Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Istnieją jednak obawy, że długotrwałe stosowanie pieprzu metystynowego może prowadzić do uszkodzenia wątroby.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Kasvavana huolenaiheena on se, että pitkäaikainen kavan käyttö voi aiheuttaa maksavaurioita.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Narastajú obavy, že dlhodobé užívanie kavy môže spôsobiť poškodenie pečene.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Obstaja vse večja zaskrbljenost, da lahko dolgotrajno uživanje kava-kave povzroči poškodbe jeter.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Panují rostoucí obavy, že dlouhodobé užívání kavy může způsobit poškození jater.
Ancak kavanın uzun süreli kullanımının karaciğerde hasara yol açabileceğine dair endişeler artmaktadır.Нарастват опасенията, че продължителната употреба на кава може да причини увреждания на черния дроб.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Das Thema Schadensminimierung wurde jedoch in der Vergangenheit eher kontrovers diskutiert.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Haittojen vähentäminen on kuitenkin aiemmin jakanut mielipiteitä.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Historiquement, toutefois, le sujet de la réduction des risques a été plus controversé.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Hlavnú ťažkosť tu predstavujú zariadenia v reálnom svete, v ktorých sa uplatňujú zásahy na znižovanie dopytu.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Il tema della riduzione del danno è sempre stato più controverso.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Îns≤, în trecut, subiectul reducerii riscurilor a fost mai controversat.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Natomiast kwestia ograniczania szkód wywoływała dotychczas większe kontrowersje.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Van oudsher is het onderwerp schadebeperking echter een controversiëler punt.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.Ιστορικά ωστόσο το θέµα της µείωσης των εpiιβλαβών συνεpiειών υpiήρξε piερισσότερο αµφιλεγόµενο.
Ancak, tarihsel olarak, hasar azaltma konusu hep daha tartışmalı olmuştur.По-дискусионна в исторически план е темата за намаляването на вредите.
Antiviral savunma sisteminde mutasyon olan, hasar olan erkekler neden prostat kanseri oluyor?왜 바이러스상 방어체계에 돌연변이가 있는 사람들이 전립선암에 걸릴까요?
Antiviral savunma sisteminde mutasyon olan, hasar olan erkekler neden prostat kanseri oluyor?¿Por qué hombres que tienen esta mutación, un defecto en una enzima antiviral, desarrollan cáncer de próstata?
Antiviral savunma sisteminde mutasyon olan, hasar olan erkekler neden prostat kanseri oluyor?Защо мъже, които имат мутацията, дефект в системата за антивирусна защита, се разболяват от рак на простатата?
Antiviral savunma sisteminde mutasyon olan, hasar olan erkekler neden prostat kanseri oluyor?למה שגברים שיש להם המוטציה הזו, פגם במערכת ההגנה בפני וירוסים, ילקו בסרטן הערמונית?
Antiviral savunma sisteminde mutasyon olan, hasar olan erkekler neden prostat kanseri oluyor?لماذا يتعرض الرجال الذين يحملون هذه الطفرة الجينية الخلل في جهاز الدفاع لمضاد الحمى, يصابون بسرطان البروستاتا
Antiviral savunma sisteminde mutasyon olan, hasar olan erkekler neden prostat kanseri oluyor?なぜ前立腺がんを患うのか? ウイルスの影響があるのでしょうか?
Arabandaki hasar gerçekten kötü.El daño a tu carro es grave.
Arabandaki hasar gerçekten kötü.El daño a tu carro es grave.
Arabandaki hasar gerçekten kötü.Kerusakan pada mobilmu sungguh parah
Arabandaki hasar gerçekten kötü.La sua macchina ha subito un bel danno.
Arabandaki hasar gerçekten kötü.Nagyon összetört a kocsija.
Arabandaki hasar gerçekten kötü.Samochód jest bardzo uszkodzony
Arabandaki hasar gerçekten kötü.Votre voiture est bien endommagé.
Arabandaki hasar gerçekten kötü.Xe anh bị hỏng khá nặng đấy.
Arabandaki hasar gerçekten kötü.الضرر بسيارتك سيئ
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Acum avem capacitatea, și poate chiar și datoria morală, de a repara o parte din daune.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Adesso abbiamo la capacità, e forse anche l'obbligo morale, di riparare una parte di questo danno.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Bây giờ, chúng ta có khả năng, và có lẽ cả nghĩa vụ đạo đức, để sửa chữa một số thiệt hại.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.De most már megvan a képességünk, és talán az erkölcsi kötelességünk, hogy helyrehozzuk a kár egy részét.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Hoy tenemos la capacidad, y quizá la obligación moral, de reparar un poco del daño.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.우리는 이제 능력이 있고 손상을 복구할 도덕적 의무가 있습니다.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Nous avons maintenant la possibilité, et peut-être le devoir moral, de réparer une partie de ces dégâts.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Temos agora a capacidade e, talvez, a obrigação moral de reparar parte dos estragos.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Teraz mamy możliwość, a może i moralny obowiązek, aby naprawić część szkód.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.We hebben nu de mogelijkheid, en misschien de morele plicht, om een deel van de schade te repareren.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.Τώρα έχουμε τη δυνατότητα, ίσως και την ηθική υποχρέωση, να επιδιορθώσουμε μέρος της ζημιάς.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.У нас теперь есть возможность, и даже, наверное, моральный долг возместить часть нанесённого нам ущерба.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.יש לנו את היכולת עכשיו, ואולי גם את המחויבות, לתקן חלק מהנזק.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.لدينا القدرة اليوم وربما الواجب الأخلاقي، لإصلاح بعض الأضرار.
Artık bu hasarın bir kısmını tamir etme şansına ve belki de ahlaki yükümlülüğüne sahibiz.少しでも修復する能力とおそらく義務があります できることは自然を回復し保護し
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaAanvoer en beschikbaarheid • Prevalentie en gebruikspatronen • Behandelingen schadebeperking
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaAngebot und Verfügbarkeit • Prävalenz und Konsummuster • Behandlung und Schadensminimierung
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaKínálat és hozzáférhetőség • Előfordulás és használati minták • Kezelés és ártalomcsökkentés
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaNabídka a dostupnost • Prevalence a vzorce užívání • Léčebné postupy a minimalizace škod
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaOferta e disponibilidade • Prevalência e padrões de consumo • Tratamento e redução dos danos
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaOfertă și disponibilitate • Prevalenţa și tiparele de consum • Tratamentul și reducerea riscurilor
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaOferta y disponibilidad • Prevalencia y pautas de consumo • Tratamiento y reducción de daños
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaOfferta e disponibilità • Prevalenza e modelli di consumo • Trattamento e riduzione del danno
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaOffre et disponibilité • Prévalence et modes de consommation • Traitement et réduction des risques
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaPodaż i dostępność • Rozpowszechnienie i schematy zażywania • Leczenie i ograniczanie szkód
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaPonudba in razpoložljivost • Razširjenost in vzorci uporabe • Zdravljenje in zmanjševanje škode
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaPonuka a dostupnosť• Prevalencia a formy užívania • Liečba a znižovanie škôd
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaTarjonta ja saatavuus • Levinneisyys ja käyttötavat • Hoito ja haittojen vähentäminen
Arz ve bulunabilirlik • Yaygınlık ve kullanım alışkanlıkları • Tedavi ve hasar azaltmaUdbud og tilgængelighed • Udbredelse og brugsmønstre • Behandling og skadesreduktion