‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.In ko si jo ogledaš, boš zbran tudi ti k ljudstvu svojemu, kakor je bil zbran Aron, brat tvoj,
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Ja kun olet sitä katsellut, niin sinutkin otetaan pois heimosi tykö, niinkuin veljesi Aaron otettiin,
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.본 후에는 네 형 아론의 돌아간 것같이 너도 조상에게로 돌아가리니
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Nadat u het land hebt gezien, zult u net als uw broer Aäron sterven,
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Ngươi sẽ nhìn xem xứ đó , rồi ngươi cũng sẽ được về cùng tổ_phụ , như A-rôn , anh ngươi , đã được về vậy ;
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Ngươi sẽ nhìn xem xứ đó, rồi ngươi cũng sẽ được về cùng tổ phụ, như A-rôn, anh ngươi, đã được về vậy;
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Og når du har sett det, da skal du og samles til dine fedre likesom din bror Aron blev samlet til sine fedre,
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Og når du har set ud over det, skal også du samles til din Slægt ligesom din Broder Aron;
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Quando l'avrai visto, anche tu sarai riunito ai tuoi antenati, come fu riunito Aronne tuo fratello
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Sesudah memandangnya, engkau akan mati seperti abangmu Harun
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.S'o priveşti, dar şi tu vei fi adăugat la poporul tău, cum a fost adăogat fratele tău Aaron;
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.Und wenn du es gesehen hast, sollst du dich sammeln zu deinem Volk, wie dein Bruder Aaron versammelt ist,
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.και αφου ιδης αυτην, θελεις προστεθη και συ εις τον λαον σου, καθως προσετεθη Ααρων ο αδελφος σου
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.и като я прегледаш, ще се прибереш и ти при людете си, както се прибра брат ти Аарон;
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.и когда посмотришь на нее, приложись к народу своему и ты, как приложился Аарон, брат твой;
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.וראיתה אתה ונאספת אל עמיך גם אתה כאשר נאסף אהרן אחיך׃
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.ومتى نظرتها تضمّ الى قومك انت ايضا كما ضم هرون اخوك.
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.看 了 以 後 、 你 也 必 歸 到 你 列 祖 〔 原 文 作 本 民 〕 那 裡 、 像 你 哥 哥 亞 倫 一 樣
‹‹Ülkeyi gördükten sonra, ağabeyin Harun gibi sen de ölüp atalarına kavuşacaksın.看了 以後 、 你 也 必歸 到 你 列祖 〔 原文 作本 民 〕 那裡 、 像 你 哥哥 亞倫一樣
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.Giô-suê bèn làm y như lời Môi-se nói, để cự chiến dân A-ma-léc; còn Môi-se, A-rôn và Hu-rơ lên trên đầu nổng.
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.Jozua verzamelde zijn mannen en trok ten strijde. Ondertussen beklommen Mozes, Aäron en Hur de heuvel.
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.여호수아가 모세의 말대로 행하여 아말렉과 싸우고 모세와 아론과 훌은 산꼭대기에 올라가서
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.Og Josva gjorde som Moses hadde sagt ham, og stred mot Amalek; og Moses, Aron og Hur steg op øverst på haugen.
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.И Исус стори според както му каза Моисей, и би се с Амалика; а Моисей, Аарон и Ор се качиха на върха на хълма.
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.ויעש יהושע כאשר אמר לו משה להלחם בעמלק ומשה אהרן וחור עלו ראש הגבעה׃
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.ففعل يشوع كما قال له موسى ليحارب عماليق. واما موسى وهرون وحور فصعدوا على راس التلّة.
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.於 是 約 書 亞 照 著 摩 西 對 他 所 說 的 話 行 、 和 亞 瑪 力 人 爭 戰 . 摩 西 、 亞 倫 、 與 戶 珥 、 都 上 了 山 頂
Yeşu Musanın buyurduğu gibi Amaleklilerle savaştı. Bu arada Musa, Harun ve Hur tepenin üzerine çıktılar.於是 約書亞 照著 摩西 對 他 所 說 的 話行 、 和 亞瑪力人 爭戰 . 摩西 、 亞倫 、 與戶珥 、 都 上 了 山頂
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Ali srce Faraonovo se je otrdilo, in ni ju poslušal, kakor je bil govoril GOSPOD.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Also ward das Herz Pharaos verstockt, und er hörte sie nicht, wie denn der HERR geredet hatte.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Dock förblev Faraos hjärta förstockat, och han hörde icke på dem, såsom HERREN hade sagt.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Endureceu-se, porém, o coração de Faraó, e ele não os ouviu, como o Senhor tinha dito.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.És megkeményedék a Faraó szíve és nem hallgata reájok, a mint megmondotta vala az Úr.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Farao bleef echter koppig en wilde nog steeds niet luisteren, precies zoals de HERE van tevoren had gezegd.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Inima lui Faraon s'a împietrit, şi n'a ascultat de Moise şi de Aaron, după cum spusese Domnul.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.I posililo se srdce Faraonovo, a neuposlechl jich, tak jakž byl mluvil Hospodin.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.I zatwardziało serce Faraonowe, i nie usłuchał ich, jako powiedział Pan.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Ja faraon sydän paatui, eikä hän kuullut heitä, niinkuin Herra oli sanonutkin.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.그러나 바로의 마음이 강퍅하여 그들을 듣지 아니하니 여호와의 말씀과 같더라
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Le coeur de Pharaon s`endurcit, et il n`écouta point Moïse et Aaron selon ce que l`Éternel avait dit.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Men Faraos Hjerte blev forhærdet, og han hørte ikke på dem, således som HERREN havde sagt.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Men Faraos hjerte blev forherdet, og han hørte ikke på dem, således som Herren hadde sagt.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.No srdce faraonovo sa posilnilo, a neposlúchol ich, tak ako hovoril Hospodin.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Però il cuore del faraone si ostinò e non diede loro ascolto, secondo quanto aveva predetto il Signore
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Thế mà lòng Pha-ra-ôn vẫn cứng cỏi, chẳng nghe Môi-se và A-rôn, y như lời Ðức Giê-hô-va đã phán.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Thế_mà lòng Pha-ra-ôn vẫn cứng_cỏi , chẳng nghe Môi-se và A-rôn , y_như lời Ðức_Giê - hô-va đã phán .
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Y el corazón del faraón se endureció, y no los escuchó, tal como Jehovah había dicho
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Και εσκληρυνθη η καρδια του Φαραω και δεν εισηκουσεν εις αυτους, καθως ελαλησεν ο Κυριος.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.А сърцето на Фараона се закорави, и той не ги послуша, според както Господ беше говорил.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.Сердце фараоново ожесточилось, и он не послушал их, как и говорилГосподь.
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.ויחזק לב פרעה ולא שמע אלהם כאשר דבר יהוה׃
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.فاشتدّ قلب فرعون فلم يسمع لهما كما تكلم الرب
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.法 老 心 裡 剛 硬 、 不 肯 聽 從 摩 西 亞 倫 、 正 如 耶 和 華 所 說 的
Yine de, RABbin söylediği gibi firavun inat etti ve Musayla Harunu dinlemedi.法老 心裡剛 硬 、 不 肯 聽從 摩西 亞倫 、 正如 耶和華 所 說的