halkın ile cümle
halkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kral halkına ağır vergiler koydu.The king imposed heavy taxes on his people.
Halkın geneli mevcut hükümetten memnun değil.The public at large are dissatisfied with the present government.
Yeni yasa ada halkına zorla kabul ettirildi.The new law was enforced on the people of the island.
Eski İtalyan yağlı boya resim hiç halkın içinde sergilenmedi.The old Italian oil painting was never exhibited in public.
Geçen gün senin halkın hakkında bir TV programı izledik.We watched a TV program the other day about your people.
Hepimiz halkın önünde bir şarkı söylemeye utandık.We all felt embarrassed to sing a song in public.
Başkan'ın konuşması Amerikan halkında bir değişiklik getirdi.The President's speech brought about a change in the American people.
İmparator, halkın birliğinin sembolüdür.The Emperor is the symbol of the unity of the people.
Japon halkının Noel'i Amerikalılar'ın yaptığı şekilde kutlamadıkları söylenilmektedir.It is said that Japanese people don't celebrate Christmas the way Americans do.
Japon halkının nazik olduğu düşünülür.Japanese people are considered to be polite.
O, parayı kabul ettiğinde halkının saygısını kaybetti.He lost the respect of his people when he accepted the money.
O, hastaneler inşa etti ve Afrika halkının yaşamlarını iyileştirmeye yardımcı oldu.He built hospitals and helped the people of Africa improve their lives.
Siz ve Mısır halkına konukseverliğiniz için teşekkür borçluyum.I am grateful for your hospitality, and the hospitality of the people of Egypt.
Bizim anketler halkın önerilen yasayı destekleyeceğini göstermektedir.Our surveys indicate that the public would support the proposed legislation.
Tüm Mısır halkını fakirleştirdiğinden dolayı neredeyse tüm dünya Hüsnü Mübarek'i kınıyor.Almost all the world condemns Hosni Mubarak because he made the Egyptian people poor.
Savaş Amerikan halkını birleştirdi.The war had united the American people.
Tom halkın huzurunda asla şarkı söylemez.Tom never sings in public.
Halkın sesi, tanrının sesidir.The voice of the people is the voice of god.
Kral, halkına zulüm etti.The king oppressed his people.
İran körfezi, İran halkındaki tarihsel kimliğin bir parçasıdır.Persian Gulf is an element of historical identity of Iranian People.
Bu ülkenin hükümeti halkına zulmediyor.The government of this country oppresses its people.
En son ne zaman halkın içinde Esperantoca konuştun.When was the last time you spoke in Esperanto in public?
Demokrasi; halkın, halk için, halk tarafından yönetilmesidir.Democracy is the government of the people, by the people, for the people.
Bu şehrin halkının dörtte üçü oy kullanmıyor.Three-fourths of the people of this town don't vote.
Amerikan halkının George W. Bush'u tekrar seçeceğini düşünmedim.I didn't think the American people would reelect George W. Bush.
Eminim ki halkın seni özlüyordur.I'm sure your folks miss you.
Halkın önünde konuşmaktan hoşlanmaz.He doesn't like to speak in public.
Tom halkın içinde ahlaka aykırı bir eylemi gerçekleştirmekle suçlandı.Tom was accused of performing a lewd act in public.
Kardeşler olarak biz birleştiğimizde, halkın düşmanını yeneceğiz.When as brothers we unite, we’ll defeat the people’s foe.
Ben halkın önünde konuşmakta iyi değilim.I'm not good at public speaking.
Halkın içinde konuşmak Tom için bir çileydi.Speaking in public was an ordeal for Tom.
Tom halkın önünde kaçırıldı.Tom was abducted in public.
Dan ırkçı inançlarını halkın önünde dile getirdi.Dan expressed his racist beliefs in public.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil konuşamaz.Seventy percent of British people cannot speak a second language.
İngiliz halkının yüzde yetmişi ikinci bir dil kullanmaz.Seventy percent of the British people don't speak a second language.
Keşke Tom beni halkın içinde öpmeseydi.I wish Tom hadn't kissed me in public.
İngiliz halkının % 70'i ikinci bir dil konuşmuyor.70% of English people don't speak a second language.
Demokraside ilk ders halkın iradesine uymaktır.The first lesson in democracy is to abide by the will of the people.
Dönüşüm nedeni, Şili halkının aşırı derecede sevimli olması.The reason for my return is that the people of Chile are extraordinarily amiable.
Tom halkın içinde bana hakaret etti.Tom insulted me in public.
Sadece halkın bilgilendirilmesini istiyoruz.We just want the public to be informed.
Halkın korkuları sebepsiz değildir.The people's fears aren't groundless.
Halkın bize katılacağını umuyoruz.We hope the public will join us.
Tom ev halkının bir parçasıydı.Tom was part of our household.
Halkın içinde şarkı söylemeye hazır değilim.I'm not ready to sing in public.
Daha önce hiç halkın içinde şarkı söylememiştim.I've never sung in public before.
Öyle bir şarkıyı asla halkın içinde söyleyemezdim.I could never sing a song like that in public.
Tom'un daha önce halkın önünde şarkı söylediğini duymadım.I've never heard Tom sing in public before.
Halkın önünde şarkı söylemekten nefret ederdim.I used to hate singing in public.
Tom'un halkın içinde şarkı söylediğine inanamıyorum.I can't believe Tom sang in public.
Ben hiç halkın içinde şarkı söylemedim.I've never sung in public.
Bizler halkın seçilmiş temsilcileriyiz.We are the people's elected representatives.
Japon halkının nüfusu geçen yıla oranla en az 300.000 daha azdır.The population of Japanese people is at least 300,000 fewer than last year.
Halkın düne sadece bugüne karşı bir silah olarak ihtiyacı vardır.The public needs yesterdays only as a weapon against today.
Alman filozof ve ekonomist Karl Marx şunu söyledi: Din halkın afyonudur.Karl Marx, a German philosopher and economist, said: Religion is the opium of the people.
Futbol halkın afyonudur.Football is the opium of the people.
Bir halkın ruhu, konuştuğu dildedir.The soul of a people lives in its language.
Halkın ruhunu yaşatan konuştukları dildir.The soul of a people lives in its language.
Halkın çoğu belediye başkanına kazan kaldırınca koltuğunu bıraktı.As the majority of the population revolted against the mayor, he abandoned his position.
Cömertlik Bakü halkının karakteristik bir özelliğidir.Generosity is a trait of the people of Baku.
İlgili Sayfalar