Pencereleri harap olmuştur.Các cửa sổ cũng được nới rộng.
Haraçlar, oyunlar boyunca seyircinin görmek istediği bir kişiliği sergiler.Mỗi tế vật đã phát triển một nhân cách mà họ muốn khán giả thấy được trong suốt cuộc chơi.
Herodot'a göre Grekler geceyi, davranış biçimleri üzerinde hararetli tartışmalarla geçirmiştir.Theo Herodotus, phe Đồng Minh đã dành cả buổi tối để tranh cái về những hành động kế tiếp của họ.
1371'de yıllık haraç vererek Osmanlı Sultanı I. Murad'in üst egemenliğini tanımıştır.Năm 1371, ông chính thức công nhận quyền bá chủ của Sultan Murad I của Ottoman.
Selahaddin'in kuşatma kuleleri ve topları Kudüs surlarını dövüyor ve harap ediyordu.Lâu đài Kamień i Sępólno bị quân Teutons đánh chiếm và phá hủy.
Bu seferler sonucu ülke harabeye dönmüştür.Những đặc điểm đó làm đất nước mình ngày càng tụt lùi.
Bu ceza, ikilinin arasındaki tartışmayı daha da hararetlendirir.Vụ chuyển nhượng này đã càng làm bồi đắp thêm sự thù hân giữa hai CLB.
''De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziynetleri ve tertemiz rızıkları kim haram kılmış?"アッラーの名を唱えながら、人々の扶養の糧を奪う者よ、あなた方はそれでも、自らをアッラーの僕と語るのか。
Depremden sağ çıkabilen bâzı binâlar ise ardından başlayan yangınlarla harâb oldu.獄卒人 現世の生者でありながら地獄の獄卒に扮し脱走者を狩る者達。
Haramikışla büyük göçler vermiştir.トラブルを引き起こす主な要因でもあった。
Deprem sonrasında, Tokyo harap olmuştu.事件勃発と同時に東京は壊滅状態となった。
Bu düşünce yüzünden geceleri uykunun bize haram olduğu Allah’ın mâlûmudur.86.アッラーは彼らの憩いのために夜を設けられ、よく見えるために昼を定められた。
Fakat haram değildir.それ故請けられぬ。
Say: Mescid-i Haram'ın doğusundaki Safa ile Merve tepeleri arasında dört gidiş üç gelişle yapılan şavt.八山及び九山に加えられた3つの御嶽に世持御嶽を加えた4つの御嶽を村御嶽(ムラオン、トゥクルオン)と呼ぶ。
(Nur Suresi: Ayet 26) " Mü’min erkeklere söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar.「また女の信仰者たちに言え、彼女らの目を伏せ、陰部を守るようにと。
(Bundan böyle), yüzünü Mescid-i Haram yönüne çevir.汝等相協戮輯睦(きょうりくしゅうぼく)して家運の鞏固を図れ。
Sy "günümüze,bu harap olmuş korkunç dünyaya daha çok sığınmacı olarak gelmiş gibiler.彼は「彼らはこの恐ろしく荒廃した世界で今日まで生き延びた難民だ。
Bu, müminlere haram kılınmıştır."しかし彼は信仰者に対しては敬意を払っている。
Şehir harabeye döndürülmüştü.久留里町は消滅。
Alexandre doğduğu sıralarda babası iyice harap olmuştu.彼が亡くなった際、ナポレオンは非常に悲しんだ。
Müslüman olmayanlardan (Zimmi) alınan vergiler (Haraç, Cizye vb.)自分の好きな事にお金を惜しまないオタクの鑑(作者談)。
“Helâl belli, haram da bellidir.荒らしの禁止(「叩き」と「荒らし」は別物と考える)。
Afrika kıtasındaki en etkileyici Roma dönemi harabelerine sahiptir.ここにはアフリカで最も印象的なローマ遺跡が眠る。
835 kilometre (520 mil) genişliğinde bir alan harap olmuştur ve bazı ilçelerde nüfusun %60'ı ölmüştür.震源から840kmもの広範囲にわたって破壊され、ある地域では人口の60%が死亡した。
18. yüzyılda önemini kaybetmiş olan kale harabe durumuna düştü.18世紀に廃れていた城はすっかりぼろぼろだった。
Uzun zamandan beri kullanılmadığı için haraptır.そのため埃がひどく、長い間使われていない。
Coel, Kontantius'a boyun eğmiş ve Roma'ya haraç ödemeyi kabul etmesinden sadece sekiz gün sonra ölmüştür.コール王はコンスタンティウスに服従し、ローマに年貢をささげることを約束したが、そのわずか8日後に亡くなった。
Neredeyse 900 yıl boyunca heykel harabe halinde kaldı.約900年間、仮死状態だった。
İsra: Muhammed'in Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya geceleyin götürülmesi.町田 佳織:田中こなつ 町田 道彦の妻。
Ayrıca Hristiyanlık dinine göre Eski Ahit'te domuz eti yemek haramdır.また、ユダヤ教でも緊急の場合に豚肉を食する事は認められている。
Haraç mı?.(筋)肉か?
