Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Les neurones qui s'y trouvent sont sensibles aux visages.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Nachádzajú sa tam neuróny citlivé na tváre.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Neuronok vannak ott, amik egyes arcokra érzékenyek.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Siellä on kasvoja tunnistavia neuroneja.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Sunt neuroni acolo sensibili la feţe.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Υπάρχουν νευρώνες εκεί που είναι ευαίσθητοι στα πρόσωπα.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Има неврони, които са чувствителни към лица.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Там есть нейроны, которые чувствительны к лицам.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.Там містяться нейрони, чутливі до сприйняття облич.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.יש שם נוירונים שרגישים פרצופים.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.هناك خلايا عصبية حساسة للوجوه.
Orda yüzlere hassas olan nöronlar var.それを脳の顔エリアと呼んでもいいでしょう
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.A cette époque, à l'âge tendre de sept ans, j'ai créé une histoire.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.All'epoca, alla tenera età di sette anni, creai una storia.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.Damals, im zarten Alter von sieben Jahren, erfand ich eine Geschichte.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.En ese momento, a la tierna edad de siete años, creé una historia.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.그 당시에, 일곱살의 어린 나이에, 저는 이야기를 만들었어요.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.La vremea aceea, la frageda vârstă de 7 ani, am creat o poveste.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.Lúc đó, khi mới bảy tuổi, tôi đã sáng tác ra một câu chuyện.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.Nessa altura, na tenra idade de sete anos, eu criei uma história.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.Op dat moment, op de prille leeftijd van zeven, creëerde ik een verhaal.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.Pada usia tujuh tahun, saya bercerita.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.På det tidspunkt, i den uge alder af syv år, lavede jeg en historie.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.W tamtym czasie, gdy miałem zaledwie siedem lat stworzyłem opowieść.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.Εκείνη την περίοδο, στην τρυφερή ηλικία των επτά, δημιούργησα μια ιστορία.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.В то время, в нежном возрасте семи лет, я придумал историю.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.По онова време, на крехката седемгодишна възраст, съчиних една история.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.У той час, у ніжному віці семи років, я придумав історію.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.באותה העת, בגיל הרך של שבע שנים, המצאתי סיפור.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.حينما كنت طريّ العود في السابعة من العمر، لقد تخيلت قصة.
O zaman, yedi yaşının hassaslığıyla bir hikaye yarattım.私は物語を作りました どんな物語かって?
Özetlemek gerekirse yanlış nedenler Edward'ın fazla hassas ve eşcinsel olması ve yeteri kadar vahşi olmaması.Podsumowując, niewłaściwe powody to to, że Edward jest zbyt delikatny, gejowski i niewystarczająco agresywny.
Pozlandırma/ Hassaslık:Belichting/Gevoeligheid:
Pozlandırma/ Hassaslık:Belichtung/Empfindlichkeit:
Pozlandırma/ Hassaslık:Độ phơi nắng/ nhạy:
Pozlandırma/ Hassaslık:Eksponering/ Følsomhed:
Pozlandırma/ Hassaslık:Esposizione/ sensibilità:
Pozlandırma/ Hassaslık:Exponeringstid och känslighet:
Pozlandırma/ Hassaslık:Exposição/ Sensibilidade:
Pozlandırma/ Hassaslık:Exposición/ Sensibilidad:
Pozlandırma/ Hassaslık:Exposition/ Sensibilité & #160;:
Pozlandırma/ Hassaslık:Expozice/ citlivost:
Pozlandırma/ Hassaslık:Expozícia/ Citlivosť:
Pozlandırma/ Hassaslık:Expunere/ Sensibilitate:
Pozlandırma/ Hassaslık:Migawka/ Czułość:
Pozlandırma/ Hassaslık:Valotusaika/ herkkyys:
Pozlandırma/ Hassaslık:Έκθεση/ Ευαισθησία:
Pozlandırma/ Hassaslık:Выдержка/ чувствительность:
Pozlandırma/ Hassaslık:Експозиция/ Чувствителност:
Pozlandırma/ Hassaslık:Експозиція/ чутливість:
Pozlandırma/ Hassaslık:חשיפה/ רגישות:
Pozlandırma/ Hassaslık:التعرّض الحساسيةالحسّاسية:
Pozlandırma/ Hassaslık:露出/感度:
- Programlama dillerinin anahtar özelliklerinden biri çok çok hassas olmalarıdır.Una delle proprietà chiave dei linguaggi di programmazione è la precisione.
Richard Feynman kuantum teorilerinin deneysel öngörülerinin hassasiyetini,리처드 파인만은 양자 이론의 정확도를
Richard Feynman kuantum teorilerinin deneysel öngörülerinin hassasiyetini,Richard Feynman ahhoz hasonlította a kvantumelmélet
Richard Feynman kuantum teorilerinin deneysel öngörülerinin hassasiyetini,Richard Feynman jämförde noggrannheten i kvantteorin
Richard Feynman kuantum teorilerinin deneysel öngörülerinin hassasiyetini,ריצ'רד פיינמן משווה את דיוק התיאוריות הקוונטיות -
Richard Feynman kuantum teorilerinin deneysel öngörülerinin hassasiyetini,قارن ريتشارد فينمان دقة نظريات الكم (في الفيزياء) --
Richard Feynman kuantum teorilerinin deneysel öngörülerinin hassasiyetini,「北アメリカ大陸の幅を