halkım ile cümle
halkım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.E Sarom servirá de pasto de rebanhos, e o vale de Acor de repouso de gado, para o meu povo, que me buscou.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.És lesz Sáron nyájak legelõjévé, és Ákhor völgye barmok fekvõhelyévé népem számára, a mely engem keresett.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.In Saron bode pašnik čredam in dolina Ahor ležišče govedi za ljudstvo moje, ki me je iskalo.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.사론은 양떼의 우리가 되겠고 아골 골짜기는 소떼의 눕는 곳이 되어 나를 찾은 내 백성의 소유가 되려니와
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Lid pak můj, kteříž by mne hledali,budou míti Sáron za pastviště ovcím, a údolí Achor za odpočivadlo skotům.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Saron bliver Småkvægets Græsgang, i Akors Dal skal Hornkvæget ligge for mit Folk, som opsøger mig.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.Umat-Ku akan menyembah Aku; domba dan sapi mereka akan merumput di Dataran Saron dan di Lembah Akhor
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И будет Сарон пастбищем для овец и долина Ахор – местом отдыха для волов народа Моего, который взыскал Меня.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.И за людете Ми, които Ме търсят, Сарон ще бъде пасище за стада, И долината Ахор място гдето лежат говеда.
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.והיה השרון לנוה צאן ועמק עכור לרבץ בקר לעמי אשר דרשוני׃
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.فيكون شارون مرعى غنم ووادي عخور مربض بقر لشعبي الذين طلبوني
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.沙 崙 平 原 必 成 為 羊 群 的 圈 、 亞 割 谷 必 成 為 牛 群 躺 臥 之 處 、 都 為 尋 求 我 的 民 所 得
Şaron, bana yönelen halkımın sürülerine ağıl, Akor Vadisi sığırlarına barınak olacak.沙崙 平原 必 成 為 羊群 的 圈 、 亞割 谷 必 成 為 牛群 躺臥 之 處 、 都 為尋 求我 的 民 所得
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Dałem cię za basztę i za wieżę w ludu moim, abyś upatrywał i doświadczał drogi ich.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Dal jsem tě za věži v lidu tvém, a za baštu, abys spatřoval a zkušoval cesty jejich.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Dal so ťa za zkúšajúceho kovy vo svojom ľude, za hradbu, aby si poznal a zkúsil ich cestu.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Io ti ho posto come saggiatore fra il mio popolo, perché tu conoscessi e saggiassi la loro condotta
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.주께서 가라사대 내가 이미 너로 내 백성중에 살피는 자와 요새를 삼아 그들의 길을 알고 살피게 하였노라
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Lalu TUHAN berkata kepada Yeremia, "Ujilah umat-Ku, seperti engkau menguji logam. Selidikilah tabiat mereka
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Por acrisolador e examinador te pus entre o meu povo, para que proves e examines o seu caminho.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Postavil sem te za izkuševalca in za trdnjavo med svojim ljudstvom, da spoznavaš in preiskuješ njih pot.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Próbálóvá tettelek téged az én népem között; õrállóvá, hogy megismerd és megpróbáld az õ útjokat.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Ta đã lập ngươi làm kẻ thử và đồn lũy giữa dân ta, đặng ngươi nhận biết và dò xem đường lối nó.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Ta đã lập ngươi làm kẻ thử và đồn_lũy giữa dân ta , đặng ngươi nhận_biết và dò xem đường_lối nó .
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın."Te he puesto en la torre como un centinela en medio de mi pueblo. Conoce, pues, y observa el camino de ellos
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.,,Te pusesem de pază peste poporul Meu, ca o cetăţuie, ca să le cunoşti şi să le cercetezi calea.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Til en prøver har jeg satt dig blandt mitt folk, til en fast borg, forat du skal kjenne og prøve deres vei.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Til Metalprøver, Guldprøver, gjorde jeg dig i mit Folk til at kende og prøve deres Færd.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Σε εθεσα σκοπιαν, φρουριον μεταξυ του λαου μου, δια να γνωρισης και να εξερευνησης την οδον αυτων.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Башнею поставил Я тебя среди народа Моего, столпом, чтобы ты знал и следил путь их.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.Поставих те изпитател и крепост между людете Си, За да узнаеш и да изпиташ пътя им.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.בחון נתתיך בעמי מבצר ותדע ובחנת את דרכם׃
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.قد جعلتك برجا في شعبي حصنا لتعرف وتمتحن طريقهم.