Bu Harabelerin Ermenilere ait olduğu söylenmektedir.これは彼がエリート階層に属したことを意味している。
(Bundan böyle namazda) yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.TURN THE OTHER CHEEKとは「(一方の頬を打たれても)他の頬も向けなさい」の意。
Eskiden harap durumda olan yapı 20. yüzyılın sonlarında restore edilmiştir.現存している構造は、20世紀初期に復元された結果である。
Günümüzde hara-kiri daha yaygın olarak bilinmektedir.今日ではハーディの見解は広く受け入れられている。
II. Dünya Savaşı sırasında birçok şehir harap edildi.第二次世界大戦では街の一部が破壊された。
Bu, ailesi Mescid-i Haram civarında olmayanlar içindir."家の者「下拙(げせつ)も当家のしがない者でござんす。
Gelir kaynakları silah kaçakçılığı ve haraçtır.武器は銃器及び体術。
(Üç Şaraday Han’lar): 1. Sagan Hasar, 2. Şara Hasar, 3. Hara Hasar.(第3部)1.灯り/2.ぬるめの/3.ハロー青。
Özellikle 1782 yılında çıkan yangında harap hale gelmiş, ardından da tekrar tamir edilmiştir.1788年の天明の大火により焼失し、その後、再建された。
29 Ocak 1996'de tiyatro binası bir kundakcılık sonucu yangın geçirip tümü ile harabeye döndü.1996年1月29日、修復工事中のフェニーチェ劇場は再び火災で全焼する。
Helâl ve harama dikkat edilmez.融点及び沸点は知られていない。
Para hazır ama Rıza harap.「お金はないけど、気合はある!
Takvada ilk akla gelen, haramları terktir.約束の記憶 最初に約束事と答えを決める。
O'Hara bir doktor çocuğudur.四男・俊郎は医師。
1906 - Vezüv Yanardağı, lav püskürttü ve Napoli şehri harabeye döndü.1906年 - ヴェスヴィオ火山が噴火し、ナポリに大損害を与える。
Her ikisinde de küçük geleneksel köyler ve çok sayıda eski harabe mevcuttur.これらは西美濃でも旧板取村や美濃市などにはあるが少ない。
Kırk Haramilerin bir tasviri.名作タイトルを40作品内蔵。
Günümüzde bomboş harabeler kenti haline geldi.現在の糸満市にあたる。
Günümüzde ise medreselerin çoğu harap durumdadır.その多くが、現在では故人となっている。
10 km mesafedeki bir köy de aynı şekilde bu tapınak harabenin adını taşır.その東方10キロメートルにあるPamūšis村も、古戦場という主張を行っている。
Öteki haram içkiler ve uyuşturucular, çok daha zararlıdır.酒癖と女癖が非常に悪い。
Pencereleri harap olmuştur.门窗已毁。
Harald, Magda'nın hayatta kalan çocuklarından sadece biriydi.哈罗德是唯一一个存活的玛格达的孩子。
2004 yılında Prof. Dr. Harald Ganzinger'e Herbrand Ödülü verilmiştir.在2004年,Harald Ganzinger教授获得Herbrand奖。
“Helâl belli, haram da bellidir.方秉之被劾也,勢洶洶,且逮秉。
Eski adı , Yassı Viran 'dır(harabe anlamında).古代一种较轻的刑罚称谓。
Haram teriminin zıt anlamındadır.而判決消費者敗訴。
Fakat haram değildir.此不相應行。
Harald ve Svend güçlerini birleştirince Magnus Norveç krallığını Harald ile bölüşmeyi kabul edeceğini açıklar.哈拉德和斯文兩股勢力合流,迫使馬格努斯宣佈與哈拉德分享挪威王位。