Ana içeriğe geç
Sözlük

harca ile cümle

harca kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
O yaşamının son otuz yılını uzak Asya ve Afrika'nın bir bölümünü gezmeye harcamıştır.Pendant 30 ans, il a parcouru les confins de l’Asie et de l’Afrique.
Restorasyon için harcanan tutar 430,000 Euro'dur. ^Coût de la restauration, financée par la Ville est de 230 000 euros.
Bu olaydan sonra hayatını Kızılderili haklarını savunmak için harcamıştır.Il profita de son séjour pour défendre les droits des indigènes.
Hanehalkı harcamaları prim payı %1.39 yükselmiştir.La part de logements HLM loués vides était de 1,9 %.
Dar anlamda yatırım, yatırım mallarının satın alınması şeklindeki yatırım harcamasıdır.L'une des utilisations de l'épargne est donc l'achat d'un bien qu'il investit.
Askeri harcamalar, 2008 yılında GSYİH'nin yaklaşık %2'si olarak gerçekleşmiştir.Il a constitué près de 3 % du PIB de 2008.
Ek işi olan taksi şirketine gitmeyi boşverir ve zengin bir adam gibi bonkörce para harcamaya başlar.Au lieu de poursuivre la compagnie de taxis, elle envoie une boîte de bons cigares au conducteur.
Muamele vergisi, gelirin harcanması sırasında alınan vergidir.La TVA sur les débits est celle exigible au moment de la facturation.
Bunun amacı yönetimdeki harcamaları azaltmaktı.Pour y parvenir, il s'agit de réduire la dépense publique.
Kilise kariyerinin çok büyük kısmını Alçak Ülkeler'de harcamıştır.Il réalise la majorité de sa carrière dans les division inférieures.
Savaş sonrası dönemde Takamatsu zamanını savaş geleneğini devam ettirecek olanları eğitmekle harcamıştır.Dans l'après-Seconde Guerre Takamatsu a passé son temps à former des successeurs à sa tradition martiale.
Bir kahvaltılık gevreğin üretimi için yarım galon (1.8 litre) petrol harcanmaktadır.Il faut 1,9 kg de pétrole brut pour fabriquer 1 kg de PET.
Kullanıcılar platformda 12.9 milyon saat harcamışlar .Les 129 ponts de la ligne coûtèrent 2,5 millions de dollars.
Tasarruf toplam harcamaların toplam gelirden çıkarılması ile hesaplanır.Toutes les dépenses d'un budget doivent être couvertes par la masse commune des recettes.
Dışarıda ek işlerde çalışıp harçlık kazanabilir ve dilediği gibi harcayabilirler.Tu en auras pour ton argent, comme tu veux et de la manière que tu veux.
Şehri 2011'de ziyaret eden 1,8 milyon turist 1,3 milyar dolardan fazla harcama yapmıştır.Plus de 1,2 million de visiteurs se sont rendus à l'Île en 2000, dépensant 300 millions de dollars.
"Artan eğitim harcamasının çocuklar için daha iyi sonuçlar üretir" iddiasını düşün.Le niveau de contribution doit tenir compte "des dépenses nécessaires pour élever les enfants".
Harcamalar üzerinden alınan vergiler, yapılan bir harcamanın vergilendirilmesini ifade eder.Les sommes qui ont été consignées sont utilisées pour régler les dépenses ainsi engagées.
Bütçe açığı, vergiler azaltılıp, harcamlar artırılarak gerçekleştirilebilir.Il y parvient en opérant des coupes budgétaires et en augmentant les taxes.
Yatırım harcamasının sonucunda ortaya çıkan yatırım, orta ve uzun dönemde getiri sağlamaya devam eder.Ce taux doit être relativement bas pour favoriser les investissements à moyen et à long terme.
Speer oldukça fazla kitap okumaya zaman harcamıştır.Speer consacra beaucoup de son temps et de son énergie à la lecture.
Yaklaşık 1 milyar dolar bu görev için harcandı.Près d'un milliard de dollars fut économisé grâce à cette mesure.
Bu nedenle o dönemlerde Avrupa devletlerinden alınan kredilerin çoğu bu konuda harcandı.La plupart des problèmes des États-Unis de l'époque y est d'ailleurs relatée.
Kuvvet kolu ne kadar büyükse, yükü kaldırmak için harcanacak kuvvet o kadar az olur.Plus le bras de levier sera grand, plus le poids à mettre sera faible.
1967 yılında 500,000 Türk lirası harcanarak bir Camii yaptırılmıştır.En 2001 y fut installée une cloche de 400 kg.
Kendi servetini kültür yatırımlarına harcamak istiyordu.Il employa sa fortune dans des œuvres sociales.
Stadyumun maliyeti için şu ana kadar 300 milyon euro harcanmıştır.La valeur totale « marché » est évaluée à cette époque à 300 millions d'euros.
Somaliland hükümeti bütçesinin %30'luk kısmını orduya harcamaktadır.Le gouvernement du Massachusetts utilisa le tiers de son budget pour la construction du fort.
Elindeki parayı çabucak harcayan sanatçı yoksul düşmüştür.L'argent qu'il avait si rapidement gagné au blackjack est vite dilapidé.
Kazandığından daha fazla harcama.No gastes más de lo que ganes.
Az harcadım.Yo gasté poco.
Bir milyon doları neye harcardın?¿En qué te gastarías un millón de dólares?
Bir milyon doları nasıl harcardın?¿Cómo te gastarías un millón de dólares?
Sana verdiğim bütün parayı nasıl harcadın?¿Cómo gastaste todo el dinero que te di?
Ona bu kadar para harcamamalıydın.No deberías haber gastado tanto dinero en eso.
Diğer ticaret şirketlerinin aksine, Würth araştırma ve geliştirmelere çok para harcamaktadır.A diferencia de otras compañías comerciales, Würth gasta mucho en investigación y desarrollo.
O yaşamının son otuz yılını uzak Asya ve Afrika'nın bir bölümünü gezmeye harcamıştır.Pasó los últimos 30 años de su vida viajando a lugares remotos de Asia y África.
Gardiyanlardan biri Randy'nin geriye kalan azıcık interneti de harcadığını açığa çıkarır.Un guardia descubre que Randy ha usado la mínima conexión que tenían.
Enerji harcanmaz.No desperdicies energía.
Bu harcamalar kısıntısı ona çok düşman kazandırdı.Su prepotencia le hizo ganarse muchos enemigos.
Güzelliğin yüzünden için kibirle doldu ve bilgeliğini kendi ünün için harcadın.Tu corazón se ha pagado de tu belleza, has corrompido tu sabiduría por causa de tu esplendor.
Ben harcamam.No lo merezco.
Çocuk Oyunu 9,000,000 dolar bütçe harcanarak yapıldı.Child's Play fue producido con un presupuesto de $9.000.000.
İlk filmin çekimleri için 250,000 dolar harcamışlardı.Gastaron 250 000 dólares de almacenamiento de los sets de la primera película.
Kostümlere 300 bin TL harcadık" dedi.«Este presidente gastó 30.000 dólares en maquillaje».
Vittoria parayı harcayabilmek için zaman bulamayacaktı.Fanny no pierde el tiempo...
Bunun için ayrıca gereksiz harcamalarda da kısma yoluna gidilmektedir.También debía hacer frente a los gastos imprevistos.
Kesimleri görünmez, dikkat çekmeyen yapmak için çok çaba harcanır.Caminan muy despacio para no atraer la atención.
Dokuz ayda tamamlanan tasarım ve geliştirme süresinde birkaç milyon dolar harcandı.El desarrollo tomó dos años y medio, de los cuales nueve meses se gastaron en diseño y pre-producción.
Transistörler çok küçüktür ve çok az enerji harcarlar.El transistor por lo tanto, puede ser muy pequeño, muy rápido y consumir menos energía.
Süleyman dönemindeki mimari harcamalar ekonomiyi oldukça zorluyordu.Durante la Gran Depresión, la gente de Harlem sufrió mucho económicamente.
Başka bir ifadeyle, gıdaya harcanan gelirin talep esnekliği 0 ile 1 arasında bir değer alır.La elasticidad respecto a la renta de un bien necesario está por tanto entre 0 y 1.
Kadınların yaşam koşullarını düzeltmek için çaba harcadı.También, quería cambios para mejorar las condiciones de vida de la mujer.
NOS, projeye yalnızca 725.000 ABD Doları harcamıştır.Ganó 750.000 dólares en los Estados Unidos.
Güçlü bir bilgiyi ortalığa savurarak harcamazlar.Toma lo suficiente para perder el conocimiento.
Harcamayacağım günleri, onları uzatmaya çabalayarak.Sobrevivir para gastarlos, no tanto.
Buna aşağı yukarı 5.000 dolar harcandı.Creo que hemos perdido por lo menos 15.000 $.
Bunlar uygun öğretmen bulma yoluyla harcanmaktadır.Estos puntos pueden emplearse tras encontrar al maestro adecuado.
Yani hayatımı oraya harcadım.Por eso me devolvió la vida.
"The Schizo", uzun zamandır harcananların ve takımının lideri.En el equipo "Pijao", fue la máxima figura y el goleador del equipo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod