hap ile cümle
hap kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ekim ayında hapisten çıktım.I got out of jail in October.
Ben hapishaneye gitmek istemiyorum.I don't want to go to prison.
Tom çiçeklere yaklaştığında her zaman hapşırır.Tom sneezes every time he's near flowers.
Pazartesi hapisten çıktım.I got out of jail on Monday.
Tom hapse geri gidiyor.Tom is going back to jail.
Tom Mary'nin monitorünün ve klavesinin heryerine hapşurdu.Tom sneezed all over Mary's monitor and keyboard.
Hapşırmamaya çalışıyorum.I'm trying not to sneeze.
Sami soygun için hapsedildi.Sami was incarcerated for robbery.
Sami sağlıkla ilgili bir sorundan dolayı hapishanede öldü.Sami died in prison from a health-related issue.
Sami, Leyla'yı haftada iki kez hapiste ziyaret etti.Sami visited Layla in jail twice a week.
Sami hayatının geri kalanını hapiste geçirmek istemiyordu.Sami didn't want to spend the rest of his life in jail.
Sami işlemediği bir cinayet için hapse girdi.Sami went to jail for a murder he did not commit.
Sami, Leyla'nın ölümünü hapishaneden planladı.Sami orchestrated Layla's death from jail.
Sami, Leyla'nın ölümünü hapishaneden yönetti.Sami orchestrated Layla's death from jail.
Sami hapishaneye gönderildi.Sami was sent to jail.
Sami'nin suç ortakları da hapishanede ona katıldı.Sami's accomplices also joined him in prison.
Sami, hapis cezasını azaltmak için Leyla'nın aleyhine ifade vermeyi kabul etti.Sami agreed to testify against Layla in order to lessen his sentence.
Sami ömür boyu hapse atıldı.Sami was jailed for life.
Sami hapiste kendi hayatına kıydı.Sami took his own life in jail.
Sami bir süre hapishanede kalmak zorunda kaldı.Sami had to spend some time in jail.
Sami altı ay ev hapsinde kaldı.Sami spent six months on house arrest.
Sami uyku hapları aldı.Sami took sleeping pills.
Sami, Leyla'ya benzer biçimde suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.Sami was found just as guilty as Layla and was sentenced to life.
Sami tıpkı Leyla gibi suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi.Sami was found just as guilty as Layla and was sentenced to life.
Sami, Ferit'le hapisteyken tanıştı.Sami met Farid while he was in jail.
Sami, Leyla'yı hapiste ziyaret etmeye başladı.Sami started visiting Layla in jail.
Sami'nin hapis cezası sona erdi.Sami's prison term ended.
Sami'nin hapis süresi sona erdi.Sami's prison term ended.
Sami ömür boyu hapis cezasına çarptırılacak.Sami will be sentenced to life in prison.
Sami hapishaneden bir mektup yazdı.Sami wrote a letter from prison.
Sami hapishanede öldü.Sami died in prison.
Sami, Mısır'daki en büyük soygunlardan birindeki rolü nedeniyle hapse atıldı.Sami was jailed for his part in one of the biggest robberies in Egypt.
Sami'nin kız arkadaşı, o hapse girdiğinde onu bekleyeceğine söz verdi.Sami's girlfriend promised that when he went to jail, she would wait for him.
Sami o hapisteyken çocuklarına bakması için birini ayarladı.Sami arranged for someone to look after his children while he was in jail.
Sami, Leyla'yla hapiste evlendi.Sami married Layla in prison.
Sami hapis cezasını yatmayı bitirdi.Sami finished serving his sentence.
Sami hapisten çıkmıyor.Sami is not getting out of jail.
O, hücre hapsinde.He's been in solitary confinement.
Sami, Leyla'yı hapisten çıkarmak istiyordu.Sami wanted to get Layla out of jail.
Sami altı yıl hapis yattı.Sami served six years.
Sami bir ilçe hapishanesinde biraz zaman geçirdi.Sami spent some time in a county jail.
Sami uzun bir süre için hapse girecek.Sami is going to jail for a long time.
Sami'nin her zaman kolayca ulaşabileceği hapları vardı.Sami always had pills within easy reach.
Sami'nin her yerde hapları vardı.Sami had pills everywhere.
Sami hapsedildi.Sami was incarcerated.
Sami o telefon görüşmesini hapiste yaptı.Sami made that phone call in jail.
Saman nezlesi mevsiminde, Mary'nin cümleleri genellikle hapşırmalarla noktalandı.During hayfever season, Mary's sentences were usually punctuated by sneezes.
Sami yakalandı ve geceyi hapishanede geçirdi.Sami was arrested and spent the night in jail.
Sami okuma ve yazmayı hapishanede öğrendi.Sami learned to read and write in prison.
Sami hayatının çoğunu hapishanede geçiriyor olacak.Sami is gonna be spending most of his life in prison.
Sami bunu hapishanede öğrendi.Sami learned this in prison.
Sami, hapishane gardiyanları ile oldukça iyi anlaşıyordu.Sami got on pretty well with the prison guards.
Sami hapishaneye geri dönüyor.Sami is going back to prison.
Sami çok eğitimli bir hapishane memurudur.Sami is a highly trained correctional officer.
Sami hapisten kaçtı.Sami escaped from custody.
Sami hala Bekir Hapishanesinde idam edilmeyi bekliyor.Sami is still waiting execution at Bakir Prison.
Sami zehirli hapları ezip onları meyve suyunda eritti.Sami crushed the poisonous pills and dissolved them into juice.
Sami'ye ömür boyu hapis cezası verildi.Sami was given a life sentence.
Sami ve Ferit aynı hapishane hücresini paylaştılar.Sami and Farid shared the same prison cell.
Sami 16 ay hapis ve 3 yıl gözetim cezasına çarptırıldıSami was sentenced to 16 months in prison and 3 years probation.