Ana içeriğe geç
Sözlük

hasar ile cümle

hasar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ayrıca, Tōmei Otoyolu'nun bir kısmı da depremde hasar gördü. [1] [2] [3]In addition, the shoulder of Tōmei Expressway was damaged.[4][5][6]
Bir depo ateşe verilirken, çevredeki köylerde ağır hasar meydana geldi.[1]A warehouse was set ablaze and nearby villages sustained heavy damage.[15]
Ayrıca, çömelmiş düşmanlara büyük hasar verebilecek bir takla saldırısı kazandı.He also gained a somersault attack, which could cause massive damage upon crouching foes.
Vancouver'daki Eylül 1907 Asya karşıtı isyandan sonraki hasarDamage after the September 1907 anti-Asian riot in Vancouver
Çatlak büyümesinin tahmini, hasar toleranslı mekanik tasarım disiplininin temelinde yer alır.The prediction of crack growth is at the heart of the damage tolerance mechanical design discipline.
Görevde, o ve ekip arkadaşları, Skylab uzay istasyonundaki önemli fırlatma hasarını onardı.On the mission, he and his crewmates repaired significant launch damage to the Skylab space station.
Myonekroz, kas dokusuna özgü bir nekrotik hasar durumudur.Myonecrosis is a condition of necrotic damage, specific to muscle tissue.
Uçak tamir edilemeyecek şekilde hasar gördü ve olduğu yerde parçaları söküldü.The aircraft was damaged beyond repair and was dismantled on site.
Metal kalıntıların bir kısmı da uçağın dikey dengeleyicisine çarparak hafif hasara neden olmuştu.Some of the metal debris had also struck the aircraft's vertical stabilizer, causing slight damage.
Her iki kanadın ön kenarları ve her iki motor kaportası da hasar görmüştü.[1]The leading edges of both wings and both engine cowlings had also sustained damage.[1]
Amaç, dengeli bir forum sağlamak değil, hasar kontrolü sağlamak gibi görünüyordu.The goal seemed to be not to provide a balanced forum, but damage control.
Püskürtülürler ve Elias, giysisi hasar aldığından dolayı boğularak ölür.They are ejected and Elias dies by suffocation when his suit is damaged.
Çapa kablolarını kaybetti ve direkler ve arma ağır hasar gördü.It lost its anchor cables and the masts and rigging were badly damaged.
Hasta, nörolojik hasar olmadan hayatta kaldı.She survived with no neurological damage.
Muhtemelen kalıcı nörolojik hasara maruz kaldı.[1]He suffered what is likely permanent neurological damage.[3]
Teknedeki hasar nihayet onarıldığında bir kez daha yola çıktılar.It was December before damage to the boat was finally repaired and they set forth once again.
Hendek, hasarlı binaların molozlarıyla doldu.The moat became filled with rubble from damaged buildings.
O zamanlar kurumuş Amik Gölü çevresinde aşırı hasar bildirildi.Extreme damage was reported around the now drained Lake Amik.
En ağır hasar Hatay'ın Kumlu ilçesinde meydana geldi.The worst damage occurred in the Kumlu district in Hatay Province.
Deprem hasarıEarthquake damage
Deprem ve hasar verici artçı sarsıntıları nedeniyle toplam 10.000 kişi hayatını kaybetmiştir.A total of 10,000 people were killed by the earthquake and its damaging aftershocks.
Bazı durumlarda hasar daha ciddiydi, bazı kiliseler tamamen yıkım yaşamıştır.In some cases, the damage was more serious, some churches experiencing a total collapse.
Kahire'de sarsıntı hala hissedilebilir ve hasara yol açacak kadar güçlüydü.In Cairo, the shaking was still perceivable and strong enough to cause damage.
Sitya ve Hanya sahil şehirleri de ciddi şekilde hasar görmüştür.The seaside cities of Sitia and Chania were also severely damaged.
Bu yararlıdır çünkü 11B büyük ölçüde radyasyon hasarına karşı bağışıktır.This is useful because 11B is largely immune to radiation damage.
Bu tasarım, raybanın hasar görmesini engeller, ve raybalama işleminin başlamasını kolaylaştırır.It also allows the reamer to start straight and reduce the risk of breakage.
Raybalama payının önerilenden yüksek olduğu durumlarda, rayba takımı hasar görebilir.The drilled hole should not be enlarged by more than 5% of the drilled diameter.
Bu hasarı bildirdikten sonra, sigortadaki bonuslarım hızla azalacak.Nachdem ich diesen Schaden gemeldet habe, wird mein Versicherungsbonus wieder in den Keller sausen.
Travmatik beyin hasarı mı?Schädel-Hirn-Trauma?
1990'ların başlarında sivil savaş sırasında havaalanı ağır bir şekilde hasar gördü.Der Flughafen wurde während des Bürgerkriegs Anfang der 90er Jahre schwer beschädigt.
H318 Ciddi göz hasarına yol açar.H318 Verursacht schwere Augenschäden.
