halil ile cümle

halil kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
35
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Två lakan lades ner för att skydda de orientaliska mattorna."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi."'Twee lakens werden neergelegd om de oosterse kleden te beschermen.'
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Wyłożono dwa prześcieradła, by ocalić perski dywan".
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Zwei Decken wurden ausgelegt, um die Orientteppiche zu schützen."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Δύο σεντόνια τοποθετήθηκαν στο πάτωμα για να προστατέψουν τα ανατολίτικα χαλιά."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Были постелены две простыни, чтобы защитить восточные ковры".
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""Два чаршафа бяха застлани, за да предпазват ориенталските килими."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi.""שני גליונות נפרסו להגן על השטיח האורינטלי."
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi."" تم مد الجرائد لحماية السجاد الشرقي الذي كنت أملك "
"Şark halılarını korumak için iki adet çarşaf yere serildi."(笑)
Şok olucaksın okula yazılana kadar binlerce kitap okumuştum. İşim bitmişti, Halil Cibran'laVei fi surprins sa aflii ca pana am fost admis la facultate am citit mii de carti terminam cu Kahlil Gibran
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.Haar katten, God weet hoeveel, die vast al haar tapijten bepissen, zo stinkt het op haar overloop.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.Ihre Katzen, Gott weiß wie viele, die auf ihre Vorleger pinkeln, ihre Flure, ein widerlicher Gestank.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.I suoi gatti, Dio sa quanti, che per forza le pisciano i tappeti, il suo pianerottolo di un fetore rivoltante.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.대체 몇마리인지, 하나님만 알고 있을 그 여자네 고양이들은, 그 집 양탄자에 오줌을 누었을 게 틀림없어, 그 여자네 층계참은 메스꺼운 냄새로 가득.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.Ma bóg wie ile kotów sikających po dywanach, na jej półpiętrze obrzydliwy fetor.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.Sus gatos, Dios sabe cuántos, que deben mearse en sus alfombras, su rellano un tufo enfermizo.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.Котките й, Бог знае колко на брой, които сигурно пикаят по чергите й, площадката й вони отвратително.
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.חתוליה, האל יודע מה מספרם, שוודאי משתינים על שטיחיה, רחבת המדרגות שלה מצחינה עד בחילה;
Tanrı bilir kaç tane kedisi halılarına işemek zorunda olan sahanlığı mide bulandırıcı kokular salan.هررها , الله وحده يعلم كم عددهم , الذين يجب أن يتبولوا على سجادتها , أرضها تفوح منها رائحة مقززة .
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.En verdad mamá tomó estas fotos de nuestras alfombras la semana pasada y es el día de hoy que las recuerdo.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Ezeket a fotókat édesanyám csinálta a múlt héten a szőnyegeinkről.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.사진들은 이 강연에 쓰려고 지난 주에 찍었는데, 아직도 가끔 생각나는 장면들입니다.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Má matka udělala tyto fotky minulý týden Pamatuju si je doteď.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Ma mère a pris ces photos la semaine dernière, en fait, de nos tapis, et je m'en souviens aujourd'hui encore.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Mia mamma ha scattato queste foto la settimana scorsa in realtà, e questi tappeti me li ricordo tutt'oggi.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Mijn moeder nam deze foto's, vorige week pas, van onze tapijten, en tot vandaag staat me dit nog bij.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Moja mama zrobiła te zdjęcia w zeszłym tygodniu, zdjęcia naszych dywanów.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Și mama mea a făcut aceste poze de fapt săptămâna trecută, cu covoarele noastre, iar eu îmi amintesc pînă azi.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Всъщност, майка ми направи тази снимки от нашите килими миналата седмица и днес си спомних за тях.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Моя мама сфотографировала рисунки наших ковров на прошлой неделе, а я до сих пор их помню.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.Моя мама сфотографувала всі наші килими, минулого тижня власне, а я досі їх пам"ятаю.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.אמא שלי צילמה תמונות אלה, ממש בשבוע שעבר, של השטיחים שלנו, ואני זוכר זאת עד היום.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.في الحقيقة , امي قامت بالتقاط هذة الصورة في الأسبوع الماضي، من تلك السجادة التي لازلت اتذكرها جيداً.
Ve annem bu fotoğrafları çekti, aslında daha geçen hafta, halılarımızın, ve bu zamana kadar bunu hatırlıyorum.あのころのものと思い出せます 他にも家具の一部には

İlgili Sayfalar