2000'de ise Grammy Hall of Fame'e kabul edildi.Er wurde 2000 in die Grammy Hall of Fame aufgenommen.
WWE'de Hall of Fame'dir.Er ist Mitglied der WWE Hall of Fame.
Bu bölümlerin özgün hallerine uygun olarak yeniden yapılması tercih edilmedi.So manch anderes Körperteil wollten wir euch dann aber doch lieber vorenthalten.
Çok basitti ve orada oturup alt yapıyı bir anda halletti."Hier machste er erspielte er sich schnell einen Platz in der Startelf.
Halley onu yayımlamaya ikna etti.Er versprach Halley, ihm diese zuzusenden.
Her şey O'nun emriyle halledilir.Es ist von demjenigen, dem es zusteht, gegenüber jedermann durchsetzbar.
2004 yılında, ismi Nassau County Sports Hall of Fame'e de girmiştir.Im Jahre 2000 wurde sie in die Nassau County Sports Hall of Fame aufgenommen.
1987'de Franklin, Rock and Roll Hall of Fame'e dahil edilen ilk kadın sanatçı oldu.1987 wurde Aretha Franklin als erste Frau in die Rock and Roll Hall of Fame aufgenommen.
Temmuz 1931'den itibaren Halle-Merseburg'daki Gau'daki SA motorlu kolordunun başkanlığını yaptı.In der SA organisierte er ab Juli 1931 die Motor-SA im Gau von Halle-Merseburg.
1999'da IFBB Hall Of Fame'e eklenmiştir.1999 wurde sie in die IFBB Hall of Fame aufgenommen.
Bu formül yukarıda verilen hallerden daha geniş hallerde de geçerlidir.Es existieren noch allgemeinere Formulierungen als die oben angegebene.
Fakat ölüm halları tespitlenememiştir.Sein Sterbeort ist nicht überliefert.
Bu zamanlarda Hallatan geçici olarak vekilharçlık yapar.Aufgrund der permanenten Überwachung hörte er vorübergehend auf zu predigen.
Sheffield Hallam Students Union Sheffield Hallam Üniversitesi öğrenci cemiyeti sitesi.Er ist Student an de Sheffield Hallam University.
Kendisi, ölümünden sonra Amerika Ünlü Kadınlar Müzesi'ne (U.S. National Women's Hall of Fame) alınmıştır.Einen Tag vor ihrem Tod wurde sie in die National Women’s Hall of Fame aufgenommen.
Halley adını taşıyan kuyruklu yıldız, sanılanın aksine Edmund Halley tarafından keşfedilmemiştir.Der Halleysche Komet wurde nicht von Edmund Halley entdeckt, sondern war schon früher bekannt.
Annie Hall, Woody Allen'ın en otobiyografik filmlerinden biridir.Gott ist ein Theaterstück von Woody Allen.
Ayrıca 1996'da Modern Drummer'ın Hall of Fame'ine seçilmiştir.1996 erhielt er einen Eintrag in der Modern Drummer Hall of Fame.
Knuckles, 19 Eylül 2005'te Dance Music Hall of Fame'e dahil edildi.Am 19. September 2005 wurde Disco Inferno in die Dance Music Hall of Fame aufgenommen.
1992 yılında National Sprint Car Hall of Fame'e girmiştir.1991 wurde er in die National Sprint Car Hall of Fame aufgenommen.
Grubun Hall of Fame'e katılma töreni 10 Nisan 2014'te düzenlendi.Homepage der Vocal Group Hall of Fame, abgerufen am 10. Oktober 2011.
Ne hallere düştük' diye laf attı.Sie aber sprachen: Was geht uns das an?
2003 yılında, Becker International Tennis Hall of Fame'e dahil edildi.1967 wurde Osborne in die International Tennis Hall of Fame aufgenommen.
1911'de Halle-Wittenberg Üniversitesi'ne geçti.Sie studiert an der Uni Halle-Wittenberg.
Aktin ilk kez 1887 yılında W.D. Halliburton tarafından deneysel olarak incelenmiştir.Aktin wurde erstmals 1887 von William Dobinson Halliburton experimentell aufgezeigt.
Ayrıca American Theatre Hall of Fame'e seçilmiştir.Schmidt wurde in die American Theater Hall of Fame aufgenommen.
Rock and Roll Hall of Fame ve Rockabilly Hall of Fame üyesidir.Mitglied in die Rockabilly Hall of Fame aufgenommen.
Online scanned edition Linda Hall Kütüphanesi'nden.Linda Hall Library Nachdrucke.
Böyle hallerde toprağın gübre ile takviye edilmesi gerekir.So sollte eine Wiederbesiedlung dieser Flächen mit Heidekraut gefördert werden.
1978'de World Golf Hall of Fame'e girmiştir.1978 wurde sie in die World Golf Hall of Fame aufgenommen.
10 Mart 2008'de Madonna, "Rock and Roll Hall of Fame" konumuna yükseltildi.Am 10. März 2008 wurde Madonna in die Rock and Roll Hall of Fame aufgenommen.
