harcamayı ile cümle
harcamayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Temsilci harcamayı frenleyeceğini söyledi.The Representative said he will put a brake on spending.
Ucuz satın alın ve paranızı boşa harcamayın.Buy cheap and waste your money.
Tek bir yeni boşa harcamayı göze alamam.I can't afford to waste a single yen.
Bir bulmacayı birleştirmeye çalışarak zaman harcamayı seviyorum.I love to spend time trying to put together a puzzle.
Elbiselere çok para harcamayı tercih etmiyorum.I'd rather not spend so much money on clothes.
Zamanı boşa harcamayı bırakalım ve bu işe devam edelim.Let's stop wasting time and get on with this work.
Nefesinizi boşa harcamayın.Don't waste your breath.
Biz durgunluk döneminde harcamayı azalttık.We reduced our spending during the recession.
Sınavda önce notlarını gözden geçirmek için biraz zaman harcamayı unutma.Don't forget to spend a little time looking over your notes before the exam.
Boşa zaman harcamayı durdurmalısın.You need to stop wasting time.
Tom'un o proje üzerinde çok fazla zaman harcamayı planladığından şüpheliyim.I doubt that Tom planned to spend so much time on that project.
Tatoeba ile benimle harcadığından daha fazla zaman harcamayı tercih edersin.Why do you spend most of your spare time with Tatoeba?
Cep harçlığınızı boşa harcamayın.Don't waste your pocket money.
Daha fazla mühimmatı boşa harcamayı göze alamayız.We can't afford to waste any more ammunition.
Boşa vakit harcamayı durduralım.Let's stop wasting time.
Tom'la yalnız başıma biraz zaman harcamayı gerçekten istiyorum.I really want to spend some time alone with Tom.
Tom zamanının çoğunu yalnız harcamayı tercih ediyor gibi görünüyor.Tom seems to prefer spending most of his time alone.
Yaz tatilini nerede harcamayı planlıyorsun?Where do you plan to spend your summer vacation?
Buna ne kadar zaman harcamayı planlıyorsun?How much time do you plan to spend on this?
Tom'la zaman harcamayı seviyorum.I love spending time with Tom.
Zamanımı boşa harcamayı bırak.Stop wasting my time.
Boşa zaman harcamayı durdurabilir miyiz?Can we stop wasting time?
Sanırım Tom başka biriyle zaman harcamayı tercih eder.I think Tom would rather be spending time with someone else.
Aptalca şeylere para harcamayı durdurun.Stop spending money on stupid things.
Artık daha fazla zaman harcamayı göze alamam.I can't afford to waste any more time.
Paramı harcamayı bırak.Stop spending my money.
Harcamayı kontrol altında tutmamız gerekir.We need to keep spending under control.
Biz harcamayı kesmeliyiz.We must cut spending.
Para harcamayı kes.Stop wasting money.
Herkes boşa zaman harcamayı seviyor.Everybody likes to goof off.
Cephaneyi boşa harcamayın.Don't waste ammunition.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Savurgan harcamayı kesmemiz gerekiyor.We need to cut wasteful spending.
Zamanı boşa harcamayı bırak.Stop wasting time.
Leyla, Bay Perfect için bekleyerek zaman harcamayı reddetti.Layla refused to waste time waiting around for Mr. Perfect.
Hayatı koruyun; lütfen suyu boşa harcamayın.Preserve life; please don't waste water.
Ne kadar para harcamayı planlıyorsunuz?How much money do you plan to spend?
İnsanların zamanını boşa harcamayı sevmiyorum.I don't like wasting people's time.
Zamanını boşa harcamayı kes.Stop wasting your time.
Saçma şeylere zaman harcamayı kes.Stop spending time on stupid things.
Cumartesi gününüzü boşa harcamayın... ...ve mümkün olduğu kadar çalışın.Don't waste your Saturday... ...and study as much as you can.
Harcamayı tercih eder.It wants to consume.
Lütfen beni boşa harcamayın.Please don't waste me.
Kırmızı nokta, bize bir ülkenin zenginliğine oranla öğrenci başında düşen harcamayı gösteriyor.The red dot shows you spending per student relative to a country's wealth.
(Allah için) yaptığınız her harcamayı yahut adadığınız her adağı Allah bilir.And whatever expenditure you expend, and whatever vow you vow, surely God knows it.
Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı muhakkak Allah bilir.And whatever expenditure you expend, and whatever vow you vow, surely God knows it.
Katılanların yaklaşık yarısı bayramlarda 30 ila 60 avro arasında para harcamayı planlıyor.Nearly half of respondents plan to spend between 30 and 60 euros during the holidays.
Denetçiler, bakanlığın 2,3 milyon avroluk harcamayı belgeleyemediğini de söylediler.The auditors also said that the ministry failed to document expenditures of 2.3m euros.
Hükümet, mayınların temizlenmesi için yaklaşık 12 milyon dolar harcamayı planlıyor.The government plans to spend nearly $12m to clear the mines.
Busovacalı Stjepan Knezoviç, "Maaşımı Makarska'da harcamayı planlıyorum."I intend to spend my monthly salary in Makarska.
Her bir turistin yaptığı harcamayı 1.020 euroya çıkarmak (Yunanistan'a seyahat ücreti hariç).Increasing tourists' spending per capita to 1,020 euros (not including travel to Greece).
Enerji sektöründe hükümet, 2016 yılına kadar 3,85 milyar avro harcamayı planlıyor.In the energy sector, through the year 2016, the government plans to spend 3.85 billion euros.
Sırbistan, Kosova'daki altyapı projelerine 66 milyon avro harcamayı da planlıyor.Serbia also plans to spend 66m euros on infrastructure projects in Kosovo.
1968 Devrimi nedeniyle Decq vaktini sınıftansa greve harcamayı tercih etti.Because of the Revolution of 1968, Decq spent a lot of time on strike, instead of in class.
Elbiselere çok para harcamayı tercih etmiyorum.Non voglio spendere troppi soldi in vestiti.
Tom'la yalnız başıma biraz zaman harcamayı gerçekten istiyorum.Vorrei davvero passare un po' di tempo da sola con Tom.
Beni New York şehri Stratejik Sağlık Birliğine takdim ettiler, yine bedava kaynaklar, onları boşa harcamayın.Bemutattak New York város stratégiai egészségügyi szövetségének, megint, ingyenes források, ne hagyd ki!
Beni New York şehri Stratejik Sağlık Birliğine takdim ettiler, yine bedava kaynaklar, onları boşa harcamayın.보건국은 뉴욕시와 전략적 제휴 관계를 맺도록 소개해 주었습니다. 다시 말해서 무료 자원입니다, 절대로 낭비하지 마세요.
Beni New York şehri Stratejik Sağlık Birliğine takdim ettiler, yine bedava kaynaklar, onları boşa harcamayın.M-au introdus Alianţei Strategice pentru Sănătate din New York, din nou, resurse gratuite, nu le irosiți.
Beni New York şehri Stratejik Sağlık Birliğine takdim ettiler, yine bedava kaynaklar, onları boşa harcamayın.Představili mě ve Strategické alianci pro zdraví města New York. Upozorňuju znovu, zdroje zdarma, neplýtvat.
İlgili Sayfalar