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.我 使 你 在 我 民 中 為 高 臺 、 為 保 障 、 〔 高 臺 作 試 驗 人 的 〕 使 你 知 道 試 驗 他 們 的 行 動
‹‹Seni halkımı deneyesin diye atadım, Öyle ki, onları tanıyıp yollarını sınayasın.我 使 你 在 我 民 中 為高臺 、 為 保障 、 〔 高 臺作 試驗 人 的 〕 使 你 知道 試驗 他 們的 行動
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Acum, vino, Eu te voi trimete la Faraon, şi vei scoate din Egipt pe poporul Meu, pe copiii lui Israel.``
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Agora, pois, vem e eu te enviarei a Faraó, para que tireis do Egito o meu povo, os filhos de Israel.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Derfor vil jeg nu sende dig til Farao, og du skal føre mit Folk, Israeliterne, ud af Ægypten!"
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Ik ga u nu naar Farao sturen om van hem te eisen dat u mijn volk uit Egypte wegleidt."
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››이제 내가 너를 바로에게 보내어 너로 내 백성 이스라엘 자손을 애굽에서 인도하여 내게 하리라
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Maintenant, va, je t`enverrai auprès de Pharaon, et tu feras sortir d`Égypte mon peuple, les enfants d`Israël.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Most azért eredj, elküldelek téged a Faraóhoz és hozd ki az én népemet, az Izráel fiait Égyiptomból.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Niin mene nyt, minä lähetän sinut faraon tykö, ja vie minun kansani, israelilaiset, pois Egyptistä."
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Ora và! Io ti mando dal faraone. Fà uscire dall'Egitto il mio popolo, gli Israeliti!»
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Pero ahora, ve, pues yo te envío al faraón para que saques de Egipto a mi pueblo, a los hijos de Israel
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Protož, nyní poď a pošli tě k Faraonovi; a vyvedeš lid můj, syny Izraelské z Egypta.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Przetoż teraz, pójdź, a poślę cię do Faraona, abyś wywiódł lud mój, syny Izraelskie z Egiptu.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Så gå nu du avsted, jeg vil sende dig til Farao, og du skal føre mitt folk, Israels barn, ut av Egypten!
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Sedaj torej pojdi, da te pošljem k Faraonu, in popelji moje ljudstvo, sinove Izraelove, iz Egipta.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››so gehe nun hin, ich will dich zu Pharao senden, daß du mein Volk, die Kinder Israel, aus Ägypten führest.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Tak teraz poď a pošlem ťa k faraonovi, a vyveď môj ľud, synov Izraelových, z Egypta.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Ела, прочее, сега, и ще те изпратя при Фараона, за да изведеш людете Ми израилтяните из Египет.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››Итак пойди: Я пошлю тебя к фараону; и выведи из Египта народ Мой, сынов Израилевых.
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››ועתה לכה ואשלחך אל פרעה והוצא את עמי בני ישראל ממצרים׃
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››فالآن هلم فارسلك الى فرعون وتخرج شعبي بني اسرائيل من مصر
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››故 此 我 要 打 發 你 去 見 法 老 、 使 你 可 以 將 我 的 百 姓 以 色 列 人 從 埃 及 領 出 來
Şimdi gel, halkım İsraili Mısırdan çıkarmak için seni firavuna göndereyim.››故此 我 要 打發 你 去 見 法老 、 使 你 可以 將 我 的 百姓 以色列人 從 埃及 領出來
Siz ki iyiden nefret eder, kötüyü seversiniz. Halkımın derisini yüzer, etini kemiğinden sıyırırsınız.Ale oni nienawidzą dobrego, a miłują złe; odzierają lud z skóry ich, i mięso ich z kości ich;
Siz ki iyiden nefret eder, kötüyü seversiniz. Halkımın derisini yüzer, etini kemiğinden sıyırırsınız.I, som hader det gode og elsker. det onde, I, som flår Huden af Folk. og Kødet af deres Ben,
Siz ki iyiden nefret eder, kötüyü seversiniz. Halkımın derisini yüzer, etini kemiğinden sıyırırsınız.I som hater det gode og elsker det onde, I som flår huden av dem og kjøttet av deres ben,
İlgili Sayfalar