1705 yılında Edmond Halley, Halley kuyruklu yıldızının periyodunu keşfetmiştir.1758: Der von Edmond Halley vorhergesagte Halleysche Komet erscheint.
Ödül töreni her yıl Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag'daki Old Town Hall'da düzenlenir.Die Preisverleihung findet jährlich im Festsaal des Alten Rathauses München statt.
Grup 1989'da Rock and Roll Hall of Fame'e dahil oldu.1989 erfolgte die Aufnahme in die Rock and Roll Hall of Fame.
Commodores, 2003'te Vocal Group Hall of Fame'e dahil edildi.Im Jahr 2003 wurden The Commodores in die Vocal Group Hall of Fame aufgenommen.
Daha sonraları Bath'e taşınan sanatçı, orada Wool Hall Stüdyolarını satın aldı.Wir haben eine ganze Zeitlang dort gearbeitet und fuhren dann nach Bath in ein Studio namens The Wool Hall.
1993 yılında Amerika'nın Ulusal Ünlü Kadınlar Koridoru'na (National Women's Hall of Fame) kabul edildi.1993 wurde sie außerdem in die amerikanische National Women’s Hall of Fame aufgenommen.
Grev veya başka gerekli hallerde her durumda kolektifler arasında karşılıklı yardımı hayata geçirmek.Bei Engpässen oder einer zweiten Aussaat greife gegenseitige Hilfe.
Çocukluğunda piyano dersleri aldı, 15 yaşındayken Carnegie Hall'de iki kez sahneye çıktı.Er nahm Klavierunterricht und trat mit elf Jahren in der Carnegie Hall auf.
Heineke Music Hall, müzik şovları için özel olarak inşa edilmiştir.Der Kölner Musical Dome wurde eigens für dieses Musical errichtet.
Katolik All Hallow Enstitüsde okudu.Nach dem Abitur studierte Lueben Jura in Halle.
Bu nedenle kadın oyuncu gerektiren rollerde bile erkekler bu işi maskeler ile hallederler.Um zu zeigen, dass sie sich als Schauspieler eigneten, traten auch die Frauen in Männerrollen auf.
Şubat 1528'de Berchtold Haller'in başlattığı reform hareketi Bern yönetiminin de desteğini aldı.Im Februar 1528 setzte sich die von der Stadt unterstützte Reformation unter Berchtold Haller in Bern durch.
Halle Berry ise En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazan ilk Afroamerikan oldu.Halle Berry gewann als erste Afroamerikanerin einen Oscar als beste Hauptdarstellerin.
Hall bu isim sayesinde kariyerinin tümünü kurtarmış diyebiliriz.Diesen Spitznamen behielt er über seine gesamte Karriere.
Blues Hall of Fame'e 1980'de alındı.Sie wurde 1980 in die Blues Hall of Fame aufgenommen.
Songwriters Hall of Fame üyesidir.Alle vier sind auch Mitglieder der Songwriters Hall of Fame.
Halle Berry ile 2004'te fantazi film Catwoman'da yer aldı.Als Sandy sah man sie 2004 in dem Fantasyfilm Catwoman neben Halle Berry.
O, sorunu nasıl halledeceği hakkında kafa yoruyor.Il se creuse la tête pour trouver comment régler cette affaire.
Sorunu halletmek için zorluklara göğüs geriyorum.J'éprouve des difficultés à résoudre le problème.
Küçük şeyleri hallettiğinizde, büyük şeyler kendiliğinden hallolur.Quand vous accomplissez des petites choses, les grandes choses s'accomplissent d'elles-mêmes.
Bırakın halledeyim.Laissez-moi régler ça.
Endişelenmeyin! Hepsini halledeceğiz.Ne vous en faites pas ! Nous penserons à tout.
Bu kendi kendine hallolacak.Ça se réglera !
Halledilen Sultan İbrahim'e katına bir heyet gönderilerek tahtan indirildiği ona açıklandı.Le mot « millî » vient du terme coranique « millat » qui est accolé à Ibrâhîm (Abraham).
Madan bu düşünceyi, Professor Herbert Hall Turner'e aktardı.Cette nova fut découverte par Herbert Hall Turner.
Halle-Vilvoorde ilçesi 1963 yılında dil sınırları belirlendiğinde kuruldu.L'arrondissement de Hal-Vilvorde apparaît en 1963 lors de la création de la frontière linguistique.
Bu bilgi halleri, gözlemcinin bilgisel haline (öznel) bağlıdır.L'insigne de la division est l'œil omniscient.
Öngörülen 2013 KARLIN HALL, Prag, Çek Cumhuriyeti.Conçu en 2013 Karlin Hall, Prague, République Tchèque.
Cumhurbaşkanı'nın sorumluluk ve sorumsuzluk halleri anayasanın 105. maddesinde düzenlenmiştir.Offenser l'honneur et la dignité du président est punissable d'après l'article 105 de la Constitution.