Tom harika bir baba olacak.Tom will make a great father.
Yemek harika.The food is wonderful.
Sami İslam'ı harika bir din olarak gördü.Sami found Islam an amazing religion.
Umarım Boston'da harika vakit geçirirsiniz.I hope you have a great time in Boston.
Tom, harika zaman geçirdiğini söylüyor.Tom says he's having a wonderful time.
Umarım Boston'da harika zaman geçirdiniz.I hope you had a great time in Boston.
Bu harika bir deneyim olacak.It's going to be a great experience.
Tom, harika bir zaman geçirdiğini söyledi.Tom said he had a wonderful time.
Tom harika bir öğretmendir.Tom is a wonderful teacher.
Tom harika zaman geçiriyormuş gibi davranmaya çalıştı.Tom tried to pretend he was having a great time.
Tom harika bir iş çıkardı.Tom did a bang-up job.
Tom kendini harika hissettiğini söyledi.Tom said he felt wonderful.
Harika bir haftasonu geçirdim.I had a great weekend.
Harika bir yaz geçirdim.I had a great summer.
Dil öğrenmek harikadır.Studying languages is awesome.
Sami'nin harika bir hayatı vardı.Sami had a wonderful life.
Sami'nin harika bir hayat yaşadı.Sami had a wonderful life.
Mary harika bir aşçıdır.Mary is a wonderful cook.
Sami harika bir insandır.Sami is a wonderful person.
Sami onun harika bir fikir olacağını düşündü.Sami thought that would be a great idea.
Senin şiirin harika.Your poetry is great.
Size harika bir akşam diliyorum!I wish you a wonderful evening!
Sami ve Leyla birlikte harika zaman geçirdiler.Sami and Layla had a great time together.
Birçok harika fikrin var.You have a lot of great ideas.
Sami hayatını bu harika el değmemiş ormanları korumaya adamıştır.Sami dedicated his life to protect these wonderful virgin forests.
Tom harika deniz manzaralı bir ev satın aldı.Tom bought a house with a magnificent view of the sea.
Harika bir baba olurdun.You'd be a great father.
Tom harika bir sporcu.Tom is a great sportsman.
Deniz kenarında harika bir zaman geçirdik.We had a magnificent time near the sea.
Film harika.The film is fantastic.
Tom harika bir öğretmen olacak.Tom will be a great teacher.
O harika. Değil mi?That's wonderful. Is it not?
Bence gerçekten harika görünüyorsun.I think you look really great.
Tom harika bir davulcu.Tom is a great drummer.
Tom'un yaptığı şeyin harika olduğunu düşündüm.I thought what Tom did was fantastic.
Tom harika bir çocuk, değil mi?Tom is a great kid, isn't he?
Tom harika yapıyor, değil mi?Tom is doing great, isn't he?
Tom ve Mary harika gidiyor.Tom and Mary are doing great.
Mavi, bir cenaze için harika bir renktir.Blue is a great color for a funeral.
Bizim için şarkı söyleyebilsen harika olur.It would be great if you could sing for us.
Her şey harikaydı.Everything's been great.
Sizler harika insanlarsınız.You're wonderful people.
Çok harika hissetmiyorum.I'm not feeling too great.
Vay, bu harika!Wow, that's amazing!
Bana hediye olarak verdikleri kitaplar harika.The books they gave me as a gift are great.
Harika bir konserdi.It was a great concert.
Sami harika hissediyordu.Sami felt great.
Tom harika bir iş çıkarıyor, değil mi?Tom is doing a great job, isn't he?
Tom harika bir iş yapıyor, değil mi?Tom is doing a great job, isn't he?
Leyla harika bir başörtüsü giyiyordu.Layla was wearing a gorgeous hijab.
Harika vakit geçiriyorum.I'm having a very a good time.
Nohut ve taze fasulye gibi bazı baklagiller şişkinlik yapsalar da harika besinlerdir.Some legumes, like chickpeas and green beans, cause flatulence but are excellent foods.
Tatoeba harika bir web sitesidir!Tatoeba is a wonderful website!
Fransızcam iyi ama harika değil.My French is OK, but not great.
Foam rollerlar yumuşak doku çalışmaları yapmak için harika araçlardır.Foam rollers are great tools for soft tissue work.
Köpük rulolar yumuşak doku çalışmaları yapmak için harika aletlerdir.Foam rollers are great tools for soft tissue work.
Tom ve Mary'nin üç harika çocuğu var.Tom and Mary have three wonderful children.
Boston harikaydı.Boston was fantastic.
Doğanın bu mucizesini görmek harikadır.To see this miracle of nature is awesome.
Bu Tom'un potansiyelini açığa çıkarması için harika bir fırsat.This is a great opportunity for Tom to unleash his potential.