hap ile cümle

hap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Erkek arkadaşım hapse girdiğinden beri 10 gün oldu.It's been 10 days since my boyfriend went to jail.
Hapşırmaya devam ediyorum.I keep sneezing.
Kediye bir hap veriyorum.I'm giving a pill to the cat.
Aşk pek çok kişinin acılarından yapılmış bir haptır.Love is a pill made from a great many people's sufferings.
Ruh vücudun hapishanesidir.The soul is the prison of the body.
Bana uyku hapı lazım.I need sleeping pills.
Uyku hapına ihtiyacım var.I need sleeping pills.
Hapır hupur!Yum yum!
O hapı yuttu.He's in a bad state.
Eğer bu hapları alırsan kendini daha iyi hissedersin.You'll feel better if you take these pills.
Dalida aşırı dozda uyku hapından öldü.Dalida died from an overdose of sleeping pills.
Köpeğimin hapşırdığını gördüm ama asla kedimi görmedim.I've seen my dog sneeze but never my cat.
İki suçlu hapishaneden kaçtı.Two criminals escaped from prison.
Tom on yıldır bir hapishane gardiyanıdır.Tom has been a prison guard for ten years.
Tom'un babası hapishanededir.Tom's father is in jail.
Bir hapishanede asla bulunmadım.I have never been inside a jail.
Tom her gün bir adet vitamin ve mineral hapı alır.Tom takes a pill with vitamins and minerals every day.
Hapishane suçluların cezalandırılmak için gittiği yerdir.Jail is where criminals go to be punished.
Bazı ülkelerde vatan hainliği için ceza ömür boyu hapis olabilir.In some countries, the punishment for treason can be life in prison.
Bunun için hapse gidebilirsiniz.You can go to prison for that.
O, vergi kaçakçılığı suçundan şu anda hapiste.He's currently in prison for tax fraud.
Hapishane onu değiştirdi mi?Has prison changed him?
O, on yıl hapisle karşılaşabilir.He could face a ten-year prison term.
Onlar on yıllık bir hapis cezasıyla yüz yüze gelebilir.They could face a ten-year prison term.
Adam uyuşturucu bulundurmaktan hapiste 3 yıl geçirdi.Adam spent 3 years in jail for drug possession.
Hapishaneler örtmeceli şekilde rehabilitasyon merkezleri olarak adlandırılır.Prisons are euphemistically called rehabilitation centers.
Hapishane gardiyanının bir kadın olduğunu görmek çoğu insanı şaşırtır.It surprises most people to find out that the prison warden is a woman.
Onlar hapse atıldılar.They were put in prison.
Onlar onu 1925 yılında hapse gönderdi.They sent him to prison in 1925.
O hapse mahkûm edildi.He was sentenced to prison.
Bir yıl hapis cezasına mahkûm edildi.He was sentenced to prison for one year.
Arkadaşlarının kim olduğunu bilmek istiyorsan kendine bir hapis cezası al.If you want to know who your friends are, get yourself a jail sentence.
Smith tutuklandı ve hapse atıldı.Smith was arrested and put in jail.
Üçü hapishanede ömür boyu hapse mahkûm edildi.Three were sentenced to life in prison.
O, ondan bir sürü para çaldı, bu yüzden o, şimdi hapishanededir.She stole a lot of money from him, so now she is in prison.
O, gelecek dört yılı hapishanede geçirecekShe'll spend the next four years in prison.
Sonunda o şiddet suçu için beş yıl hapis cezasına çarptırıldı.He was eventually sentenced to five years in prison for that violent crime.
Polis seni hapse koyacak.The police will put you in prison.
Polis seni hapishaneye koyacak.The police will put you in prison.
Polis seni hapse atacak.The police will put you in prison.
Polis seni hapse gönderecek.The police will put you behind bars.
Şarkıcıyı hapishaneye koyabilirsin, ama şarkıyı değil.You can cage the singer but not the song.
Yakında biz sizi hapse gönderebileceğiz.Soon, we'll be able to send you to prison.
O, hırsızlık için üç yıllık hapis cezasını çekiyor.He is serving a three-year sentence for burglary.
Tom sarhoş araba sürdüğü için iki ay hapishanede yattı.Tom served two months in jail for drunken driving.
Ben bu hapishaneden kaçmayı başarabilmemizin pek olası olmadığını düşünüyorum.I think it's highly unlikely that we'll be able to escape from this prison.
Hapishaneden çıkmanı bekledim.I waited for you to get out of prison.
Hapishaneden çıktığımda başka bir suç işlemeye niyetim yoktu.When I got out of jail, I had no intention of committing another crime.
Hapisten çıktığımda, aldığım ilk şey bir ekonomi arabasıydı.When I got out of jail, the first thing I bought was an economy car.
Hapishaneden çıktığımda, eski eşim ve ben yeniden evlendik.When I got out of prison, my ex-wife and I got remarried.
Bir hapşırık saatte kırk mil hızla vücudunuzu terk eder.A sneeze leaves your body at forty miles an hour.
Hapishaneden çıktığımda, Tom tekrar ayaklarımın üstünde durmama yardımcı oldu.When I got out of prison, Tom helped me get back on my feet.
Tom hapishaneye götürüldü.Tom was taken prisoner.
Tom hapse konuldu.Tom was put in jail.
Tom televizyon izlerken genellikle hapır hupur abur cubur yer.Tom often munches on snacks while watching TV.
Tom kendini düzeltmezse hapsi boylayacak.Tom is likely to end up in prison if he doesn't straighten up.
Tom üç yıldır hapiste.Tom has been in prison for three years.
Tom hapiste olduğu gerçeğini gizledi.Tom concealed the fact that he had been in prison.
Tom'un yakın zamanda hapishaneden çıkacağı olası değil.It's unlikely that Tom will get out of prison anytime soon.
Tom'u hapishaneye koymak için yapmak zorunda olduğum her şeyi yapacağım.I'll do whatever I have to do to put Tom behind bars.

İlgili Sayfalar