Diğerleri kısmen hasarlıydı ve geride kalmışlardı.Sie befanden sich in einem schlechten baulichen Zustand und wurden teilweise abgetragen.
Yapının bir bölümü ciddi hasar almıştır.Ein Fabrikteil wurde stark beschädigt.
Daha hızlı çarpışmalarda daha fazla hasar alınır.Umso vernichtender werden seine Schläge sein.
P390 Maddi hasarı önlemek için sıvı döküntüleri temizleyin.P390 Verschüttete Mengen aufnehmen, um Materialschäden zu vermeiden.
Bu akınlarda 25 - 31 Temmuz arasında 32 nakliye gemisi batırıldı, dokuz gemiye ise hasar verildi.Zwischen 25. und 31. Juli 1942 wurden 32 Sowjetische Schiffe versenkt, 9 weitere wurden beschädigt.
H314 Ciddi cilt yanıklarına ve göz hasarına yol açar.H314 Verursacht schwere Verätzungen der Haut und schwere Augenschäden.
O gece hasarlı Venedik gemileri batıya doğru yola çıktılar.In der Nacht entkamen die schwerbeschädigten schwedischen Schiffe nach Westen.
Sol tarafının motoru hasar gördü ve hızı 24 knot'a düştü.Infolgedessen stoppte der innere Backbord-Propeller, und die Geschwindigkeit fiel auf 22 Knoten.
23 Ekim 2011'de Van'da meydana gelen depremde kilise hafif hasar gördü.Bei dem Erdbeben in Van am 23. Oktober 2011 traten an der Kirche leichte Schäden auf.
Kandilli Rasathanesi'ne göre depremde 1000 bina hasar almıştır.Dem Roten Halbmond zufolge waren über 1.000 Orte von dem Erdbeben betroffen.
25 Ağustos 1912'de çıkan bir yangında bina bir hasar aldı ama bu hasar sonraki seneler giderildi.Ein Brand beschädigte das Haus am 25. August 1912 schwer, worauf es wiederhergestellt wurde.
Bu çabalara rağmen söylenene göre ağaç 1907 yılında bir kar fırtınası sırasında büyük hasar gördü.1907 wurde der Baum während eines Eissturms schwer beschädigt.
Kendisine düzenlenen bir suikastta beyni ağır hasarlara uğramıştı.Er starb an seinen schweren Kopfverletzungen.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile müzakereleri yürüterek mali krizin asgari hasarla atlatılmasını sağladı.Ein Finanzierungspaket der EU und des IWF verringerte den Abwertungsdruck.
Fakat Rus amirallik gemisi Evstafi de ağır hasar aldı; 33 ölü ve 35 kayıp verdi.Das russische Flaggschiff Jewstafi wurde viermal getroffen (33 Tote) und die Rostislaw schwer beschädigt.
Kinto-un asla hasar görmez.Chartres ist nie zerstört worden.
Yaralanmalar ve maddi hasar meydana geldi.Es kam zu Körperverletzungen und Sachbeschädigungen.
Zeplin hasar almadı.Der Computer selbst wurde nicht beschädigt.
Kilise nartheksinde bulunan freskler ciddi biçimde hasar görmüştür.Die Fresken im Rittersaal wurden dadurch schwer beschädigt.
Bir sivil öldü, şehir sınırlı bir şekilde hasar gördü.Ein Zivilist wurde getötet und kleine Schäden an der Landebahn entstanden.
5 Şubat 1895'te Dingyuan Japon torpili ve sonrasında top ateşi ile vurularak ciddi hasar görmüştür.Am 5. Februar 1895 erlitt die Dingyuan schwere Beschädigungen durch einen japanischen Torpedotreffer.
Bu şekilde birçok gen eksik kalarak fenotipte hasarlara ve büyük değişimlere yol açar.Dadurch fehlen zahlreiche Gene, die zu einer starken Veränderung und Schädigung im Phänotyp führen.
Sol kolu kırıldı ve böbreklerinde hasar oluşmuştu.Er erlitt einen Lungendurchschuss und Verletzungen an der linken Hand.
Bu sebeple kötü inşa edilmiş olan binalar fazla hasar gördü.Das inzwischen wieder aufgebaute Gebäude wurde stark beschädigt.
Aziz Stephansmünster ağır hasar gördü.Auch das St. Stephansmünster wurde erneut schwer beschädigt.
Bu hasar günümüze kadar düzeltilmemiştir.Bis heute wurde dieser Schaden nicht saniert.
Olayda 40 kişi ölmüş, çok büyük maddi hasar meydana gelmiştir.40 Personen wurden verletzt und es entstanden erhebliche Sachschäden.
Mürettebatta bir yaralanma yoktu, fakat çarpışmada iki tekne de hasar gördü.Es gab keine Verletzten, aber beide Schiffe waren beschädigt.
Tavna Osmanlı Dönemi'nin ilk yıllarında hasar görmüş ancak daha sonra halk tarafından restore edilmiştir.In den vergangenen Jahrhunderten verfiel die Moschee zusehends; sie ist stark restaurierungsbedürftig.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod