Mrs. Hall nokta hassas.Paní Hall byla citlivá na místě.
Mrs. Hall nokta hassas.Pani Hall był wrażliwy na punkcie.
Mrs. Hall nokta hassas.Rouva Hall oli herkkä sitä kohtaa.
Mrs. Hall nokta hassas.Signora Hall era sensibile sul punto.
Mrs. Hall nokta hassas.Η κ. Hall ήταν ευαίσθητος στο σημείο.
Mrs. Hall nokta hassas.Г-жа Hall е чувствителен по този въпрос.
Mrs. Hall nokta hassas.Миссис Холл был чувствителен на точку.
Mrs. Hall nokta hassas.Місіс Гол був чутливий на точку.
Mrs. Hall nokta hassas.وكانت السيدة قاعة الحساسة على هذه النقطة.
Mrs. Hall nokta hassas.質問されたとき、彼女は彼が"実験的であることを非常に注意深く説明
Mükemmel kristal içerisinde görülen elmasların gizemini elde etmek aşırı hassas ve zor bir yontma tekniğidir.تحقيق الغموض الذي يلف الماس محاطاً ببلور رائع بتقنية عالية الدقة
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.A "The New Yorker" é um ambiente sensível, é muito fácil as pessoas torcerem o nariz.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Der New Yorker ist eine eher empfindsame Umgebung, wo man leicht aus der Bahn geworfen wird.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.뉴요커 잡지는 민감한 환경이어서 사람들이 언짢게 생각하기 매우 쉽습니다.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.New Yorker este un mediu destul de sensibil, unde oamenii sunt ofensați cu ușurință.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Quello di The New Yorker è un ambiente piuttosto sensibile, è molto facile indispettire la gente.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Środowisko New Yorkera jest bardzo wrażliwe, ludzie łatwo się oburzają.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Tạp chí Người New York là một môi trường khá nhạy cảm, rất dễ khiến người ta tự ái.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker es más bien un entorno sensible, es muy fácil que la gente se saque de quicio.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker is een nogal gevoelige omgeving. Mensen zijn nogal snel op hun tenen getrapt.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker je velmi citlivá půda, je velmi snadné lidi urazit.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker — достаточно чувствительная среда, очень легко кого-то обидеть.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.The New Yorker - це радше вразливе середовище, дуже легко залишитися з розквашеним носом.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.Ο Νιου Γιόρκερ είναι ένα μάλλον ευαίσθητο περιβάλλον, πολύ εύκολο για ανθρώπους να χάσουν την εύνοια.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.הניו יורקר הוא סביבה דווקא רגישה מאוד קל לאנשים להתלהם.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.النيويوركر بيئة حساسة من السهل جدا أن تغضب الناس.
New Yorker oldukça hassas bir çevredir, insanın çığrından çıkması çok kolay.簡単に読者の気分を損ねることになります お分かりいただけると思いますが
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Bohužel jsou to skoro poloviční Němky, jsou tak přesné.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Desværre, er de næsten halvt tyskere, de er så præcise.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Din nefericire, sunt aproape pe jumătate germane, sunt atât de precise.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı. (Gülüşmeler)Sayangnya, mereka hampir berdarah setengah-Jerman mereka sangatlah teliti .
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Infelizmente, elas são quase meio-alemãs, são muito rigorosas.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.불행히도, 그들은 사실상 거의 절반이 독일인이었습니다 그들은 대단히 꼼꼼하더군요
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Leider sind sie fast halb deutsch, so präzise sind sie.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Malheureusement, elles sont presque à moitié allemandes, elles sont tellement précises.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Na nieszczęście te kobiety są tak dokładne, jakby były w połowie Niemkami.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Por desgracia, son casi medio alemanas; son muy precisas. (Risas)
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Sajnos majdnem félig németek, annyira precízek.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Sfortunatamente, pare che siano mezze tedesche, sono davvero precise.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Thật không may, hầu như họ có một nửa là người Đức, họ rất tỉ mỉ.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Valitettavasti, he ovat lähes puoliksi saksalaisia, he ovat niin pikkutarkkoja.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Ze lijken wel half Duits, zo nauwkeurig zijn ze.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.Δυστυχώς, είναι σχεδόν Γερμανίδες, τόσο σχολαστικές.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.За съжаление, почти може да ги наречете немкини, толкова са прецизни.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.К сожелению, они почти на половину немки, они настолько точны.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.На жаль, вони майже наполовину німці - надто вже ретельні.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.למרבה הצער הן כמעט חצי גרמניות, הן כל כך מדויקות.
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.لسوء الحظ، أنهم تقريباً نصف ألمانيات أنهن دقيقات جداً
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.不幸嘅係,佢哋幾乎有一半德國血統 或者係咁,佢哋做嘢非常精確
Ne yazık ki yarı yarıya Alman olsalar da çok hassaslardı.精密すぎることです (笑)
Nişancı, isabet hassasiyetini geliştiren "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Celowniczy powinien uzyskać atut "strzał z biodra", który poprawia celność.
Nişancı, isabet hassasiyetini geliştiren "Ani Atış"ı öğrenmelidir.El artillero debería aprender "Ajuste de disparo", que mejora la precisión.
Nişancı, isabet hassasiyetini geliştiren "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Le tireur devra apprendre " précision ", pour améliorer la précision de vos tirs.
Nişancı, isabet hassasiyetini geliştiren "Ani Atış"ı öğrenmelidir.Vždy budete vědět, kdy jste zpozorováni a je potřeba vyhledat úkryt.
O, balıkların hassas bir pembe terazi boyama kandırmak için oldukça tuhafAcest truc de colorare scale pesti "de un roz delicat este destul de specific
O, balıkların hassas bir pembe terazi boyama kandırmak için oldukça tuhafCe truc de coloration échelles des poissons d'un rose délicat est tout à fait particulière à
O, balıkların hassas bir pembe terazi boyama kandırmak için oldukça tuhafĐây là thủ thuật nhuộm quy mô của các loài cá màu hồng tinh tế là khá đặc biệt
O, balıkların hassas bir pembe terazi boyama kandırmak için oldukça tuhafDet trick af farvning fiskenes skalaerne i en sart lyserød er ganske særegne for
O, balıkların hassas bir pembe terazi boyama kandırmak için oldukça tuhafDet trick färgning av fiskar "skalor en delikat rosa är ganska utmärkande för
O, balıkların hassas bir pembe terazi boyama kandırmak için oldukça tuhafDieser Trick der Färbung der Fische Schuppen eines zarten Rosa ist ganz eigen