Bu kaplıcanın açık hava kaplıcası harika.The outdoor spa at this hot-spring is wonderful.
Bu odanın manzarası harika.The view from this room is wonderful.
Bu görüntü ne kadar harika.How wonderful this sight is.
Bu tırtıl harika bir kelebek olacak.This caterpillar will become a beautiful butterfly.
Bu otel harika bir deniz manzarasına sahip.This hotel has a magnificent view of the sea.
Burada olmak harika.It's wonderful to be here.
Hava dün harikaydı.The weather was perfect yesterday.
Kanada gezi için harika bir yer.Canada is a great place for sightseeing.
Harika akşam yemeği için teşekkür ederim.Thank you for the wonderful dinner.
İç dekorasyon üzerine harika bir iş yaptın.You've done a wonderful job on the interior decoration.
Harika görünüyor!It sounds great!
Bu harika bir daire.This is a great apartment.
Bir bilim adamı, insan hakları hakkında harika bir konuşma yaptı.A scholar made an excellent speech about human rights.
Harika bir mizah duygun var.You've got a great sense of humor.
Seninle tanışmak harika.It's great to meet you.
Sen harika bir adamsın.You're a wonderful guy.
Hesap makinesi harika bir icat.The calculator is a wonderful invention.
İki insan birbirini anlarsa evlilik harika bir şey olabilir.Marriage can be a wonderful thing if two people understand each other.
Liseye gitmek harika olacak.It will be great to go to senior high.
Ben harika bir gece geçirdim.I had a great night.
Sonunda harika bir çözüm buldum.I finally came up with a great idea.
Dün geceki harika akşam yemeği için sana çok teşekkür ederim.Thank you very much for the wonderful dinner last night.
Öğretmenimizin harika bir espri anlayışı var.Our teacher has a wonderful sense of humor.
Biz harika bir hafta sonu geçirdik.We had a wonderful weekend.
Biz harika bir zaman geçirdik.We had a wonderful time.
Harika performansı için onu övdük.We praised him for his wonderful performance.
Ben onun harika güzelliğini reddedecek kadar aptal değilim.I am not so stupid as to deny its great beauty.
Harika bir şekilde canlandığımı hissediyorum.I am feeling wonderfully refreshed.
Onun için harika bir saat aldım.I bought a wonderful watch for her.
Dün gece dinlediğimiz müzik harikaydı.The music we listened to last night was wonderful.
Ne harika bir fikir!What a wonderful idea!
Otomobil harika bir icat.The automobile is a wonderful invention.
Yemek harikaydı, değil mi?The meal was great, wasn't it?
Çamaşır makinesi harika bir icattır.The washing machine is a wonderful invention.
Ah, harika.Ah, wonderful.
İnşallah harika bir yıl geçirirsin.I hope you'll have a great year.
Az önce aklımdan harika bir fikir geçti.A wonderful idea just ran through my mind.
Aklıma harika bir fikir geldi.A wonderful idea occurred to me.
İnşallah harika bir doğum günü geçirirsin.Hope you'll have a wonderful birthday.
Bu harika günde bütün en iyi dileklerimle.All the best wishes on this wonderful day.
Harika bir iş başardın.You have done a wonderful job.
Üniversitesi harika bir deneyimdi.University was a wonderful experience.
Ufuktaki güneş harika.The sun on the horizon is wonderful.
Tokyo gerçekten harikaydı.Tokyo was really wonderful.
Onun şakası harikaydı.His joke killed me.
Onun en son çalışmaları belediye binasında sergileniyor. Onlar açıklama ötesinde harika.His latest works are on display at the city hall. They are fabulous beyond description.
Onun amacı harika bir doktor olmaktı.His aim in life was to become a great doctor.
O, onlara harika zaman geçirdiğini söyledi.He told them that he had had a wonderful time.
O, harika bir kişiliğe sahiptir.He has a wonderful personality.
Onun skandalla ilgili yapacak harika bir anlaşması vardı.He had a great deal to do with the scandal.
O, yazarın harika olduğunu düşünmüyor.He doesn't think that the writer is great.
Partide harika bir zaman geçirdiğini sözlerine ekledi.He added that he had a wonderful time at the party.
O sadece iyi bir vuruşçu değil fakat aynı zamanda harika bir savunma.He is not only a good batter but also a wonderful defense.
O, gümüş ağaçları olan altın şehirler hakkında harika hikayeler duymuştu.He had heard wonderful stories about cities of gold with silver trees.
O, harikalar yaptı.He has done marvels.
O harika bir sporcu gibi görünüyor.He appears to have been a great sportsman.
O harika bir bilim adamı olacak.He will be a wonderful scholar.
O, harika sonuçlar aldı.He got wonderful results.
O, harika, değil mi?He is cool, isn't he?
Onların harika hayatları vardı.They had wonderful lives.