Ana içeriğe geç
Sözlük

harika ile cümle

harika kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bay Johnson harika bir müzik öğretmenidir.Mr. Johnson is a wonderful music teacher.
Okyanusun manzarası harikaydı.The view of the ocean was wonderful.
Bu fotoğrafta harika görünüyorsun.You look great in this photo!
Gerçekten bir Alice vardı, fakat Harikalar Diyarı hayal gücünün bir uydurmasıdır.There really was an Alice, but Wonderland is a figment of the imagination.
Eğer şarkı söyleyebilseydin harika olurdu.It would be great if you could sing.
O harika, değil mi?That's awesome, right?
Harika arkadaşlar olabileceğimizi düşünüyorum.I think we could be great friends.
Harika! Kahve sıcak.Great! The coffee is hot.
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.In order to give him a surprise on his birthday, I prepared a fantastic cake.
Evin önünde bir zen bahçesi olması harika olurdu!It would be fantastic to have a zen garden in front of the house!
Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı.He was bored with his wife, an excellent woman he didn't deserve.
Yeni Ruslar mı diyorsunuz? Harika! Bu tam ihtiyacımız olan şey.New Russians, you say? Wonderful! That's just what we need!
Hollywood için harika bir zamandı.It was a great time for Hollywood.
Az önce gördüğün adam harika bir müzisyendir.The man you just saw is a great musician.
Eski güzel günler ne kadar harikaydı.How wonderful were the good old days.
Harika hikaye, dostum.Cool story, bro.
Daha önce böyle harika bir film izlediniz mi?Have you seen such a wonderful movie before?
Bu kuşlar iyi uçmaz ama harika koşuculardır.These birds don’t fly well but they are excellent runners.
Sahile gidelim, dışarıda harika bir gün var.Let's go to the beach; it's a great day out.
Güç harika afrodizyaktır.Power is the great aphrodisiac.
Taze yapılmış kahveyi koklamak çok harika!It's so wonderful to smell freshly made coffee!
İspanya'nın başkenti Madrit harika bir şehirdir.Madrid, the capital of Spain, is a marvelous city.
Şarkıcı Carla'nın harika bir sesi var.Carla, the singer, has a great voice.
O, ne kadar harika olduğunu söylemek için ona yazdı.She wrote to him to tell him how wonderful he was.
Vegemite harikadır.Vegemite is awesome.
Ben topal olmak istemiyorum, ben harika olmak istiyorum!I don't want to be lame, I want to be cool!!
Rüzgar bugün harika hissettiriyor.The wind feels great today.
Onlara harika bir hayat yaşadığımı söyle.Tell them I've had a wonderful life.
Getter Jaani ne kadar harika!How great Getter Jaani is!
Birkaç harika fikrim var ama paraya ihtiyâcım var.I've got some great ideas but I need money.
Andrina'nın işleri ciddiye almadığını bilirim ama kendisi harika bir arkadaş.I know Andrina doesn't take things seriously, but she is a wonderful friend.
Dün harika bir hikaye duydum.I heard an awesome story yesterday.
Navarre dünya harikası olacak, dedi Shakespeare.Shakespeare said: "Navarre shall be the wonder of the world."
Harika görünüyorsun.You look amazing.
Bu gece harika görünüyorsun.You look wonderful tonight.
Onlar harika arkadaşlar.They are great friends.
Seninle gerçek hayatta buluşmak harikaydı.It was awesome to meet you in real life!
Onun annesi harika bir piyanist.Her mother is a wonderful pianist.
Tom her zaman herkese onun harika olduğunu düşündürmeye çalışıyor.Tom is always trying to make everybody think he's cool.
Tom harika bir sanatçı.Tom is a wonderful artist.
Biz Boston'da iken, Tom harika zaman geçirdi.Tom had a wonderful time when we were in Boston.
Tom harika bir hafta sonu geçirdi.Tom had a great weekend.
Tom ve Mary her zaman birlikte harika bir zaman geçiriyor gibi görünüyorlar.Tom and Mary always seem to have a wonderful time together.
Tom'un yaptığı ev harika.The house Tom built is wonderful.
Hava dışında, harika bir piknikti.Except for the weather, it was a great picnic.
O, harika bir fikir düşündü.He thought of a great idea.
Böylesine harika bir müzik!Such a wonderful music!
Tom Boston'da harika zaman geçirdi.Tom had a wonderful time in Boston.
Tom ve Mary birlikte harika bir zaman geçirdiler.Tom and Mary had a wonderful time together.
Bu harika olur!That would be great!
Bana harika bir tebessüm verdi.She gave me a wonderful smile.
Harika bir hayatım var.I have a great life.
Harika bir hafta sonu geçirin.Have a great weekend.
İzlanda harikaydı.Iceland was fantastic.
Burası harika.It's great out here.
Bu dağa ilk kez tırmandım. Manzara gerçekten harika.This is the first time I've climbed this mountain. The sight is really awesome.
O harika bir görünüş.That's a great look.
Piknik için harika bir gün gibi görünüyor.It looks like a great day for a picnic.
Tom her şeyi ayırttı: harika bir parti olacak.Tom booked everything: it will be a wonderful party.
O harika bir partiydi.That was a great party.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod