Hiçbir şey çaba harcamadan ölümlülere verilmez.Nothing is given to mortals without effort.
Neden bütün parayı harcadın?Why did you spend all the money?
Fransızca çalışarak çok zaman harcardım.I used to spend a lot of time studying French.
Bu işe büyük çaba harcadım.I've put a lot of effort into this.
Bütün haftayı bu konuda harcadım.I spent all week on this.
Burada zamanımı boşa harcadığımı hissediyorum.I feel I'm wasting my time here.
Zamanımı boşa harcadığımı hissediyorum.I feel I'm wasting my time.
Tom sadece kızları etkilemek için bütün parasını bir araç üzerinde harcadı.Tom spent all his money on a car just to impress girls.
Gerçekten giyeceğim bir şeye para harcamak isterim.I'd rather spend money on something I'd actually wear.
Ben bir çocukken burada çok vakit harcadım.I spent a lot of time here when I was a kid.
Burada saatler harcayabilirim.I could spend hours in here.
Burada günler harcayabilirsiniz.I could spend days in here.
Tom ailesi ile çok az zaman harcar.Tom spends very little time with his family.
Tom'un o kadar çok harcamaması gerekir.Tom shouldn't spend so much.
Biz bir dakika bile harcayamayız.We can't waste even a minute.
Kadın ayakkabılara çok harcar.The woman spends a lot on shoes.
Ben sadece zamanını boşa harcadığını düşünüyorum.I think you're just wasting your time.
Ben günde 500 dolar harcadım.I have spent 500 dollars per day.
Benim en büyük zayıflığım ayakkabılara para harcamak.My biggest weakness is spending money on shoes.
Tom parasını boşa harcar.Tom wastes his money.
Cephaneyi boşa harcama.Don't waste ammunition.
Cephaneyi boşa harcamayın.Don't waste ammunition.
Cephaneni boşa harcama.Don't waste your ammunition.
Boşa harcayacak paramız yok.We have no money to waste.
Tom ona verdiğim paranın çoğunu zaten harcadığından eminim.I'm sure Tom has already spent a lot of the money we gave him.
Tom Mary'nin Fransızca okuyarak zamanını boşa harcadığını düşündü.Tom thought that Mary was wasting her time studying French.
Başka bir dili okumak zordur ama zaman harcamaya değer.Studying another language is hard, but worthwhile.
Biz zamanımızı boşa harcamıyorduk.We weren't wasting our time.
Tom Mary ile çok zaman harcadı.Tom spent a lot of time with Mary.
Tom zamanının çoğunu kütüphanede harcar.Tom spends most of his time in the library.
Mary zamanının çoğunu kütüphanede harcar.Mary spends most of her time at the library.
İstediğimiz kadar zaman harcayacağız.We're going to take our time.
Onu aramak için saatler harcadım.We spent hours looking for it.
Biz bu konuda çok para harcadık.We spent a lot of money on that.
Başkanın kamu harcamalarını düzenleyen bir yasayı imzalanması gerekiyor.The President needs to sign a law regulating public spending.
Tom'u ararken bir sürü zaman boşa harcadık.We wasted a lot of time looking for Tom.
Biz sorunu çözmeye çalışarak saatler harcadık.We spent hours trying to solve the problem.
Onu nasıl düzelteceğimizi çözmeye çalışırken saatler harcadık.We spent hours trying to figure out how to fix it.
Güneşte çok fazla vakit harcamıyorum.I don't spend too much time out in the sun.
Paramı boşa harcamak istemiyorum.I don't want to waste my money.
Onların düğün için harcadıkları para korkutucu.The amount of money they spent on the wedding is frightening.
Bu sene Noel hediyeleri için ne kadar harcadınız?How much did you spend on Christmas gifts this year?
Bu yıl Noel armağanları için çok fazla harcadık.We spent too much for Christmas presents this year.
Zamanımı boşa harcamamaya çalışıyorum.I'm trying not to waste my time.
Tom buzun üzerinde çaba harcamadan kaydı.Tom glided across the ice effortlessly.
İhtiyacımız olmayan şeylere para harcamayı bırakmazsak, yakında meteliksiz oluruz.We'll be broke soon if we don't stop spending money on things we don't need.
Harcanan para ekonomiyi canlandırıyor.Spending money stimulates the economy.
Savurgan harcamayı kesmemiz gerekiyor.We need to cut wasteful spending.
Parayı hiç harcamadım.I haven't spent any of the money.
Sahip olmadığım parayı harcayamam.I can't spend money I don't have.
Biz çok uzun günler harcadık.We've put in a lot of long days.
Para boşa harcanmıyor.The money isn't being wasted.
Şimdi harcama kesintilerine ihtiyacımız var.We need spending cuts now.
Tom harcamaları hesapladı.Tom calculated the expenses.
Gelirine uygun bir şekilde harca.Spend within your means.
Harcamaları düşük tutacağım.I'll keep expenses low.
Çok fazla harcadık.We spent too much.
Tom boşa zaman harcadı.Tom wasted time.
Tom tüm mirasını boşa harcadı.Tom squandered his entire inheritance.
Eşeğin başını yıkayanlar sabunu boşa harcarlar.Those who wash the donkey's head waste soap.