Hall a été sensible sur ce point.
Mrs. Hall nokta hassas.Mrs. Hall foi sensível a ponto.
Mrs. Hall nokta hassas.Mrs Hall sensitif pada titik.
Mrs. Hall nokta hassas.Mrs Hall var känslig på den punkten.
Mrs. Hall nokta hassas.Mrs. Hall war empfindlich auf den Punkt.
Mrs. Hall nokta hassas.Pani Hall bola citlivá na mieste.
Mrs. Hall nokta hassas.Paní Hall byla citlivá na místě.
Mrs. Hall nokta hassas.Pani Hall był wrażliwy na punkcie.
Mrs. Hall nokta hassas.Rouva Hall oli herkkä sitä kohtaa.
Mrs. Hall nokta hassas.Signora Hall era sensibile sul punto.
Mrs. Hall nokta hassas.Η κ. Hall ήταν ευαίσθητος στο σημείο.
Mrs. Hall nokta hassas.Г-жа Hall е чувствителен по този въпрос.
Mrs. Hall nokta hassas.Миссис Холл был чувствителен на точку.
Mrs. Hall nokta hassas.Місіс Гол був чутливий на точку.
Mrs. Hall nokta hassas.وكانت السيدة قاعة الحساسة على هذه النقطة.
Mrs. Hall nokta hassas.質問されたとき、彼女は彼が"実験的であることを非常に注意深く説明
Mükemmel kristal içerisinde görülen elmasların gizemini elde etmek aşırı hassas ve zor bir yontma tekniğidir.تحقيق الغموض الذي يلف الماس محاطاً ببلور رائع بتقنية عالية الدقة
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.A "The New Yorker" é um ambiente sensível, é muito fácil as pessoas torcerem o nariz.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Der New Yorker ist eine eher empfindsame Umgebung, wo man leicht aus der Bahn geworfen wird.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.뉴요커 잡지는 민감한 환경이어서 사람들이 언짢게 생각하기 매우 쉽습니다.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.New Yorker este un mediu destul de sensibil, unde oamenii sunt ofensați cu ușurință.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Quello di The New Yorker è un ambiente piuttosto sensibile, è molto facile indispettire la gente.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Środowisko New Yorkera jest bardzo wrażliwe, ludzie łatwo się oburzają.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Tạp chí Người New York là một môi trường khá nhạy cảm, rất dễ khiến người ta tự ái.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker es más bien un entorno sensible, es muy fácil que la gente se saque de quicio.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker is een nogal gevoelige omgeving. Mensen zijn nogal snel op hun tenen getrapt.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker je velmi citlivá půda, je velmi snadné lidi urazit.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker — достаточно чувствительная среда, очень легко кого-то обидеть.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker - це радше вразливе середовище, дуже легко залишитися з розквашеним носом.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Ο Νιου Γιόρκερ είναι ένα μάλλον ευαίσθητο περιβάλλον, πολύ εύκολο για ανθρώπους να χάσουν την εύνοια.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.הניו יורקר הוא סביבה דווקא רגישה מאוד קל לאנשים להתלהם.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.النيويوركر بيئة حساسة من السهل جدا أن تغضب الناس.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.簡単に読者の気分を損ねることになります お分かりいただけると思いますが
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Bohužel jsou to skoro poloviční Němky, jsou tak přesné.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Desværre, er de næsten halvt tyskere, de er så præcise.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Din nefericire, sunt aproape pe jumătate germane, sunt atât de precise.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı. (Gülüşmeler)Sayangnya, mereka hampir berdarah setengah-Jerman mereka sangatlah teliti .
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Infelizmente, elas são quase meio-alemãs, são muito rigorosas.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.불행히도, 그들은 사실상 거의 절반이 독일인이었습니다 그들은 대단히 꼼꼼하더군요
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Leider sind sie fast halb deutsch, so präzise sind sie.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Malheureusement, elles sont presque à moitié allemandes, elles sont tellement précises.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Na nieszczęście te kobiety są tak dokładne, jakby były w połowie Niemkami.

İlgili Sayfalar