Ana içeriğe geç
Sözlük

hara ile cümle

hara kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
17 Şubat, 1979, Harare) profesyonel Zimbabve'li tenis oyuncusu.Cara Black (Harare, 17. veljače 1979.) je profesionalna tenisačica iz Zimbabvea.
835 kilometre (520 mil) genişliğinde bir alan harap olmuştur ve bazı ilçelerde nüfusun %60'ı ölmüştür.Prostor u okrugu od 840 km je bio uništen, a u nekim okruzima 60 % stanovništva je poginulo.
Buna karşılık, kendileri de cinayet suçunu işledikleri için harakiri yaparak intihar ettiler.Morali su počiniti harakiri/samoubojstvo ako im je povrijeđena čast.
Kudüs'ün büyük bir kısmı ve Tapınak harabeye döndü.Velika pažnja je posvećena jeruzalemskom Hramu i njegovoj obnovi.
Bir hükûmet binasından çok bir harabeye benziyordu.Bio je dijelom sklopa vlastelinskih zgrada.
Birkaç işgalden sonra 1387'de Timur, şehri ve bölgeyi talan ederek harap etti.Nakon više valova napada, 1387., Tamerlan opostušuje grad i cijelo okolno područje..
Bunun üzerine, Alman ülkesini harap eden Otuz Yıl Savaşları (1618-1648) başladı.Došlo je to pogubnog tridesetogodišnjeg rata (1618-1648).
İslâm vergi hukukunda olduğu gibi Osmanlılarda da Haraç iki kısma ayrılmaktadır.Po naravi je dvoprotežno tijelo; pruža se u dvije protege (dimenzije).
Izdırabı boyunca sürekli Derin bir acı içinde olan İsa daha hararetle dua etti.Tada ga Snježana u neizdrživim bolovima moli za još jednu uslugu.
Ülkenin başkenti Harare'dir.Glavni grad je Harare.
O sıralarda Ayasofya harap bir haldeydi.U to vrijeme avion je već bio zastario.
Özellikle 1782 yılında çıkan yangında harap hale gelmiş, ardından da tekrar tamir edilmiştir.Gotovo je potpuno uništena u požaru 1742. godine, a kasnije je obnovljena.
Manzara resimleri ile klasik harabeler ve küçük figürler üzerinde çalıştı.Slikao je lutke, svijećnjake i stare satove.
Kemikli keçi eti büyükçe parçalar halinde genellikle bir haranada ya da kazanda haşlanır.Ulovljene ribe ili glavonošce gotovo uvijek gutaju u jednom komadu.
Helâl ve harama dikkat edilmez.Prázdnota a úpadok sa nedali prehliadnuť.
Eskiden harap durumda olan yapı 20. yüzyılın sonlarında restore edilmiştir.Stavba bola obnovovaná koncom 20. storočia.
V. Harald (21 Şubat 1937, Skaugum, Akershus), Norveç kralı.Harald V. (* 21. február 1937, Skaugum, Nórsko) je od roku 1991 nórsky kráľ z rodu Glücksburgovcov.
Sırp soylular sadece Osmanlı devletine haraç (tribute) ödemekle yükümlüydüler.Košice nechceli predať Vlastimila Plavuchu pod cenu.
Harabi ilk siirlerini Saadet gazetesinde yayinlamaya başlamıştır.V tom čase začal uverejňovať svoje prvé poviedky v novinách El Heraldo.
Ve cihan durdukça lanete siper olup, ocağımızın temeli yıkılıp, harap olmaya sebep ve illet mi olalım?Ako to chceme zmáknuť, keď to máme odomleté, ako to leží a beží?
O yüzden haramlara besmele çekilmez.Nie je vôbec potreba posielať prostriedky burze.
Etiyopya'da konuşulan Harari dili, günümüzde Ge'ez alfabesiyle yazılmaktadır.Tigriňa sa píše písmom Ge'ez, ktoré bolo vytvorené pre dnes už vymretý jazyk Ge'ez.
Hunlar'ı savuşturmak için, Theodosius Attila'ya çok büyük miktarlarda yıllık haraç vermek zorunda kaldı.Za ustavitev Hunov je moral Teodozij Atili plačevati ogromen letni davek.
O'Hara bir doktor çocuğudur.Mullen je sin zdravnika.
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.Coel se je Konstanciju uklonil in pristal na plačevanje davkov Rimu, vendar je osem dni kasneje umrl.
Norveç kralı III. Harald Eylül ayı başlarında İngiltere'nin kuzeyini işgal eder.Norveški kralj Harald III. je napadel severno Anglijo septembra leta 1066.
Carlos harap olmuştur.Carlos je zaprt.
V. Harald (21 Şubat 1937, Skaugum, Akershus), Norveç kralı.Harald V., kralj Norveške, * 21. februar 1937, Skaugum, Norveška.
1587'de İngiliz kâşif Thomas Cavendish yerleşimin harabelerini bulur.Januarja 1587 je v koloniji prispel angleški pirat Thomas Cavendish.
