Hard Rock하드 록
Hard RockВажкий рок
Hard RockХард рок
Hard RockХард- рок
Hard Rockרוק כבד
Hard Rockهارد روك
Hard Rockハードロック
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.A Harvardon dolgozott és a Smithsoniannél, rendkívül jó kapcsolatai voltak.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Aveva una cattedra ad Harvard e lavorava allo Smithsonian ed aveva ottime relazioni.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.C'était un membre de Harvard, il travaillait au Smithsonian et avait un réseau extrêmement important.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Dia mempunyai jabatan di Harvard bekerja dan mempunyai koneksi yang baik di Smithsonian.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Ele tinha uma cátedra em Harvard, trabalhava para a Smithsonian e estava muito bem relacionado.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Él fue asistente en Harvard, trabajaba en el Smithsoniano y tenía conexiones extremadamente buenas.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Era profesor la Harvard și lucra la Smithsonian și era extrem de bine conectat.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Er hatte eine Stelle in Harvard und arbeitete am Smithsonian Institut und hatte extrem gute Kontakte.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Han uppehöll en position på Harvard och arbetade på Smithsonian och hade ett extremt bra nätverk.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Hij had een leerstoel op Harvard, werkte bij het Smithsonian en had geweldige connecties.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Imel je položaj na Harvardu ter delal na Inštitutu Smithsonian in imel izredne veze.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.그는 하버드에 자리가 있었고 스미소니안에서 일도 했고 인간 관계도 엄청나게 많았어요.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.하버드 학위가 있고 스미스소니언(학술 협회)에서 일했었으며 인맥 역시 아주 좋았죠.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Měl pozici na Harvardu, pracoval v Institutu Smithsonian a měl velmi dobré konexe.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Miał posadę na Harvardzie, pracował w Instytucie Smithsona i miał niesamowite koneksje.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Ông ta có chiếc ghế tại Harvard và đã làm việc tại Smithsonian và có những mối quan hệ cực kỳ tốt.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Είχε μία έδρα στο Χάρβαρντ και δούλευε στο ίδρυμα Σμιθσόνιαν έχοντας εξαιρετικές διασυνδέσεις.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Він мав позицію в Гарварді, працював в Смітсонському інституті та мав дуже хороші зв'язки.
Hardy Rodenstock sayesinde 2005 yılında bu gizem çözülmeye başladı.Končno se je razrešila leta 2005, s pomočjo tega človeka.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Він мав посаду в Гарварді, працював на Смітсонівський інститут і мав надзвичайно могутні зв'язки.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.Той имал място в Харвард и работел в "Смитсониън" и имал изключително добри връзки.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.У него была позиция в Гарварде, он работал в Смисонском институте и имел очень хорошие связи.
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.הוא החזיק משרה בהארוורד ועבד במכון הסמיטסוניון והיו לו קשרים מעולים
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.ودرس في جامعة هارفارد وكان يعمل لدى سميثسونيان وكانت لديه معارف كثيرة،
Hardvard'ta bir makam sahibiydi... ... ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.スミソニアン博物館で働いていた彼は 人脈豊富です 当時の頭脳たちと通じていました
Hardvard'ta bir makam sahibiydi ve Smithsonian'da çalıştı ve çok iyi bağlantıları vardı.人脈も豊富です 当時の頭脳たちと通じていました
Hardware'i kontrol ettim, bir kaç hata buldum, hataları düzelttik, ve devre kartları yapmaya başladık.Eu testei o hardware, encontrei alguns bugs, nós os corrigimos, assim, começamos a fazer as placas...
Hardware'i kontrol ettim, bir kaç hata buldum, hataları düzelttik, ve devre kartları yapmaya başladık.Έλεγξα το υλικό, βρήκα μερικά σφάλματα, τα φτιάξαμε, και έτσι, ξεκινήσαμε να φτιάχνουμε πλακέτες...
Hardware'i kontrol ettim, bir kaç hata buldum, hataları düzelttik, ve devre kartları yapmaya başladık.Я перевірив апаратур, знайшов декілька багів, ми виправили їх, і, ось, ми почали робити плати...
Hardware'i kontrol ettim, bir kaç hata buldum, hataları düzelttik, ve devre kartları yapmaya başladık.Я проверил аппаратуру, нашёл несколько багов, мы исправили их, и, вот, мы начали делать платы...
Hardware'i kontrol ettim, bir kaç hata buldum, hataları düzelttik, ve devre kartları yapmaya başladık.أنا فحصت العتاد, ووجدت علل،قمنا بإصلاحها لذا ، بدأنا في صنع اللوحات
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.As ideias de Hardy e as ideias de Darwin unificar-se-ão.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Hardy gondolatai és Darwin gondolati össze fognak forrni.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Hardyho a Darwinovy teorie budou spojeny dohromady.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Hardy's ideeën en Darwins ideeën zullen samenvloeien.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Hardys Ideen und Darwins Ideen werden vermischt werden.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Hardys idéer och Darwins idéer kommer att blandas tillsammans.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Hardys og Darwins ideer vil blive blandet sammen.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Idee Hardy'ego i Darwina zostaną połączone. Idee Hardy'ego i Darwina zostaną połączone.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Ideile lui Hardy și ideile lui Darwin vor fi aduse împreună.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.하디와 다윈의 생각이 융합될 겁니다.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Las ideas de Hardy y las ideas de Darwin se mezclarán.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Le idee di Hardy e quelle di Darwin verranno unite.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Les théories de Hardy et celles de Darwin vont s'entremêler.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Οι ιδέες του Χάρντυ και του Δαρβίνου θα αναμειχθούν μαζί.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Идеите на Харди и идеите на Дарвин ще бъдат съчетани в едно.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.Идеи Харди и Дарвина сольются в одну теорию.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.הרעיונות של הארדי, והרעיונות של דארווין יתמזגו יחדיו.
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.افكار هاردي، و افكار داروين ستمزج سوياً
Hardy'nin ve Darwin'in fikirleri birleşip harmanlanacak.混ぜ合わさるのです そこから前進して
Hardy Rodenstock sayesinde 2005 yılında bu gizem çözülmeye başladı.그러다 2005년, 이 사람 덕분에 사건의 실마리가 마침내 풀리기 시작했습니다.
Hardy Rodenstock sayesinde 2005 yılında bu gizem çözülmeye başladı.A început până la urmă să se clarifice în 2005 datorită acestui om.
Hardy Rodenstock sayesinde 2005 yılında bu gizem çözülmeye başladı.Cuối cùng được hóa giải vào năm 2005 bới anh chàng này.