Despotluk, bağımsız olarak Osmanlılara yıllık haraç ödemek şartıyla varlığını sürdürdü.Despotat je ostal neodvisen zaradi plačevanja letnega davka Osmanskemu cesarstvu.
Sonuçta, Fatih Sultan Mehmed, 1453 yılında şehri fethettiğinde, Saray terk edilmiş ve harabe hâlindeydi.Ko je leta 1453 mesto osvojil sultan Mehmed II., je bila palača večinoma porušena in opuščena.
24 Aralık ,1974 tarihinde, Avustralya'da Cyclone Tracy adlı Darwin Siklon'u şehri harap etmiştir.24. – 25. december - ciklon Tracy skoraj popolnoma uniči avstralsko mesto Darwin.
Şüpheli, haramın en yakın komşusudur.Prleško narečje je najbližji sorodnik prekmurščine.
Volkanın tepesinde İnka harabeleri görülebilir.Na površini lune lahko opazimo kraterje .
Bizans İmparatorluğu, Bulgaristan'a yıllık haraç ödemeye devam edecektir.Plačevanje bizantinskega letnega tributa Bolgarom se je obnovilo.
Günümüzde bazı medreseler harap durumdadır.Danes so vsi osmerokotniki v razsulu.
İlk plağını 1969'da çıkardı ( Asrı gurbet harab etmiş köyümü ).Prvo zbirko je objavil leta 1969 (Zemlja molči).
Nehri bugün harabe durumundadır.Grad je danes v ruševinah.
Yarışı Almanya temsilcisi, Heinz-Harald Frentzen birinci olarak tamamlamıştır.Zato se je iz dirke umaknil tudi drugi dirkač Sauberja, Heinz-Harald Frentzen.
Cusco yakınlarında efsanevi İnka şehir harabesi Machu Picchu bulunur.V bližini Cusca se nahajajo ruševine inkovskega Machu Picchuja.
Harareet, kariyerine İsrail sinemasında 1955 yapımı Hill 24 Doesn't Answer ile başlamıştır.1954 m. buvo pirmojo Izraelio pilnametražio filmo Hill 24 Doesn’t Answer bendraautoris.
Carlos harap olmuştur.Pasirodė Karlosas!
Burada büyük harabeler bulunmaktadır.Čia jų laukia didžiosios permainos.
Savaşlarda harap olan kanalları ve çiftlikleri tamir etti.Jis atstatė kanalus ir aprūpino fermas, kurias sugriovė karas.
İslamiyet ve Yahudilik'te domuz eti yemek haramdır.Islamo ir judaizmo religijos kiaulieną valgyti draudžia.
O'Hara bir doktor çocuğudur.J.D. nėra daktaras.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Tai labai papiktino vietinę žydų bendruomenę ir jie patys padegė sinagogą.
Başkent Harare'de kuruludur.Ministerija yra šalies sostinėje Hararėje.
Bu durum karşısında Çin'e minnet borcu hisseden Yinçü, Şimin'e çeşitli haraçlar sundu.Įdomu, kad tuo pat metu ji mokėjo ir duoklę Kinijai.
Cusco yakınlarında efsanevi İnka şehir harabesi Machu Picchu bulunur.Šalia Kusko yra ir legendinis inkų miestas Maču Pikču.
Daha sonra 25 Ekim'de Konstantinopolis çok büyük bir depreme uğradı ve şehir harabeye döndü.Kitą dieną, vasario 25 d., La Fauvette priplaukė arčiau ir bandymas išsilaipinti buvo kartojamas.
Hamburg’da yaşayan Nino Haratişvili tiyatro çalışmalarını Almanya, Avusturya ve İsviçre’de sürdürmektedir.Breinzo miestas Šveicarijoje buvo nufilmuotas imituojant veiksmus Vokietijoje ir Austrijoje.
Ancak, Haçlılar istilası ile şehir harap oldu.Per kryžiuočių antpuolius miestas buvo sunaikintas.
Sultan yıllık haraç ödedi.LLC moka metines rinkliavas.
1874 yılında ise harabe halde bulunuyordu.1774 m. dėl prastos būklės cerkvė sugriuvo.
Takvada ilk akla gelen, haramları terktir.Pirmiau esantys priebalsiai pateikti abecėline tvarka.
Şehir tamamen harap oldu ve bir daha inşa edilmedi.Vėliau miestas sugriautas žemės drebėjimo ir nebe atkurtas.
Harajuku, uluslararası alanda Japon gençlik kültürü ve modasının merkezi olarak bilinir.Harajuku on rahvusvaheliselt tuntud Jaapani noorte tänavakultuuri ja -moe keskmena.
Harald'ın birçok farklı eşinden olmuş, çok sayıda çocuğu vardı.Haraldil oli paljudest abieludest hulk lapsi.
Hunlar'ı savuşturmak için, Theodosius Attila'ya çok büyük miktarlarda yıllık haraç vermek zorunda kaldı.Siiski pidi Theodosius hunnide eemalhoidmiseks maksma igal aastal Attilale suurt andamit.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod